• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Konya 9 °C
  • Tankın içinden çıkan emniyet müdürüne istenen ceza belli oldu
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Tankın içinden çıkan emniyet müdürüne istenen ceza belli oldu
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor

Dağlarca

Zeki Oğuz

Dilimizin ses bayrağı.

Tanımış olmaktan onur duyduğum büyük ozan.

94 yıllık bir yaşamın ardından ebediyete göçtü.

İlk hikâyesi daha 13 yaşında iken, Yeni Adana Gazetesinde yayınlanır. Bu hikâyesi ile gazetenin açtığı hikâye yarışmasında birincilik ödülü almıştır.

Yetmiş yılı aşkın bir ömrün edebiyatla, şiirle geçtiği anlamına gelir bu. Normal bir insan ömrü.

1914 yılında İstanbul’da doğar. Babası süvari subayı olması nedeniyle çocukluğu ülkemizin değişik illerinde geçer. Çocukluğunun bir dönemini şehrimizde yaşadığı için Konya’yı çok sever ve katarakt ameliyatı oluncaya kadar sık sık şehrimize gelir.

Güzel aydınımız, rahmetli Mehdi Halıcı’nın tanıklığıyla dinleyelim onun Konya sevgisini:

“Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın çocukluğu Konya’da geçti. Onun için kendisini Konyalı sayar. 

Konya’ya olan tutkusu nedeniyle sık sık Konya’ya gelir, ağabeyim Feyzi Halıcı’nın konuğu olurdu. Çağrı Dergisinin isim babası da Dağlarca olmuştur.”

İlk şiir kitabı Havaya Çizilen Dünya,Harp Okulunu bitirip subay çıktığı gün yayınlanır.Yıl 1935 tir.Ardından Türk Şiirine armağan edilmiş onlarca kitap,binlerce şiir. 

1969 yılında Nasreddin Hoca Derneğinin düzenlediği Nasreddin Hoca Şenliklerini muhabir ve edebiyat heveslisi olarak takip ediyorum. Akşam o güzelim Hıdırlık parkının asırlık çınarlarının altında şiir şöleni var. Şiirimizin koca devide orada. Fazıl Hüsnü Dağlarca, Feyzi Halıcı ve Osman Atila müthiş bir şiir şöleni yaşatıyorlar Hıdırlık Parkını dolduranlara. Kimler yoktu ki o şenlikte. Zamanın ünlü profesörlerinden Rasim Adasal, ünlü yazar Aziz Nesin, Köy Enstitüleri döneminin abide eğitimcisi Rauf İnan ve dönemin Milli Eğitim Bakanlığı Kültür Müsteşarı Mehmet Önder.

1995 yılında İstanbul Kitap Fuarında “Daha-Çakırın Destanı” kitabını imzalattım. Daha’nın ilk baskısı 1943 de Çakırın Destanı 1945 yılında yayınlanmıştı. Tüm Zamanlar Yayıncılık her iki kitabı toplu olarak yayınlamıştı. 

Şiirimizin koca çınarı yaşlanmıştı artık. Eğilip 26 sene önce Feyzi Halıcı ile birlikte Hıdırlıktaki şöleni hatırlattım. Eliyle havada bir daire çizerek “Ah, nerde o günler?” dedi.

Daha’dan dizelerle noktalayalım sözü.

“Beyaz avuçlarıyla alkış tutarken sessizlik.

Sen de gel toprak, binlerce dönüm.

Sen de gel, saltanatımla birlikte,

Beyaz kartallar üzre ölüm.”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
karabela42
30 Ekim 2008 Perşembe 22:36
dağlarca da gitti.
Ah yazarım. Bizim o kasar çok sorunumuz varki, Fazıl Hüsnü Dağlarac bu dünyadan göç etmiş kimin umurunda. Sen ben biliyoruz. Konyada onu anımsatacak ne var Allah aşkına hani diyom 20. köprüye onun ismini verseler bari!!!!!!!!!! olurmu dersin? Sanmam.
88.254.17.61
AYŞE YAYLI
23 Ekim 2008 Perşembe 18:34
DAĞLARCA NIN ÖLÜMÜ
SAYIN YAZARIM,çok güzel bir yazı tebrik ederim.fazıl hüsnü dağlarca nın ölümü birçok insanı derinden etkiledi.dağlarcanın bir çok yazısını ve şiirini okudum çok güzel şiirleri var.kendisini çok severdim.allah rahmet eylesin.yüreğinize sağlık.
78.163.159.176
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim