• BIST 93.173
  • Altın 225,835
  • Dolar 5,4398
  • Euro 6,1969
  • Konya 3 °C
  • Suriye sınırında güvenli bölgenin kontrolü Türkiye'de olacak
  • Fetullah Gülen'den yeni talimat: Ava gidin avlanın
  • Gaziler ve şehit yakınları sınav ücreti ödemeyecek
  • Suriye sınırında güvenli bölgenin kontrolü Türkiye'de olacak
  • Fetullah Gülen'den yeni talimat: Ava gidin avlanın
  • Gaziler ve şehit yakınları sınav ücreti ödemeyecek

Çoban Babanın Kuzucukları

Lütfü Yozcu

Sevgili okurlarım sizlere inanan bir insanın Allah tarafından herzaman istediğinin olduğu bir hikaye anlatmak istiyorum.

Erzurum’un Ruslar tarafından kuşatıldığı ve dadaşların aslanlar gibi çarpıştığı yıllar... Bir garip çoban, sürüsünü almış, otlata otlata dağa doğru çıkıyordu. Kendi kendisiyle söyleşe halleşe hayli yol almış, hayli de yorulmuştu.

Birden susadığını hissetti Çoban Baba!.. Gözünün önüne kara topraktan fışkırmış kol kol billur sular geldi. Fakat o yana baktı, bu yana baktı su bulamadı. Etrafta ne bir pınar, ne bir su birikintisi vardı.

 

Bir türlü su bulamıyordu

 

Çoban Baba, yürümeye, koyunları da kendisiyle birlikte gelmeye devam ediyordu, fakat aradığı suyu bir türlü bulamıyordu.

Çoban’ın susuzluğu gittikçe arttı. Ciğeri göz göz dağlandı. O arada baktı ki, oğlaklar, kuzular dilleri dışarıda meleşiyor. Koyunların başları önlerine düşmüş. Koçlar huysuz ve öfkeli. Gün akşama dönünceye kadar, bütün sürü su arıyor Köpekler ayaklarıyla yeri deşiyor, çoban o çalının dibinden ötekine koşuyor, ama nafile!

 

Çoban Baba sonunda yorgun ve takatsiz düştü... Mis gibi kokulu bir mersin kümesinin dibinde toprağa çöktü. Başını secdeye koydu:

 

“Rabbim” dedi: “Güzel Rabbim! Sürüm de ben de susuzluktan öleceğiz. Ben susuzluktan ölsem bir şey lazım gelmez, ama bu hayvancıkların meleşmeleri beni kahrediyor!.. Sen her şeye kadirsin Allahım...”

Çoban hem söylüyor, hem ağlıyordu. O kadar çok ağlıyordu ki, gözünün yaşı toprağı yıkıyordu. Başı hâlâ o toprakta secdedeydi. Birden dudaklarına bir serinlik geldi... Önce ne olduğunu anlayamadı. Başını kaldırdı ve hayretle gördü ki, yerden bir pınar fışkırmış, gürül gürül... Serin, tatlı, ışıl ışıl...

 

Duası kabul olmuştu...

 

Şimdi Çoban Baba daha çok ağlıyordu. Çünkü, Rabbi duasını kabul etmişti. Bu sevinçle, az evvelki adağını unutacak değildi ya. Çoban Baba’nın son sözleri şunlar oldu:

 

“Artık ölebilirim güzel Allah’ım!.. Artık ölebilirim... Değil mi ki sürüm susuzluktan kurtulacak, değil mi ki duamı hemen kabul ettin, artık bu can bana lâzım değil!..”

Çoban Baba oracıkta ruhunu teslim etti. Sürüdeki hayvanlar, gidenden, gelenden habersiz pınara baş uzatmış, kana kana içiyorlardı...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim