• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -3 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Devlet Bahçeli geçti Konya’dan…

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz hafta sonu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Konya’ya geldiği ifade edildi. Şehirde işlerimi tamamladıktan sonra miting meydanına doğru yürüyüşe geçtim. Aklımda ne kadar kalabalık olduğundan ziyade nasıl bir kalabalık bulacağımdı. Çünkü kalabalıkların miktarı değil onları kaliteli yapan. İçlerindeki heyecan ve hevesti. Bunu en iyi açıklayan Rahmetli Osman Bölükbaşı’dır. Sayın Bölükbaşı çok iyi bir hatip olduğu için düzenlenen halka açık toplantılarda oldukça kalabalık olurmuş. İnsanlar onu dinledikçe dinlemek isterlermiş. Ama bir türlü beklediği oyu alamazmış. Bir gün yine miting yaparken halka ‘Başağınız çok ama daneniz yok’ diyerek tarihe geçen sözünü söylemiş. Bu tür toplantılarda katılımcı sayısı benim için asla önemli olmamıştır.

Katılımın oldukça yoğun olduğu bir toplantı düzenlenmişti. İl ve ilçe teşkilatlarının iyi çalıştıkları ve iyi hazırlandıkları belliydi. Hepsinden öte kendilerini iktidar olarak o kadar motive etmişler ve 23 Temmuz sabahı meclise gireceklerini o kadar benimsemişler ki her hallerinden bunu belli ediyorlardı. Toplantı iki saate yakın sürdü. Başarılı bir toplantıydı ve arkadaşlara yakışan şekilde olaysız bir şekilde dağıldı. 

Toplantı bitti ama bazı noktalar hafızalardan silinmeyecek şekilde yer etti. Sayın Devlet Bahçeli’nin konuşması başlamadan bir sunucu hükümetin neler yaptığını madde madde açıkladı. Üstüne bir de genel başkanının açıklamaları eklenince bazı noktalar önem kazanmış göründü. Aldığım notlarda bu konular şu şeklide vurgulanıyordu: Türkiye, hiçbir hal ve şartta kendisini çaresizliğe ya da seçeneksizliğe mahkum edecek bir ülke değildir. Türkiye’nin sahip olduğu zenginlikler ve köklü devlet tecrübesiyle ortaya koyacağı vakur duruşu,  bölgesinde her zaman için itibar görmesini ve kutup konumuna gelmesini sağlayacaktır. Türkiye; kendi gücünü keşfettiği ve özüne döndüğü zaman, bölgesel güç olmanın ötesine geçecek ve küresel  bir güç haline gelecektir. Türkiye’nin karşısına çıkan olaylar bir yönüyle ülkenin varlığına yönelen tehditleri ve stratejik saldırıları ihtiva ederken, bir yönüyle de yeni yüzyılda kendisi için kendi tarihsel kimliğine uygun yeni çıkış yolları ve açılımlar sunmaktadır. Bugün Türkiye’yi  yönetenler, Türkiye’nin  önünü  kapatan, yeni imkanlar bulmasını engelleyen, milli varlığını, bağımsızlığını ve kimliğini tehdit eden  tehlikelere  açık  bir  yol  seçmişlerdir.

AKP hükümeti, Türkiye’nin sorunlarına çözüm bulmak yerine, dışarıdaki ve içerdeki güç odaklarının taleplerini esas kabul eden bir yaklaşımı siyasetin merkezinde tutmuş ve buna  göre  şekillenen  uygulamaları  ile  tamamen teslimiyetçiliğe kaymıştır. Dört buçuk yıllık iktidar döneminin sonucu olan yolsuzluk, yoksulluk, adaletsizlik ve teslimiyetçiliğin yol açtığı tahribatı unutturmak için, her türlü insani ve ahlaki değerleri hiçe sayarak, toplumu kutuplaştırmaktan çekinmemiş  ve  bundan  siyasi rant elde etmeye çalışmıştır. Türkiye’nin yaklaşık iki yüz yıldır yaşadığı devreyi bunalımlara son verecek köklü  bir yapısal  değişikliği  gerçekleştirmesi  için  demokratikleşme, kalkınma,  milli  kültür  ve  toplumsal  gelişme  gibi  hususları kapsayan bir gelişme stratejisi ortaya koyması gerekmektedir.

Ülkemizin birlik ve bütünlüğünü, hak ve menfaatlerini korumak; Yüce Türk Milletinin milli ve manevi değerleri ile tarihi ve kültürel zenginliklerine sahip çıkmak, inançlı, yüksek ahlaklı ve çağın gerektirdiği niteliklere sahip nesiller yetiştirmek; Türkiye’nin müreffeh ve onurlu geleceğini inşaa etmek; barış, mutluluk ve adaletin hakim olduğu bir dünya nizamının tesisinde Ülkemizin söz sahibi olmasını sağlamaktır. Etnik bölünmeyi amaçlayan kanlı terör,  siyasi  ayrılıkçılık ve  etnik  tahrikler  Türkiye’nin önündeki en büyük sorun ve tehdittir. Kanlı terör ve etnik bölücülük tehdidi Türkiye’nin gündeminden kesinlikle çıkarılacaktır. Milliyetçi Hareket iktidarında, terörün kökünü kazımak ve siyasi bölücülük ve etnik tahriklere son vermek için devletin güvenlik güçleriyle meşru zeminlerde ve tüm ülke sathında etkili ve amansız bir mücadele verilecektir.

Konya bir tarım şehri olduğu için tarım konusunda da bazı sonuçlar çıkarttım. Bunların en başında Doğrudan gelir desteği, ürünlerin arz ve talebi dikkate alınarak ödenecektir. Arz  açığı olan ürünlerde prim sistemi devam edecek, prim miktarları artırılacak ve ödemeler   doğrudan üreticiye yapılacaktır. Doğrudan gelir desteği ödemeleri, güzlük ve yazlık ekimlerin gerçekleştirildiği dönemlerde gecikmeden yapılacaktır. Kuraklığın bölgeyi ciddi anlamda tehdit ettiği ve zaman geçirilmeden gerekli tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir. Bu ve benzeri konularda daha çok şeyler söylendi. Ama genel olarak çıkan sonuçlar bunlar diye düşünüyorum. Özellikle milli birlik ve beraberliğin tehlikede olduğunun vurgu yapılması ilginçti.

Birkaç söz de Sayın Hakkı Ünler için. Hakkı beyi tanımam. Kendisini televizyonlarda ya da gazetelerde gördüğüm kadarıyla bilirim. Ancak Devlet Bahçeli’den sonra en çok alkışı alan birisi olarak gördüm. Bu kadar kişinin sevdiği birinin milletvekili olması eğer hakkını verebilirse Konya için bir şans olacaktır diye düşünüyorum.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim