• BIST 83.048
  • Altın 147,065
  • Dolar 3,7593
  • Euro 4,0369
  • Konya -5 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Cumhuriyet Yürüyüşü

Ufuk Karadavut

Cumhuriyet Yürüyüşü ve Solu Birleştirme Telaşı

 

Geçtiğimiz hafta sonu İzmir’de Cumhuriyet Mitingi adı altında geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. Katılımın oldukça fazla olduğu görülen toplantının temel özeliği, bir gün önce Erzurum ilinde yapılana benzer şekilde ağırlıklı olarak Türk bayraklarının ellerde taşınmasıydı. Her yer kırmızı beyaz renkli ayyıldızlı bayraklarla donatılmıştı. İnsan gerçekten heyecanlanıyor. Elbette buraya biriken insanların ve onları destekleyenlerin öncelikli düşüncesi vatan sevgisi olduğunu düşünüyorum. Kim ne için söyledi bilmiyorum ama ‘Gavur İzmir’ de böyle bir şeyin yapılması bu hakareti yapanların yüzüne bir şamar etkisi yaptığına eminim.  

Ankara, İstanbul, Manisa, Çanakkale ve Marmaris’in ardından İzmir’de coşkulu kalabalık inanıyorum ki samimi idi. Hatta ellerindeki pankartlarda ‘Hepimiz Mustafa Kemal’iz’ ve ‘Hala ne bekliyorsunuz, söz konusu vatan’ yazması beni gerçekten heyecanlandırdı.  Ancak yürüyüşlerin tadı kaçmaya da başladı. Nedeni ise, milli bir şahlanış hareketini sadece sol’u birleştirmeyi beceremeyenlerin kullanmak istemesi. CHP-DSP birleşmesini sağlayabilmek için insanların milli duygularını sömürmeye çalışmak, bir şeyler yapabilmek için milletin dini duygularını sömürmek kadar kötüdür. Her ne hikmetse Sol, halkın milli duygularını kullanma yönüne gitmiştir. Bunun CHP’ye faydası olacağına inanmıyorum. Sol birleşir ya da birleşmez, seçime ortak girer ya da girmez bu onların sorunu. Ama eğer gerçekten bir şeyler yapılması gerekiyorsa, ülke gerçekten uçurumun kenarında ise ve gerçekten geç kalmak üzere isek, bu konuda ne konuşmak ne de pazarlık etme lüksüne kimse sahip değildir. Tabi bu sözün yalnızca sola değil. Bu tür vahamet nutukları atanlar için de geçerlidir. Bu tür nutukları atanların sayısı az değil. Fakat iş yapmaya gelince nutuk atanların çoğunu ortalıkta görmek mümkün dahi olmuyor. Hepsi bir köşeye kaçıyor. Ortalık tam durulur gibi olduğunda ise tekrar ortalığı bulandırıyorlar. Eğer ülke gerçekten tehlikede ise sağ-sol demeden her kesin bir araya gelerek bir şeyler yapması gereklidir.

Her zaman söylediğimi burada bir kez daha yenilemek istiyorum. Bu mitingler keşke daha önceleri yapılsaydı. Daha gerçekçi ve inandırıcı olurdu. Sadece ‘laiklik elden gidiyor’ diye bağırıp çağıranların oyuncağı olmamak gerekiyor. Eğer vatanınız yoksa laik olsanız ne olur, demokrat olsanız ne olur. Bunu halka anlatmak gerekir.

Özelleştirme adı altında bütün büyük kuruluşlarımız birer birer satılmıştır.  Özelleştirme nedir diye sorarsanız, cevabını dünya gerçekleri ile şu şekilde açıklayabiliriz; ‘Serbest piyasa ekonomisi ile dünyanın sayılı zenginlerinin her istedikleri yere kayıtsız şartsız girmeleri ve her istediklerini kayıtsız şartsız almalarıdır. Türkiye bütün stratejik kuruluşlarını sattı. Bu satışlar aynı zamanda milli egemenliği de zayıflatmıştır. Milli egemenlikten bahsedebilmek için milli bir gücünüzün olması gereklidir. Eğer milli bir gücünüz yoksa milli egemenlikten bahsedemezsiniz. Milli güçte ancak milli bir ekonomi ile sağlanabilir. Eğer milli ekonominiz yoksa milli gücünüzün olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz.

Topraklarınızı yabancılara kolayca satıyorsunuz. Hatta son zamanlarda izlediğimiz kadarı ile mülk alan yabancıların vergilerini yeterince vermedikleri için izlemeye alınmışlar. Yani hem topraklarımızı alıyor hem de ülkeyi dolandırıyorlar.

En önemlisi de anayasanın 90. maddesinin değiştirilmesi ile ‘Usulüne uygun milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık nedeni ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz (7.5.2004-5170/7). Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmalıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri geçerlidir.’ denilerek AB yasları TC anayasasına göre üstün kılınırken kimsenin sesi bu kadar çıkmıyordu. Keşke şimdi yürüyenler ve bağırıp çağıranlar o zamanda bu şekilde bağırıp çağırsalardı.

Maden yasası çıkarılırken, petrol yasası çıkarılırken keşke bu yürüyüşler yapılsaydı. Sadece laikliği korumak ve solu birleştirmek için yapılmış havası kazanmaya başlayan mitinglerin bir faydası olmayacağı gibi ‘her şey zıddıyla vardır’ düşüncesi ile zarara bile sebep olabilir. Laikliği söylerken yalnızca İslam dinini gündeme getirip misyonerliğin serbest bırakmasını görmezden gelmek doğru değildir. Yürüyüş esnasında keşke hiçbir hristiyanın olmadığı yerlerde açılan binlerce kiliseden de bahsedilse ve eleştirseydi. İşte bu nedenlerden dolayı yapılanları ve aynı içerikte yapılacak mitingleri gerçeklerden uzak olarak görüyorum.

Mustafa Kemal’in deyişiyle ‘Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.’ Ama ne hikmetse solu birleştirmeye çalışmak her şeyin önüne geçmiş gibi.

***

Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Küçük Bir Hatırlatma; Yarın 19 Mayıs. Milli bayramlarımızdan birisi kutlanacak. Ancak bazı okulların yöneticileri okullarda hafta sonu gelinmesin ya da tatilimiz kesilmesin diye kutlamaları önceden yapmaya çalışıyorlar. En son 23 Nisan'da bunu yaşadık. 23 Nisan normalde pazartesiye gelmesine rağmen Cuma gününden (20 Nisan) kutlamalar yapıldı. Öğretmenlerin 4 gün tatil yapmaları sağlandı. Böyle bir tutum kabul edilemez. Milli Bayramlar eğer bu şekilde dejenere edilirse yarın kutlanmasına da gerek kalmaz denilerek tamamen ortadan kaldırılabilir. Lütfen biraz dikkat…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim