• BIST 97.533
  • Altın 145,687
  • Dolar 3,5750
  • Euro 3,9909
  • Konya 13 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

Demokrasi hazımsızlıktan ölür

Mustafa Yiğit

Siyaset gelen bahar havasıyla birlikte ısınıyor.

Liderler meydanlarda gümbür gümbür gümbürdüyor.

 Birbirlerine tabiri caizse demediklerini bırakmıyorlar.

Siyasilerin bu tavrı kimileri için biraz agresif bulunabilir.

Ama ben “nihayet bu ülkede siyaset yapılıyormuş” diye seviniyorum.

Evet birileri bir şeyler söylemeli.

İyi kötü, yanlış doğru ama siyaset yapan adamlar halka ne olduklarını anlatmalı.

Bir ay boyunca biz bunun böyle olmasını istiyoruz.

Bize kendilerini anlatsınlar, neyi yaptıklarını, neyi niçin yapamadıklarını anlatsınlar. Yapamayanların yerine gelecekler de nasıl yapacaklarını anlatsınlar.

 Çok şey istemiyoruz aslında.

Bütün demokrasilerde var olan oy kullanma hakkını en makul şekilde değerlendirebilmemiz için partilerin tartıya çıkmasını istiyoruz.

Kim ne yaptı, ne yapacak açık seçik konuşmalarını istiyoruz.

Şeffaf yönetim, şeffaf siyaset istiyoruz.

Herkes eteğindeki taşı döksün, içindekini döksün ki, kimsenin karnı şişmesin.

Demokrasinin en önemli göstergelerinden biri de “açık toplum” olmak değil midir?

Demokrasi anlatılanlardan değil, anlatılmayanlardan yara alır.

O yüzden muhalefet vardır, o yüzden sivil toplum örgütleri vardır ve o yüzden yazar çizerler vardır. 

İktidar olmak kadar önemlidir muhalefet etmek.

Hatta iktidarlar öyle bir noktaya gelirler ki,  bırakın ülkesine zarar vermesini, kendisine zarar vermeye başlarlar.

Bu noktada bile çoğu defa muhalefet uyarılarıyla iktidarı frenler.

Mesele bunu hazmetmektir.

Eğer hazmedemezseniz, ilk önce kendinize sonra ülkenize zarar verirsiniz.

Her şeyden önemlisi de sizi iktidara taşıyan demokrasiniz hazımsızlıktan ölür.

Meydanlara çıkan liderler de, yerel siyasette başarılı olmak isteyen siyasiler de bu hususa dikkat etmelidirler.

Partiler gerçekten faydalı işler yapmak istiyorlarsa eleştirilere açık, paylaşımcı ve şeffaf bir anlayışla siyasetlerini yürütmelidirler.

 

*****

Akşehir’de AKP- MHP çekişmesi

Yerel siyaset ile ilgili ilk bilgiler elimize ulaşmaya başladı. Bu hafta Akşehir’deki siyasi atmosferi paylaşmak istiyorum.

Akşehir’de seçim iki parti arasında geçecek deniyor: AKP ve MHP.

AKP, mevcut Belediye Başkanı Mustafa Baloğlu ile yoluna devam ediyor.

Baloğlu zaman zaman bu sayfalarda yaptığı işlerle sayfamıza konuk oldu.

Onu Akşehir halkı da kamuoyu da yeterince tanıyor.

İyi niyetle çalışan, çoğu defa Akşehir halkı tarafından takdir toplayan biri AKP adayı  Mustafa Baloğlu.

Seçimin güçlü isimlerinden biri de MHP’nin adayı Akşehir Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Angılcı.

Hüseyin Angılcı farklı bir siyasi portre olarak karşımıza çıktı.

Geçtiğimiz seçimde AK Parti’den Belediye Meclisi Üyesi olan Angılcı belki bu duruma da açıklık getirmek için aday açıklaması sırasında yaptığı konuşmayla dikkatimi çekti.

O konuşma gerçekten çok dürüstçe ve her siyasinin yapmayacağı, göze alamayacağı bir konuşma.

Angılcı kendi adaylığı ile ilgili olarak bir konuşma yapıyor. Burada yıllarca MHP için  çalışmış partililerden özür diliyor ve  böylece partili arkadaşlarına  bir hakkı  teslim ediyor,  siyasette vefa üzerine de bizi düşünmeye sevk ediyordu.

Bu açıklaması bile sanırım Angılcı’ya fazlasıyla puan kazandırmıştır, seçmenin gözünde.

Gelelim o konuşmaya.

Angılcı konuşmasında  657 sayılı devlet memuru gibi tepeden atamayla geldiğim için benden önce bu partiye emek veren değerli aday adaylarımızdan ve partililerimizden özür dilerim demiş.  Angılcı konuşmasının devamında ise “Bu yola bir Akşehir sevdalısı olarak çıktım. Ben bu makama ismim geçsin diye çıkmadım; Allah bir hakkı için ben Akşehir adına aday oldum. Ben bugünden itibaren seçim atmosferinde etik olmayan bir siyaset yapmayacağım. Buraya kim gelirse gelsin önce Akşehir’i ön palanda tutmak zorunda. Biz, Akşehir için elimizi değil bedenimizi taşın altına koymaya geldik. Şu anda burada olan ve olmayan tüm dostlarımla bu niyetle yola çıktık.” diyor.

MHP adayı Hüseyin Angılcı ile ilgili bilgiler bunlar.

Akşehir için neler yapacak onu programında göreceğiz.

Diğer partiler hakkında da değerlendirmede bulunmak isterdim ancak elime onlarla ilgili bilgiler ulaşmış değil.

Bekliyorum efendim.

Ancak şunu söyleyebiliriz ki, görünen şey Akşehir’de seçim iki parti  iki aday arasında geçiyor.

İki partiden biri ipi göğüsleyecek.

Seçimi kimin kazanacağını ise her zamanki gibi Akşehirli belirleyecek.

Son söz Akşehir halkının…

Baloğlu mu, Angılcı mı?

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim