• BIST 90.894
  • Altın 231,920
  • Dolar 6,0714
  • Euro 6,8736
  • Konya 29 °C
  • "Türk varlıklarına yatırım zamanı"
  • Katar Emiri Al Sani Türkiye'ye geliyor!
  • İYİ Parti'den kopuşlar sürüyor! 100 istifa daha...
  • "Türk varlıklarına yatırım zamanı"
  • Katar Emiri Al Sani Türkiye'ye geliyor!
  • İYİ Parti'den kopuşlar sürüyor! 100 istifa daha...

Deliye mi? Döndün Amerika

Muhammed Fatih Taş

Emperyalist baronlar, bu yüzyılın en acımasız vampirleridir.

Bu vampirler, masum coğrafyaların incisi insanlarımızın damarlarında ki kanları emerek beslenir.

Bununla da kalmayıp, bu vampirlerin ayak bastığı, coğrafya da ot dahi bitmez.

Koyun sürüsüne dalan, kızgın ve kuduz olmuş kurt bir koyunu yemesiyle açlığını fazlasıyla gidermesine rağmen nasıl? Tüm sürüyü boğmak istir ya;

Bu sömürü baronları da; uğradığı her yeri, kurutur.

Doymak için değil; yok etmek için yaşarlar.

Bu baronların, her birini bir tespih tanesi olarak tanımlasak, bu tespih tanelerinin, ipi ve imamesi Amerikadır.

Biliyorum, Amerika’yı zikirlerimiz öncüsü tespihlerimizin imamesine benzeterek saygısızlık ediyorum, mukaddesatımıza.

Hepimizin, anlaması için böyle bir örnek vermeyi yeğledim.

Kusurumuz olduysa şimdiden affola.

Evet! Bu sömürü düzeninin imamesi Amerika, bizden ürküyor,

Öfke gizli korku belirtisidir.

Korkunun ecele hiç mi? Hiç Faydası yok Amerika.

Amerika, biliyordu ki; orta doğuda güçlü bir Türkiye, kendi ayaklarının üzerinde duran bir Türkiye, gerek şanlı tarihinin ürkütücülüğüyle gerek jeopolitik konumuyla kendisinin kalbine saplanan bir bıçaktı.

Bu durumun iyiden iyiye farkına varan Amerika, Türkiye’mizi tüm yönleriyle analiz etmiş.

Türkiye'nin, açıktan topla ve tüfekle işgal edilmeyeceğini anladı.

Amerika, bu anlayıştan hareketle de; terörist Güleni kendisine köpek olarak bağladı.

Tarihi olmayan, devlet kültürü yitik, hafızalarımızın katliamlarla hatırladığı Amerika, terörist Gülen’e göz yaşı makyajı yaparak, Türkiye’mizin hakimiyetini el altından, ele geçirme girişiminde bulundu.

Gözleri yaşlı, din kisvesine bürünmüş, terörist Gülen, Devlet’imizin göz bebeği kurumlarının fabrika ayarlarıyla oynayarak, tüm stratejik kurumlara öbekleşti.

Aziz milletimize, amacımız insan yetiştirmek, amacımız Türkçeyi Dünya dili yapmak dediler.

Gördük, idrak ettik, anladık.

Milli ve manevi duygularımız istismar edilmiş.

Terörist Gülenin tek amacı her zaman her yerde Amerika’nın menfaatleriymiş.

Anadolunun bıçkın delikanlılarını, sözde devletimize yar etmek için topladılar ama asıl gaye Amerika istihbarat servisi (cia) ya elaman yetiştirmekmiş.

17 – 25 Aralık 2013 de; Okyonus ötesin de; kilise çanlarının altın da; ‘made in’ Amerika’nın köpeği Gülene, harekete geçmesi söylendi.

Terörist Gülen, hükümete karşı marjinal muhaliflerin, harekete geçirilmesi, talimatını, içeri de; Türkiye düşmanı olarak faaliyet gösteren tüm lobilere verdi.

Bahana ağaçtı, kullanılanlar marjinal muhaliflerdi ama ana gaye Türkiye idi.

İstiklale aşık, şahadete hasret milletimizin; Reisine, ‘Yol ver gidelim, taksimi ezelim’ kararlılığı gezinin ateşini söndürdü.

Hayati not olarak şuraya ifade edeyim; gezi kalkışmasın da görev alan; feto terör örgütüne mensup, tüm kolluk kuvvetleri olayları teskin etmedi, bilakis olayları sürekli tahrik etti.

Gezi kalkışması, başarısız olunca; okyonus ötesin de; kilise çanlarının altında tekrar toplanılıyor ve terörist gülen tasmasından tutularak toplantıya dahil ediliyor.

Toplantı neticesin de; Terörist Gülen de; okyonus ötesinden, şakirtlerine üfledi, 'emniyet ve yargıda ki; uyuyan hücrelerimizi, sadık militanlarımızı harekete geçirerek seçilmiş hükümete darbe yapın' diye.

Hedef; Sayın cumhurbaşkanımızın, şahsı ve ailesi üzerinden Türkiye’ydi.

Bu kirli emellerine de; ulaşamadılar, anadolunun bağrından kopan, anasının helal sütüyle beslenen, yerli ve milli yargı mensuplarımıza, emniyet güçlerimize takıldılar.

17 – 25 Aralık yargı ve emniyet darbe girişiminde sonra; feto terör örgütünün gerçek yüzünü tüm kamuoyu gördü.

Anadolunun özünü kaybetmeyen, zihni ve ruhu efsunlaşmamış her Türk delikanlısı, Terörist Gülen ve tayfasının kirli emellerinin farkına vararak; yüzlerine tükürdü.

Her defasın da milletimizin, sert yumruğunu yemelerine rağmen vazgeçmediler.

17 – 25 Aralık operasyonu da başarısız olunca, terörist Gülen, tekrar tasmasından tutularak, kilise çanlarının altına toplantıya çağrılıyor.

Amerika gladyosu, yine kilise çanlarının altın da; son kez terörist Gülenin tasmasından tutarak; ’40 yıldır seni besliyoruz, bu sefer işi bitir, yoksa ipini çekeriz’ diyor.

Terörist, tasmalı Gülen, sahiplerinin ne kadar ciddi olduğunu anlayınca, şakirtlerine, 'Türk silahlı kuvvetlerinin, kılcal damarlarına sızan sadık militanlarla darbe yapın' diyor.

Sonrası hepimizin malumu, 15 TEMMUZ 2016 kutlu dirilişimiz ve şerefli direnişimiz.

Sömürünün imamesi, Amerika yine baltayı taşa vurunca; Terörist Güleni devre dışı bırakıyor.

Yakın da; terörist gülenin, leşi sahipsiz bir şekil de Amerika’nın herhangi bir eyaletinde bulunabilir.

Amerika, gizliden ve açıktan, doğrudan veya dolaylı ne yaptıysa bileğimizi bükemedi.

Sonra mı? Saçmalamaya başladı.

İç işleri bakanlığımız, yurt için de teröre göz açtırmıyor, sınırlarımızdan sızmaya çalışan veyahut sızan teröristleri paketleyip, toprak altına fosil olarak bırakıyor.

Adalet bakanlığımız, hummalı bir şekilde ve titizlikle yürüttüğü tahkikat ve mahkeme süreçleriyle fetocu teröristleri, ışık görmeyen odalara hapis ediyor.

Yukarıda ki; durum Amerika’nın aşırı zoruna gitmiş, bu iki bakanımızın, Amerika da; olmayan mallarını dondurmuş.

Hatta Sayın Soylu, süper bir cevap vermiş; ‘Amerika da tek malımız fetodur, onu da zamanı gelince alacağız’ diye.

Son hamlesiyle Amerika, kendini tüm Dünya kamuoyuna rezil edip, ne kadar dipte süründüğünü gösterdi.

Hepimiz, anlıyoruz ki; Amerika artık yokluk ve hiçlik sendromuna kapılmış durumda.

Piyasalara ayar vermeye çalışıyor, doları bilmem kaçlara tırmandırıyor.

Aklı sıra bize ders verecek Amerikacık.

Değerli okurlarım, Türkiye artık kabına sığmıyor, piyasalarda yaşadığımız dalgalanmalar, ekonomik dar boğazlar bundan dolayı.

Küresel ölçekte kabuğunu kırıp, hayata kuvvetle sarılan, bir Türkiye var.

Ekonomik alanda yaşadığımız, geçici bocalamalar, kabuğumuzu henüz kırmamızdan ötürü.

Unutmadan! Dışarı doğru kırılan, her kabuktan sonra, yepyeni bir hayat başlar.

Türkiye, kabuğunu dışarı doğru kırdı.

Bundan dolayı da; yepyeni bir hayata merhaba, diyen Türkiyeyi budamanın peşindeler ama:

Başaramayacaklar!

Altını çizerek söylüyorum: Biz, millet olarak şu geçici sıkıntılara sabır ettiğimiz de; bu yepyeni hayatının kurallarını belirleyici olacağız.

Amerika fişin çekildi, tamamen bitmenin arifesindesin.

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
gonyalı
10 Ağustos 2018 Cuma 09:47
09:47
Tamam abi memleketimizdeki Amerikan üslerini kapatıp yine Amerika için çalışan NATO'dan ne zaman çıkıyoruz?
46.196.211.183
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim