• BIST 87.143
  • Altın 219,882
  • Dolar 5,8507
  • Euro 6,6489
  • Konya 26 °C
  • ABD'ye bir tokat daha Starbucks açılması yasaklandı!
  • Bakan Soylu'dan Kaçak Sigara Uyarısı: Tek Bir Dal Bile Alan Teröre Hizmet Eder
  • MHP, Yerel Seçimde İttifak Yapmama Kararı Aldı
  • ABD'ye bir tokat daha Starbucks açılması yasaklandı!
  • Bakan Soylu'dan Kaçak Sigara Uyarısı: Tek Bir Dal Bile Alan Teröre Hizmet Eder
  • MHP, Yerel Seçimde İttifak Yapmama Kararı Aldı

"Çok badireler atlattık, felaket tellalı olmamak gerekir"

"Çok badireler atlattık, felaket tellalı olmamak gerekir"
Oyuncu Göktay:- "Maalesef, maatteessüf görüyorum, genç evlatlarım, torunum yaşında olanlar da var, nezle oldukları zaman rapor almayı tercih ediyorlar. Ben, çok ağır durumlarda bile çıktım oynadım"- "Tiyatro hayatın aynasıdır. İnsanlar için sabahleyin saç

İSTANBUL (AA) - HİLAL UŞTUK - Usta oyuncu Zihni Göktay, demokrasinin önemine işaret ederek, "Çok genç bir cumhuriyetiz. Osmanlı ile 600-700 senelik bir geçmişimiz var ama cumhuriyetimiz çok genç. Demokrasiyi biraz hazmetmemiz lazım. Sabah erken kalkan tankla tüfekle yola çıkarsa olmaz. Sivil demokrasiyi hazmetmemiz lazım." dedi.

AA muhabirine tiyatronun toplum için önemini ve oyunculuğun zorluklarını anlatan Göktay, 54 yıldır sahnede olduğunu belirterek, 1973'ten beri ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda oynamaktan büyük bir mutluluk duyduğunu aktardı.

Göktay, 2011'de emekli olduğunu ancak sonrasında konuk sanatçı olarak oyunculuğa severek devam ettiğini söyleyerek, "Darülbedayi (Şehir Tiyatroları), 1914'ten beri var. Yani Birinci Dünya Savaşı'nda vardı. Darülbedayi Osmani olarak vardı. Sonra Darülbedayi olarak devam etti. Cumhuriyet döneminde de var. Uzay çağında da var olacaktır. 11. şubemizi inşallah Mars'ta açacağız diye düşünüyorum. 10 şubemiz var. Dünya üzerinde 10 şubeli bir belediye tiyatrosu yok. Bir tek biz varız. Bununla da gurur duyuyoruz." diye konuştu.

Tiyatroda hiç yorulmadan görev yaptığını ve bunun için mutlu olduğunu kaydeden usta sanatçı, şu bilgileri verdi:

"Ben bir gün perde kapattırmadım. Bununla gurur duyuyorum. Annem vefat ettiği gün de, defnettiğimde de yine oynadım. Birinde Resimli Osmanlı Tarihi, diğerinde Lüküs Hayat oynadım. Siyatik oldum. Kulis kapısında ambulans bekledi. İğnemi oldum çıktım. Kar, yağmur, kış, tipi demeden, kuyruğa girip bir ay önceden biletini alan seyirciyi kapıdan döndürmemek için oynadım. Şimdi maalesef, maatteessüf görüyorum, genç evlatlarım, torunum yaşında olanlar da var, nezle oldukları zaman rapor almayı tercih ediyorlar. Ben, çok ağır durumlarda bile çıktım oynadım. Nefrit oldum, böbreklerimi kaybetme tehlikesinden. Burada, saçı bitmemiş yetimin hakkı var. Şehir Tiyatrosu'na ihanet etmemek için çıktım oynadım. Şövalyelik mi? Hayır. Şövalyelik değil. Görev bilinci, sorumluluk, seyirciye olan saygım nedeniyle. Seyirci bana gerekli teveccühü gösteriyor zaten. Severek oynuyorum ve devam edeceğim."

- "Yeter ki kimseyi incitmeyelim"

Zihni Göktay, Şehir Tiyatrolarını " edep mektebi" olarak değerlendirerek, "Biz burada eğlenceliyle faydalıyı bir arada sunmaya çalışıyoruz. Her oyunumuzun içinde mutlaka Cibali Karakolu'nun finalinde de söylediğim gibi, 'Sosyal çarpıklıklar üzerine, mizahi bir hiciv, ironi ve göndermede bulunuyoruz. Yeter ki kimseyi incitmeyelim." ifadelerini kullandı.

Şehir Tiyatroları'nın bir okul ve ekol olduğunu sözlerine ekleyen Göktay, "İnsana insanı insanla anlatan bir mesleğin sahibiyiz. Tiyatro hayatın aynasıdır. İnsanlar için sabahleyin saçını başını düzeltmek için nasıl ki aynaya bakmak bir ihtiyaçsa, tiyatroya gitmek de bir ihtiyaç, bir alışkanlık olmalı. Anne babalar, çocuklarını küçükken tiyatroya getirmezse, o çocuk büyüdüğünde yalnızca maça gider. Tribünde bağırır. Çocuklar babalarının omzunda suratlarını takımının rengine boyayarak maça da gitsinler ama bizi de ihmal etmesinler. Bu anne babalara düşen bir görev. Üşenmesinler ve tiyatroya getirsinler. Çünkü o çocuk büyüyünce, 15 sene sonra tiyatro seyircisi olacaktır. O küçücük fideler, fidanlar büyüyecek ve bizi seyretmeye gelecek. Ekilmezse biçilmez." değerlendirmesinde bulundu.

72 yaşındaki sanatçı, yaşamı boyunca birçok kez darbelere ve büyük toplumsal olaylara şahit olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"15 Temmuz'a gelene kadar çok badireler atlattık, gördüm. 6-7 Eylül olaylarını yaşadık. Ülkede bazı şeyleri tetikletmemek, felaket tellalı olmamak gerekir. Ne harpler görmüş ne ihtilaller atlatmışız. 36 padişah gelmiş geçmiş. Bütün bunları biraz daha olgunlukla karşılamamız lazım. Çok genç bir cumhuriyetiz. Osmanlı ile 600-700 senelik bir geçmişimiz var ama cumhuriyetimiz çok genç. Demokrasiyi biraz hazmetmemiz lazım. Sabah erken kalkan tankla tüfekle yola çıkarsa olmaz. Sivil demokrasiyi hazmetmemiz lazım. Onun için de fazla somurtarak değil de daha şekerli olarak bazı şeyleri halka yansıtmamız lazım. I. ve II. Dünya Savaşı'nda, Darülbedayi perdelerini kapatmadan devam etmiştir. 12 Eylül'de, sokağa çıkma yasağı olduğu zamanlarda, saat 19.00'da oyunlarımıza başlayıp 21.00'de oyunlarımızı bitirdik. Oyun devam etti. Saat 21.30- 22.00'de herkes evindeydi. Perdemizi kapatmadık. Nasıl ki ben kişisel olarak perde kapattırmadıysam Darülbedayi olarak da büyük jeolojik bir olay olmadıkça perdemizi kapatmadık. İnşallah kapatmayacağız da."

- "Perde kapanmamalı"

Kültür Sanatın devamlılığı açısından perdenin kapanmaması gerektiğinin altını çizen sanatçı, "Muhsin Ertuğrul, 'Kendiniz o kutunun içine girmedikçe oyununuzu oynayacaksınız' derdi. Sevgili ağabeyimiz Feridun Karakaya, çok hareketli, aksiyonu seven bir abimizdi. Nur içinde yatsın. Yeni Komedi Tiyatrosu'nda 'Scapin'in Dolapları'nda oynarken, oyun sırasında kolunu kırdı. Oyunun iptal edilmesi lazım değil mi? Hayır. Feridun Karakaya gitti Taksim İlk Yardım Hastanesi'nde kolunu alçıya aldırdı. Biz 45 dk-1 saat seyirciyi oyaladık. Çay kahve ikram ettik. Seyirci oyunu bırakıp gitmedi. Feridun abi de bir saat sonra geldi. Kolunda alçıyla devam etti, oyunu oynadı. Çünkü insanlar aktörlüklerinin yanı sıra sahne arkasında ve kuliste bir şekilde iz bırakmalılar. Terbiyeli duruşlarıyla, iz bırakmalılar. Benim için bu en büyük örnektir. Ondan sonra ben de siyatik oldum diye perdeyi kapattırmadım. İğneyi vurdum çıkıp sahneye oynadım." dedi.

Zihni Göktay son olarak, Zeytin Dalı Harekatı'na destek vermek için başlatılan "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Mehmetçik'in Yanında" etkinliği kapsamında, Hatay'ın İskenderun ilçesinde önceki gün sahnelenen "Hisse-i Şayia" adlı oyunda sahne aldı. Tarık Şerbetçioğlu'nun yönettiği oyun, 28-31 Mart'ta Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde yeniden izlenebilecek.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim