• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 1 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Cinnetin Eşiğinde

Ufuk Karadavut

Son günlerdeki gelişmelere bakıldığında toplum olarak tam bir cinnet haline girmekte olduğumuzu görmekteyiz. Toplumun en alt kesiminden tutunda üniversitelerdeki akademisyenlere kadar, hatta meclisteki milletvekillerinin tekmeli tokatlı kavgalarına ve ağza dahi alınmayacak küfürleri birbirlerine saydırmalarından anlaşılmaktadır. Hatırlanacağı gibi seçim öncesinde yaşanan ve 17 ve 25 Aralık ta cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk olayı olduğu iddia edilen olaylar sırasında dinlenen tapelerin montaj olduğunu TÜBİTAK karar vermiştir. Olay çıktıktan sonra tapeler TÜBİTAK’a hayvanat bahçesinin müdürü atanıyor. Kılıçdaroğlu’nun deyimiyle “hayvanat bahçesinin müdür olduğu bir kurumdan bunu beklemek normal”. Kriptolu telefonlarımız dinleniyor derken aslında konuşmaları inkâr etmeyenler nedense “montaj” kelimesine çok seviniyorlar. Oysa vicdanlarda aklanmak daha önemliydi. Ama vicdanlarda aklanamadılar. Vicdani bir cinnet ortaya çıkmıştır.

            Bayrağın indirilmesi olayı ise baştan aşağı tam bir vahamettir. Söylenecek aslında çokta bir şey yok. Ancak hükümetin bu konuda birinci dereceden sorumlu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bunu neden söylediğimize gelince, son birkaç yıldır PKK’nın ve terörist başının her dediği yapılıyor. Şimdide adamlar bayrağın indirilmesini ve yerine yeni bayrakların asılmasını istiyor. O bayrak önce habur olayında indi. Hatırlarsanız haburda Türk bayrakları ve Atatürk resimlerinin hepsi kaldırıldı. Kaldırılma sebebi olarak ta gelenlerin “rahatsız olması” idi. Daha sonraları ise bazı mitinglerde bazı seçmenlerin ayakkabılarını bayrakla temizlediklerini gördür. Oradan günümüze gelindiğinde ise indirilen bayrak var. Zaten başta Cumhurbaşkanı olmak üzere yetkililerden bir eleştirinin gelmemiş olması da ayrıca anlamlıdır. Bu olayı basit bir çocuk ya da kendini bilmez olarak adlandırarak işin içinden sıyrılmak doğru değildir. İşi başka alanlara savmak demektir. İndirilen bayrağımız, güpe-gündüz gasp edilen sancağımızdır. O namustur, şereftir, haysiyettir. Açılım zarar görmesin diye her şeye evet deme yöntemi artık bitirilmelidir. Yarın sorun çıkmasın diye ülkeyi de mi vereceğiz.

            Son 10 yıllık hırsızlık olaylarının sayısında, gasp olaylarında, cinayet olaylarında ciddi anlamda artışlar gözlenmiştir. Halen daha bu konuda sağlıklı bilgiler alınamamaktadır. Televizyonları açın bakın gasptan, hırsızlıktan ve cinayetten başka haber bulunmamaktadır. İnsanlar farklı konularla kafaları karıştırılmakta ve bilgi kirliliği ile pasifize edilmektedirler. Böylece kendi hallerinde bilgisiz bir şekilde yönlendirmekte ve sadece kazanma hırsı ile yaşamaya teşvik edilen insanlar adeta önlerine ne gelirse gelsin silip süpürmenin peşinde koşmaktadırlar. Bu öyle bir noktaya ulaştı ki adeta bir cinnet halini aldı. Bayrağı indiren ve onu destekleyenler nasıl bir cinnet halinde iseler aynı şekilde helal haram demeden ülkeyi soyanlar, cinayet işlemekten çekinmeyenler ve daha ilerisi bu tiplerin idareci olmak için ellerin geleni yapıyor olmaları da aslında bir cinnet türüdür.

            Son yıllarda yaşanılanlar üst üste konulduğunda toplum olarak ciddi bir bunalım yaşadığımız anlaşılmaktadır. Özellikle Müslümanlar ve Müslüman olduklarında iddialı olanların para ile girdikleri sınavı kaybettikleri görülüyor. Kazanılan paranın nereden geldiğine bakmayan Müslüman iş adamları ise alt tarafta yaşayan Müslümanlara kötü örnekler oluşturmaktadırlar. Onları görenler ise islamda olmayan çok şeyi adeta islamdaymış gibi algılamaya başladılar. Müslüman olarak adlandırılan insanlar hırsızlık ve yolsuzluk yapabilmektedirler. Rahatlıkla yalan söyleyebilmekte ve kandırabilmektedirler. Bu da Müslümanların cinnetidir. Cinnet geçirme toplumun hemen her katmanında hâkim konuma gelmiştir. Ancak asıl sorun insanların cinnet geçirdiklerinin farkında olmamalarıdır. Farkında olmaları için yapılan uyarıları dikkate almadıkları gibi art niyetli olarak niteleyerek kendilerin kandırdıkları da görülmektedir. Cinnet içinden çıkmak yerine cinnetin denizinde batmayı tercih etmektedirler. Allah sonumuzu hayreylesin…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim