• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Konya 1 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Denge Bozulunca İnsanda Bozuluyor

Ufuk Karadavut

Kâinat Allahu Teâla tarafından belli bir denge üzerinde yaratılmıştır. Bunun belirtmek içinde Kutsal Kitabımızda bununla ilgili çok sayıda ayet bulunmaktadır. Bu kadar büyük dengenin içerisinde insanoğlunun dengesiz yaratılması söz konuş olamazdı.  Yaratılmışların tamamına baktığımızda dengesizliğin olmadığı görebiliriz. İnsanoğlu kendi eliyle kendini tehlikeye atmayıp dünyayı, nesli, kültürü bozacak kötülüklere kalkışmadıkça dengesizlik meydana gelmemektedir. Kâinattaki denge ve düzen insana da yansımakta ve oradaki denge ya da dengesizlik aynı zamanda insana da o derece kendini göstermektedir. Kâinattaki denge ne ölçüde bozulmuşsa aynı ölçüde ve belki de daha fazlasıyla insana da yansımakta ve insan ve insanlıktaki denge ve düzen bozulmaktadır.

            İnsanın gözünü bürüyen hırs onu alıp başka dünyalara götürmektedir. Aslında karşımızda iki tercih bulunmaktadır. Öbür dünyaya ya altınlarımızla ve zenginlik içinde gideceğiz ya da yaptığımız iyilikler ve hayır hasenat ile gideceğiz. Ama sonuçta gideceğiz. İnşallah iyi gidenlerden oluruz. Allahu Teala insanoğlunu yaratırken Zengin olma ve kazanma hırsı ile iyilik yapma isteğini dengeli bir şekilde yaratmıştır. Bir diğer deyişle madde ve mana denge içerisinde olması istenmiştir. İnsanoğlu bu dengeyi koruduğu sürece müşahhas ile mücerredi eşit tutabildiği sürece gerçek anlamda insan olarak yaşamaya devam edecektir.  Eğer bir şekilde bu denge bozulursa,  insanoğlu o zaman insanlıktan çıkıyor. Eğer manevi yönde gitmeye başlarsa iyiliği seçiyor diğer bir deyişle melek olmayı tercih ediyor. Buna karşın, maddi yönden gitmeye kara verirse, maddeyi tercih ederse dünyayı seçmektedir. Diğer bir deyişle şeytanlığı tercih etmiş olarak kabul edilir. Çünkü melekliği tercih etmeyen şeytanlığı tercih etmiştir. Yaratılıştaki iyi ve kötüyü belirleye melek ve şeytandır. Bu ikisi arasındaki muhteşem denge bozulursa dengenin bozulduğu yöne doğru gitmeye başlanılır.

            Madde ve manayı birer araç olarak değerlendirirsek hangi arabaya bindiğimiz aslında geleceğimize de yön verecektir. Madde arabasına binerek mana ya doğru yolculuk yapacağımızı zannetmek kendimizi aldatmak olur. Aynı anda iki arabaya da binemeyeceğimize göre yalnızca bir tercihimiz olacaktır. Onu da çok iyi değerlendirmek zorundayız.

            Ancak günümüzün insanına baktığımızda madde bataklığında boğulduğunu görmekteyiz. Besmele çekerek çalan, çaldıktan sonra elhamdülillah diyen hırsızların çoğaldığı görüyoruz. Müslümanların islamsızlaştırıldıkları bir toplum olduk. Manayı kaybettiğimizin farkında bile değiliz. Madde gözümüzün önüne öyle sert perdeler çekti ki başka bir şey görmez olduk. Dünya oldukça tatlı ve vazgeçilmez geliyor ki dönüp başka şeyleri görmez olduk. Kendimiz İslami kurallara uymak yerine İslam’ı kendi kurallarımıza uydurma yolunu seçtik. Böyle olunca de hukuksuzluk, baskı, kleptokrasi, demagoji, güç zehirlenmesi ve paranoya gibi hastalıklara sahip olduk. Sadece kendimiz doğru bulan ve her konuda haklı gören bir yapıya doğru gitmeye başladık. Başka kimsenin haklı olabileceğini ve doğruları söyleyebileceğini aklımızdan bile geçirmez olduk. Mana aleminden uzaklaştıkça yanlış beraberinde yanlışı getirdi. Sonunda da yanlışlar içinde şeytanlaştıkça şeytanlaştık. Bir vadi dolusu altınımız olsa ikinci vadiyi onu da versek üçüncü vadi dolusu altını utanmadan sıkılmadan ister hale geldik. İnsanın para kaybetmekten koktukları kadar Allahtan korkmamalarının temel sebebi de aslına bakılırsa şeytanlaşmalarından kaynaklanmaktadır.

            Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de iyilikler ver, bizi ateşin azabından koru (Bakara, 2/201). Amin…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim