• BIST 82.509
  • Altın 147,630
  • Dolar 3,7808
  • Euro 4,0420
  • Konya -2 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Dengemiz kayboldu

Ufuk Karadavut

Washington Post gazetesi yazarı David Ignatius Türk istihbaratıyla ilgili yazılar yazmaya başladı. Yazılan yazı da, geçen yılın başlarında Türk hükümetinin Mossad için çalışan 10 kadar İranlı ajanın kimliğini Tahran istihbaratına ihbar ettiği belirtiliyor. Ayrıca bununla bağlantılı olarak ta ABD Kongresi'nin bazı silah sistemlerini Türkiye'ye vermediği açıklanıyor. Aslında bu olayların çok yönlü değerlendirmesi yapılıyor. Günlerdir uzman olarak adlandırılan ilgili ilgisiz çok sayıda kişi televizyonların karşısına geçerek bizler olay hakkında bilgi vermeye çalışıyorlar. Hükümet yetkilileri ise MİT müsteşarını savunmak ve onu korumak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Ancak Avrupa Birliğince yapılan açıklama gözlerden kaçtı. Yapılan açıklamada burada yapılan işin aslında İran hükümetini hedef göstermek oluğunu ifade diliyor. Devamında ise “Bu kavganın aslında ABD-İran yakınlaşmasının olduğu ve bu yakınlaşmayı İsrail’in istemediğini belirtiyorlar. Başbakan Erdoğan’ın izlediği politikaların hem ABD tarafından hem de İsrail tarafından desteklendiği belirtiliyor.

Her ne kadar yetkililer ülke içerisinde sayın Fidanı korumak ve kollamak gibi işleri yapmaya çalışsalar da aslında yapacakları fazla bir şeyinde olmadığı anlaşılıyor. Zaten yaramasını beklemekte boşuna olacaktır. Aslına bakılırsa bunun gündem saptırma çalışmalarının farklı bir boyutu olarak değerlendiriyorum. Sebebine gelince iki gazeteci Türk Miti hakkında bir şeyler yazdı diye ülke karışıyor. Her şey ona endeksleniyor. Moraller bozuluyor. Bir telaştır başlıyor. Bu telaşın basit bir yazıdan kaynaklandığını ifade etmek yanlış olacaktır. Bunun altında çok farklı işlerin olduğu anlaşılıyor. Eğer gündem saptırma değilse bir tasfiye hazırlığı olduğu anlaşılabilir. Şu da bir garip ki, bir gazeteci ülke aleyhine yazında dengelerimiz kayboldu. Adeta dengesizleştik. Ne yapacağımız bilmez bir halde sağa sola sarkmaya başladık. Burada şunu anlayabiliyoruz ki, ülkemizin ekonomik ve siyasi olarak oldukça zayıf bir konumdadır. Aslında abartıldığı gibi güçlü bir ülke olmadığımız aksine gücümüzü her geçen gün biraz daha kaybettiğimizi anlıyoruz.

Yaşananlara bakıldığında ülkenin elden yavaş yavaş gittiğini görüyoruz. Devlet ciddi olarak sarsılmaktadır. Bunu şunun için söylüyoruz; TSK’nın üst düzey komutanlarının cezaevinde olduğu, bebek katilinin devlete yol haritası çizdiği, birçok kurum ve kuruluştan TC ibaresinin kaldırıldığı bir dönemde başka bir şey söylemeye aslında gerekte kalmıyor. Türklerin yaşadıkları yerlerden gelen katliam haberlerine kulaklarını tıkayanlar ve Kerkük’te, Musul’da, Doğu Türkistan’da Türklere katliamlar yapılırken Türk sözünü ağzına almaktan kaçınanların Suriye ve Mısır’da ölen Araplara ağlamaları bile aslında ortak bir planın olduğu hissini uyandırıyor.

Türkiye Cunhuriyeti kuruldu kurulalı hiç bu kadar gizli ajan iştilasına uğramamıştır. El Kaide militanlarının, PKK teröristlerinin, El Muhaberat ajanlarının, Mossad ve CIA ajanlarının giriş yapmadıklarını kim iddia edebilir. Bunların ülkemize kimyasal veya konvensiyonel silah sokmadıklarını kim söyleyebilir. Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde Amerikalı biz uzman konuşmasında; Özelikle Türkiye’nin güney sınırının artık tamamen Amerikalı ajanların kontrolünde olduğunu belirtmişti. Hatta özellikle Hatay ve İskenderun’daki otellerin tamamına yakının bu ajanlarca dolduruluduğunu söylemişti. Söylediklerinin o zaman ne anlam geldiğini ve önem seviyesini pak kavramamıştık. Ama şimdi gelinen noktada aslında ne kadar büyük ve bir bir oyunun oynandığı daha iyi anlaşılabiliyor.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim