• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Konya -7 °C
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!

Cihan Devleti Olmaya Çalışan Türkiye

Ufuk Karadavut

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, değişen ekolojik denge ve iklim problemlerini görüşmek üzere New York’ta toplandı. Zirve kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap eden isimler arasında yer aldı. Cumhurbaşkanının Birleşmiş Milletler de yaptığı konuşmada büyük bir şok yaşandı. Salon nerdeyse tıklım tıklım dolu iken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kürsüye çıkınca salon neredeyse tamamen boşaldı. Boş masalara konuşmak zorunda kalındı. Ne konuştuğu ya da ne konuşması gerektiğinden ziyade yapılan işlem Cumhurbaşkanının ötesinde aslında Türkiye Cumhuriyetine karşı yapılan bir saygısızlıktır. 

Bunu neden söylediğimize gelince, ABD başkanı burada aslında yapılmaması gereken bir konuşmayı yaparken (IŞİD’e karşı mücadelede 4 maddelik eylem planı açıkladığını) konuşmasını dinlemek için gelenlerin Genel Kurul salonunu doldururken, Erdoğan’ın konuşması sırasında salonun boşaltılmasıdır. Aslında bu Türkiye’nin aslında bir dünya devleti değil ne kadar vahim bir duruma geldiğinin de göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ülke içinde biz ne kadar küresel güç, cihan devleti desek de aslında bunun doğru olmadığını bu toplantı bize göstermiş oldu. Salonun boş olduğunu ülkemizdeki kanallar göstermedi elbette, ancak uluslararası bazı televizyon kanalları gösterdi. Ayrıca sosyal medya olarak ifade edilen yerlerde de günlerdir çok sayıda fotoğraf halen daha yayınlanmaktadır.  Birde  ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin yine ülkemizi adeta aşağılayıcı konuşması var. Konuşmasında ülkemizi üçüncü sınıf bir sömürge ülkesiymişçesine uyarması ve beklentilerini söylemesi vatansever herkesi üzmesi gerekir. Kerry, Suriye sorunu başladığında ilk zamanlar Esad'ı devirmek için her alternatifin değerlendirildiğini ve Esad’a karşı çarpışanların desteklendiği belirterek “İŞID’i bu günlere getirenlerin aslında Esat karşıtlarını destekleyenlerdir” diyerek Türkiye’yi açıkça suçlamıştır. Elbette bunu yaparken elindeki bilgileri kullandığını düşünüyoruz. 

Suriye ve Irak topraklarına yapılan Amerikan saldırıları İŞID’ı yok etmeye yönelik çalışma olarak görmüyorum. Aslında bu tür saldırılar adı geçen terör örgütünü güçlendirecektir. Çünkü bu örgütün bünyesinde çok sayıda Türk vatandaşı bulunmaktadır. Eğer doğru ise rakamlar on binlerle ifade edilmektedir. Zaten Amerika’nın özellikle Türkiye’yi suçlaması ve konu hakkında daha fazla işler yapmasını beklemesinin altında yatan da bu olsa gerek. İŞID misyon olarak Müslümanlığı yaymak olarak kendisini tanımlamaktadır. Özellikle İslam coğrafyasından ciddi anlamda destek almaktadır. Bu destekleri de her geçen gün artmaktadır. Şimdi İslam açısından oldukça önemli olan cihat fikrini öne atarak diğer İslam ülkelerinde bulunan ya da bulunmayan küçük çaplı çok sayıdaki terör örgütünü kendi yanında toplayabilecek niteliğe kavuşmuş olabilir. Bu durumda işler daha da karışacaktır. Mesela Kerry’nin açıkladığı şekliyle Suriye'de El-Kaide bağlantılı "Horosan" grubunun daha şimdiden İŞID’e destek vermeye başladığını görüyoruz.

Cihan devleti olma iddiasındaki Türkiye güney sınırlarını kontrol edemiyor. Konu ile ilgili olarak özellikle yabancı uzmanlar ülkemizi sürekli olarak uyarıyor. Ancak bu uyarılar dikkate alınmıyor. Aslında alınması gerekiyor. Çünkü ülkemizdeki basın keskin bir şekilde ikiye ayrıldığından (%70’lik bir kısmı yandaş ve havuz medyası olarak tanımlanırken, geri kalanı muhalif basın olarak tanımlanmaya başlandı) gerçeği öğrenme imkânımız olmuyor. Ancak dış basından takip edebildiklerimizle bilgi sahibi olabiliyoruz. Şunu biliyoruz ki güney sınırlarımızda PKK’nın desteği ile tam bir savaş yürütülüyor. Bu savaşta şimdilik kazanan PKK gözüküyor. Hatta yine ülkemizi daha doğrusu Türkiye Cumhuriyetini küçük gören ve aşağılayan bir HDP milletvekili Türk askerine taş atıyor. İçinden eminim küfürlerde savuruyordur. Çünkü bu kişiler polisimizde tokatlamışlardı. Hatta daha ileri giderek Türk ve Kürt gençleri silahlanarak savaşa çağırıyorlar.

Diyeceğimiz cihan devleti olma gayretindeki ülkemiz ciddi anlamda itibarsızlaştırılmaktadır. Bu planlı bir şekilde yapılmakta ve bu planı da bizzat bizler bilerek ya da bilmeyerek uygulamaktayız. Büyük devlet büyük davranmalıdır. Bu da ancak diğer devletlerin ve toplumların size karşı davranışları ile ölçülür. Kimse sizi muhatap almıyorsa büyük devlet olduğumuzu söylemek doğruda değildir. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ss
26 Eylül 2014 Cuma 14:06
14:06
sn. Cumhurbaşkanının konuşmasını paralel kulağıyla dinlediğin salona paralel gözüyle baktığın çok belli oluyor....yapma ya.....
95.0.67.92
tt
26 Eylül 2014 Cuma 14:01
14:01
oradamıydın... gerçi orada olmana gerek yok abilerin orada....çatlasanızda patlasanızda paralel üçgen beşgen her ne olursanız olun dünya lideri, mazlumların umudu, cumhuriyet tarihinin en önemli liderlerinden biri, dünya siyasetine yön veren bir CUMHURBAŞKANI RECEP TAYİP ERDOĞAN... dünya liderlerinin tebrik sırasını göstermedilermi salon da bahsettiğin gibi boş değildi sadece seninle aynı zihniyette olan mısırın cuntacıları salonu terk etti...
95.0.67.92
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim