• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Konya -7 °C
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!

Dengeler

Ufuk Karadavut

Aşağıda okuyacağınız yazı milattan önce 7.-8. Y.Y.'da yazıldığı tahmin edilen bir tapınak yazıtı olduğu ifade edilmektedir. Bu yazı bize aslında o kadar çok şeyler anlatıyor ki. Anlamak isteyen ve hayatta güzel bir şeyler yapmak isteyenler için  dersler var. Dünyayı bir denize, akıp giden ömrümüzü de bu denizde yol alan bir gemiye benzetir birçok mütefekkir. Gerçekten de bizler, geleceğe doğru yol almakta bulunan ve geriye dönüşü olmayan hayat gemisine binmiş yolcular gibi değil miyiz? Bu hayat yolculuğunda yapmamız gereken hayatımız içerisinde olan ve olacak bütün olayları bir denge içinde tutmak ve bu dengelerin korunmasın sağlamak. Dengeler bozulduğunda hayat ta bozulacaktır. Bu nedenle hayatımızın hangi dengeler üzerinde kurulu olduğunu ve bu dengelerin nasıl korunacağını çok iyi hesaplamak gereklidir. Şirin dediği gibi hayat bir film ise unutmayın başrol oyuncusu da biziz.

Dünya ve ahiret dengesi açısından bakıldığında, bütün insanlar üç gruba ayrılabilir:
Birinci grup, sadece maddi varlığı ve dünyası için çalışanlar; ahiret hayatını tamamen ihmal eden kimselerdir. Bunların kendilerini ebedi zarara uğrattıkları, ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler ve bütün alimlerin ittifakıyla sabittir. İkinci grupta bulunanlar, dünya hayatını tamamıyla ihmal ederek ifrata düşmüş olanlardır. Hıristiyan ruhbanlarını andıran böyle bir hayatı İslâm’ın kesinlikle teşvik ve tasdik etmediği bilinir. Üçüncü grupta ise, orta yolu tutan kimseler bulunur. Bunlar, ne dünyası için ahiretini ve ne de ahireti için dünyasını bırakmayan; her iki hayatın da hakkını verenlerdir. İşte dinimizin istediği hayat tarzı, yani denge budur. İnsanlar yaşamlarında bu dengeyi bulabiliyorlarsa yada bu dengeyi kurabiliyorlarsa, dünyanın en mutlu insanlarıdırlar. Şöyle bir düşün hemen hepimizin böyle bir dengenin kurulması yada var olduğu hakkında bilgilerimiz var. Ama hangimiz böyle ir dengeyi kurmaya çalışıyoruz. Sayamazsınız. Çünkü böyle bir dengeyi yaşatanımız yok. Hepimiz el birliği etmiş dünya için üç kuruşluk menfaatler için yaşıyoruz. Belki bana kızacaksınız ama durum bu kadar vahim. Kendinizi isterseniz kandırıp durun. Ama gerçekler değişmiyor.  

‘Gürültü-patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma. İçten ol; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; Çünkü, dünyada herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman severmiş gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunluktaki bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısını bir an , ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki , evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.

Hatırlarmısın doğduğun zamanları; sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol.

Önünde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yinede insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.’

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim