• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Konya 6 °C
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!

Çok şükür iki kadim başkent buluştu

Seyit Küçükbezirci

Çok şükür iki kadim başkent İstanbul’da Feshane’de buluştu

 

   Eyüp Sultan’ın önünde toplandık; Anadolu Selçuklu Devleti’ni kuran, Konya’yı “Payitaht” ilân eden “Oğuz Boyları” nın çocukları olarak. Kınık’lar, Kayı’lar, Çepni’ler, Bayat’lar, Afşar’lar, Çiğil’ler olarak…

   Eyüp Sultan Meydanı dolu; lebâlep. İğne atsan yere düşmez. Bozkırlı’lar, Taşkentli’ler, Karamanlı’lar, Ereğlili’ler, Beyşehirli’ler; daha aklınıza Konya’dan neresi gelirse… Konya’dan gelenler, Konya kökenli İstanbullular; “gönlü sılada olanlar”. Bakanlar, milletvekilleri, valiler, belediye başkanları; İstanbul’da kurulu onlarca “Konyalı derneği”. Makam yok, mansıp yok; güzel çirkin, zengin fakir yok. “Konyalı Olmak” ortak payda.

ÖYLE ÇOK ÖZLEMİŞTİK Kİ, BÖYLE BİR BULUŞMAYI…

   Öyle çok özlemiştik, öyle çok arzu etmiştik ki, böyle bir buluşmayı; İstanbul’da boy göstermeyi.

   Karadeniz illeri, güney Anadolu illeri her fırsatta “Hemşehri bağları”nı yaptıkları toplantılarla İstanbul’da gösteriyorlardı. Yerel yemekleri ile, kültürleri ile, nadir bölgesel ürünleri ile, insan sıcaklıkları ile şehirden şehre sevgi köprüleri kuruyorlardı. Tanımadan sevmenin mümkün olmadığı bilincine ulaşmışlardı. Biz öylece bekliyorduk.

   Ben de istiyordum türkülerimle, yemeklerimle, sanayicilerimin ürünleri ile İstanbul’a taşmayı. Erzincanlılar’ı, Çorumlular’ı, Mardinliler’i okurken göğüs geçiriyordum; hüzünleniyordum, kıskanıyordum. Konya taşmakta geç kalıyordu, ama bir ümidim de vardı.

   “Köklerini unutmayın”, İstanbul’da yaşayan Konyalı sanayici ve iş adamları KONSİAD’ı kurdular. Konya’nın İstanbul’a taşmasına, İstanbul ile kucaklaşmasına zemin hazırladılar. “İki Başkentin İstanbul Feshane’de Buluşması” doğdu.

ÇOK HOŞ, ÇOK ANLAMLI BİRLİK GÖRÜNTÜLERİ

   Eyüp Sultan Hazretleri’nin kabrinde dua; Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Konya Milletvekilleri, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek; Selçuklu, Karatay, Meram Belediye Başkanları; Özel İdare Meclis Başkanı’ndan üniversite rektörlerine kadar herkes; pankartlarını açmış 62 dernek; halk oyunları ekipleri mehter marşıyla yürüyor Feshane’ye.

   Yürüyorum ben de, en önlerde. Cebimde Koyunoğlu Şehir Müzesi’nden tedarik ettiğim “Sultan Alâaddin’in Osman Bey’e Uç Beyi” beratı. Beratın içinde Sultan Alâaddin’in Osman Bey’e talimatları.

   Feshane tıklım tıklım. Konuşmalar yapılıyor. Çok anlamlı bir görüntü. Selçuklu Başkenti Konya’nın “şehremini” Tahir Akyürek; Osmanlı Başkenti İstanbul’un “şehremini” Kadir Topbaş yan yana, omuz omuza. Hemen yanlarında Vali Aydın Nezih Doğan. “Konya ile İstanbul arasındaki işbirliğinin artarak devamını diliyorum” diyor.

YÜZÜMÜZÜ AĞARTAN ÇABALAR; BELEDİYELERİMİZİN GAYRETLERİ

   Konya Büyükşehir Belediyesi, Kültür AŞ.; Selçuklu, Karatay, Meram Belediyelerinin kültür ve tanıtımla görevli birimleri Konya olarak yüzümüzü ağartacak çabalar gösterdiler. Kurulan stantlarda Belediye Başkanları misafirlerini ağırlamak için ne gerekirse yaptı. Konya’nın değerlerini sunan kitaplar, broşürler, CD’ler, haritalar sebil edildi. İstanbullu çocuklar bile ihmal edilmedi; çocuk kitapları ile, yap/bozlarla, şekerlerle şerbetlerle ağırlandı.

   Konya ile ilgili yazılı/görsel dokümana öyle bir ilgi vardı ki; akşama bir şey kalmaz, yarın gelenler eli boş döner, dedim. Sonra yanıldığımı anladım. Dört gün boyunca herkese yetti de arttı; Konya’dan getirilen kültür armağanları.

   Belediye Başkanlarımız Akyürek’e, Uğur İbrahim Altay’a, Mehmet Hançerli’ye, Serdar Kalaycı’ya kocaman kocaman tebrikler. Stantlarına gelenleri boş gönderselerdi, ağırlayamasalardı önce ben bir hoş olacaktım. Selçuklu’dan gelen şânım adına hüzünlenecektim.

   Konya Şeker Fabrikası, Onun güzel tatlı yavrusu “Torku” elinden geleni esirgemedi, “Feshane Buluşması” için. Çikolata şelâleleri cömertliğimizi gösterdi. Başkan Recep Konuk da “sade bir Konyalı” olarak kendisinden beklenen hizmette kusur etmedi.

   Konya Sanayi Odası, Ticaret Odası, Ticaret Borsası’nın “Çerezlik bulgur” kazanları dört gün boyunca kaynadı. Kundulu buğdayından, üstü kavrulmuş kenevirli sıcak bulgur, binlerce insan yanında çok makbule geçti.

   Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Mustafa Çıpan “Feshane Buluşması”nın anlamlı, zengin, görkemli geçmesi için yoğun çaba harcadı. İstanbul ev sahibi KONSİAD yöneticileri ile sürekli istişare ederek etkinlik kalitesini sürdürdü.

   Yazacak öyle çok şey var ki. “İki başkentin buluşması” için “Konya pilâvı döker gibi” var olan her şeyi esirgemeyen kişi ve kuruluşları sıralarsak sayfalar yetmez. Yer darlığından anamadıklarım hoş görsünler.

   Konya olarak mahcup olmadık; sebep olanlar sağolsun.

ÇALDIK, ÇIĞIRDIK, COŞTUK; OYNADIK

   “Kamber’siz düğün olmayacağı gibi”; iki başkentin tarihi buluşması da “sazsız sözsüz olmaz” diye düşünülmüş. Selçuk Üniversitesi halk oyunları ekibi; Bozkır halk oyunları ekibi, Akşehir Yâren Ekibi, Grup Kaşıksı etkinliklere tat verdi, renk kattı. Öğle sonraları Feshane oyun, müzik şölenleri ile coştu.

   Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun semâ gösterisi; Udî Necati Çelik’le Kanunî Mehmet Gönülal’ın fasıl sunumu; Dr. Faik Özdengül’ün “Rûmi aşkın terapi” konferansları ilgiyle izlendi.

   Hele Bedia Akartürk, O yaşlanmak bilmeyen Konyalı; Konya türküleri ile Feshane’yi fethetti. Yüzlerce gençle birlikte, mercimekten küçük Konyalılar bile şıkır şıkır oynadı.

BİR KONFERANS; KONYA VİZYONU, DÜNDEN BUGÜNE KONYA; HEDEFLER, STRATEJİLER…

   “İki Başkent Buluşuyor Etkinlikleri”nin üçüncü günü Feshane’de bir konferans vardı. Sempozyum da denebilir.

   Konya üstüne yapılan bu kapsamlı sempozyumu Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Esen ile Prof. Dr. İbrahim Baz birlikte yürüttüler. Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Mustafa Çıpan, renkli görsel malzeme eşliğinde Konya’nın kültürel zenginliklerini sundu; Selçuk Üniversitesi’nden Doç. Dr. Abdullah Karaman, ‘Kültür ve turizm ekonomisinde Konya’nın yerini sundu. Prof. Dr. Yüksel Çavuşoğlu, büyük umutlar bağlanan Karapınar “güneş tarlaları”nın önemini belirtti; MEVKA uzmanı Mücahit Kınalı, Konya’daki yatırım fırsatlarını anlattı.

   Ben, Konya’nın folklorunu satır başları ile sunmak; Konya halk kültürünün zenginliklerine işaret etmek için oradaydım.

   Koyunoğlu Müzesi’nde, Sultan Alâaddin’in Osman Bey’e “Uç Beyliği” verdiği berat korunuyordu.  Berât üstüne Müze Müdürü Hasan Yaşar ile Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman Daş çalışma yapmıştı, bugünün yazısına çevirmişti. Selçuklu “berâtı”nın renkli fotokopilerini gösterdim; “İstanbul’un başkentlik yolu bu Selçuklu berâtı ile açıldı” dedim. Sultan Alâaddin’in Osman Bey’e berâtın sonunda verdiği talimatları sıraladım. Sultan Alâaddin, “Her kesime karşı adaletle muamele et. Zengin fakir, âlim cahil ayırımı yapma. İstişare usulüyle devlet işlerini yürüt. Emaneti ehline ver. Âlim ve bilginlere saygı göster. Şehit ve gazilere saygı göster, dul ve yetimlere şefkatle muamele et. Dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin merhamet ve adaletle muamele et. Her işin Allah için yapılmasını, verilen nimetlere karşı şükran borçlu olduğunu unutma” diyordu.

   Berâtı, KONSİAD’ın Başkanı Abdullah Başcı çoğaltmak için istedi.

DAVUTOĞLU, “KÜLTÜR VE MEDENİYETİMİZİN MERKEZİ KONYA’DIR”

DİYOR

   “İki Başkent Feshane’de Buluşuyor” etkinliklerinin bütün günlerinde Konyalıların hep gözü yoldaydı; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bu buluşmaya verdiği büyük önemi biliyorlardı. “Devlet işleri” dur durak bilmez; Davutoğlu, ancak son gün Feshane’ye gelebildi. “Bir Konyalı olarak geldi”; sergileri tek tek gezdi; katılımcılarla samimi görüşmeler yaptı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, yapılan toplantılarda bir büyük gerçeği tespit ediyor, “Kültür ve medeniyetimizin merkezi Konya’dır” diyor…

   Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Feshane’de “Başkentler Buluşması’nı şöyle değerlendirdi: Bugün güzel bir vesileyle bir araya geldik. İki başkent buluşuyor. Bu toprakları bizim yapan, değerlerimizi bu güzel vatanda ve üç kıtada önemli kılan köklü tarihimizin ürünü olan iki başkent var. Birisi Konya, birisi İstanbul. KONSİAD’ın değerli başkanı Abdullah Başcı’nın gayretleriyle, bu sene iki başkent buluştu. Aslında bu iki başkentin buluşması, bu topraklardaki ezeli ve ebedi mevcudiyetimizin de en büyük garantisidir.

KONYALI SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ “KONSİAD”IN ANLAMLI ADIMI

   İstanbul’da da kendimizi, kültürel değerlerimizi, ulaştığımız kalkınma derecelerini göstermek istiyorduk. Uzun yıllar “Gurbetteki Konyalılar”la onların mekânlarında kucaklaşmak özlendi. Bu yıla nasipmiş.

   “13-16 Eylül 2012 / İKİ BAŞKENTİN FESHANE’DE BULUŞMASI”; iki şehrin sosyal ve kültürel tarihine de not düşülmesini sağladı.

GÖRKEMLİ OLDU, ANLAMLI OLDU, GÜZEL OLDU

   İstanbul’daki Konyalı sanayici ve iş adamlarının derneği olan KONSİAD’ın yönetici kadrosunu, bütün üyelerini kutlarım. Başkan Abdullah Başcı’nın şahsında hepsine gösterdikleri özveriler için şükran borcumuz var.

   KONSİAD Başkanı Abdullah Başcı, hemşehriliğini de, ev sahipliği zarifliğini de Konya’dan gelen herkese sundu. Teşekkürler.

   Buluşmanın gelenekselleşmesi dileğiyle…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mesut Kahveci
28 Eylül 2012 Cuma 01:48
Sevgilerimle
Manevi babam Seyit Kküçük bezirci, seni anlamaya çalışanların kaybettiği zaman, senin gönül yorgunluklarındır. Kutlarım... Her zaman kendi duayenliğini kaleminde ve en önemlisi yüreğinde taşıdığından dolayı manevi babam olarak sonsuza kadar kalacaksın... Sevgilerimle...
176.41.57.18
Bir Konya Seveni
27 Eylül 2012 Perşembe 23:33
Eline sağlık
Sayit Bey yine güzel yazmışsınız tebrikler
31.44.197.42
Dincer Ulutas
24 Eylül 2012 Pazartesi 16:54
Tesekkurler
Sevgili Arkadasim Seyit, Beni cok memnun ettin buigun ve hakikaten cok hislendim. Keske bende orada olsaydim. Sana her zaman soylerim "beni Konya dan aldilar ama Konya yi benden alamadilar" diye. Sana cok tesekkur ederim, esenlikle kal.

Dincer Ulutas
Marblehead, MA ABD
66.30.47.46
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim