• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Cumhurbaşkanlığı, Haşim Kılıç ve Üç Aylar

Salih Sedat Ersöz

Yerel seçimler biter bitmez, Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklandı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bu kadar önemli kılan husus, şüphesiz Cumhurbaşkanının ilk defa halk tarafından seçilecek olmasından kaynaklanmaktadır.

İlk turu 10 Ağustos’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık 3 ay gibi kısa bir süre kaldığı için adayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Görünen o ki, her siyasi parti kendi adayını gösterecek. Beklenen en önemli gelişme, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olup olmayacağı konusudur.

Anayasa Mahkemesinin, Abdullah Gül’ün yeniden aday olabileceği ile ilgili kararı, mevcut Cumhurbaşkanı’nın elini kuvvetlendirmiştir. Bu karar esasında Abdullah Gül için özel bir karar niteliğinde olmuştur. Zira, daha önceki Cumhurbaşkanları bir defaya mahsus 7 yıllığına seçiliyorlardı. Bundan sonraki Cumhurbaşkanları ise 5’er yıldan olmak üzere iki defa seçilebilecekler. Abdullah Gül için özel olarak 7 + 5  kararını veren Anayasa Mahkemesi, bu kararı alırken Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan’ı karşı karşıya getirmeyi mi planladı gibi bir soru akla gelmiyor değil…

Her şeye rağmen, aday olursa Recep Tayyip Erdoğan’ın %50’ nin üzerinde bir oyla ilk turda Cumhurbaşkanlığına seçilecek halk gücünün olduğuna ve de aday olma ihtimalinin çok yüksek olduğuna inanıyorum. Bu takdirde Abdullah Gül için köşesine çekilmekten başka bir formül olduğu kanısında değilim.

Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra, genel seçimlere kadar Başbakanlığa Mehmet Ali Şahin’in görevlendirilme ihtimalini yüksek görmekle birlikte Ahmet Davutoğlu ismini de göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.  

Yapılacak olan genel kurulda ise, Ak Partinin başına Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret edeceği bir ismin gelmesi, bu ismin de Numan Kurtulmuş olması kuvvetle muhtemeldir. Tabi ki bunlar birer öngörüdür. Bekleyip göreceğiz. 

***   ***   ***

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, merhum Turgut Özal tarafından AYM üyeliğine atandığı tarihten itibaren takip ettiğimiz, sevdiğimiz ve saygı duyduğumuz bir isim…

AYM’ ye gelen bilhassa kritik konularla ilgili, Sacid Adalı ile birlikte verdikleri mücadele, milli ve dini konularda gösterdiği hassasiyet ile Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Ak Parti kapatılma davalarında ortaya koyduğu takdire şayan tavırlar unutulamaz. Haşim Kılıç, 28 Şubat döneminde bile düşüncelerinden asla taviz vermemiş, AYM’ de manevi değerlerimizi savunma uğrunda elinden gelen gayreti cesaretle sürdürmüştür.

Son günlerdeki çıkışlarına bir anlam verememekle beraber, Haşim Kılıç’ın değer yargılarında ve düşüncelerinde bir değişiklik olduğunu zannetmiyorum ama bilhassa Başbakan’ın da bulunduğu bir ortamda yaptığı konuşmayı tasvip edilecek türden bulmuyorum.

Haşim Kılıç, konuşmasında sarf ettiği sözleri paralel devlet yapısına bağlı bir yargıç olarak yapmamış olsa dahi, paralel devlet temsilcilerinin bir anda kendisini kahraman ilan edivermesi sonucu bile -hain damgası çok ağır bir itham ama- kendisi için büyük bir eksiklik, büyük bir yanlış, büyük bir ayıp olmuştur.  

Eşinin başı kapalı olması sebebiyle bir zamanlar kendisini acımasızca eleştiren çevreler, şimdi bir anda Haşim Kılıç’ı sahiplenmişler, hatta ismi onların Cumhurbaşkanı adayları arasında bile geçmeye başlamıştır.

Haşim Kılıç şunu bilsin ki, ne yaparsa yapsın o çevrelerin gözünde yine eski Haşim Kılıç’tır. Onlar Haşim Kılıç’ı ve onun gibi olanları sadece kullanır ve atarlar. Haşim Kılıç, bizim gözümüzde de, gönlümüzde de yine eski Haşim Kılıç olarak kalsın istiyoruz.

***   ***   ***

Faziletli, bereketli ve ulvî aylardan olan Recep, Şaban, Ramazan’ı içine alan üç aylara girmiş bulunuyoruz. Bu gece de Regâib kandilini idrak edeceğiz. İçinde bulunduğumuz Recep, kendisinden sonra gelecek olan Şaban ve Ramazan aylarının da müjdecisidir. Bu gece kutlayacağımız Regâib ise, üç ayların içindeki birbirinden bereketli ve Rahmet pınarlarının coştuğu Miraç, Berat ve Kadir gecelerini müjdeleyen mübarek bir gecedir. 

Allah’ın rahmetinin cûşa gelip coştuğu ve sağnak sağnak üzerimize yağdığı, bereketin pınarlar gibi fışkırdığı, ecir ve sevabın şarıl şarıl biz kullara aktığı bu günlerden, bu mağfiret esintisinden, mahsulün bol bol toplanacağı bu hasat mevsimlerinden istifade etmeye bakalım İnşallah… “Allahım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır.” Mutlu yarınlar efendim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim