• BIST 99.028
  • Altın 281,437
  • Dolar 5,8739
  • Euro 6,4829
  • Konya 10 °C
  • Fotoğraflarla Barış Pınarı Harekatı
  • Bebek ve çocuk katili PKK!
  • Türkiye Barış Pınarı Harekatını neden başlattı? 5 Soruda Barış Pınarı
  • Fotoğraflarla Barış Pınarı Harekatı
  • Bebek ve çocuk katili PKK!
  • Türkiye Barış Pınarı Harekatını neden başlattı? 5 Soruda Barış Pınarı

Cihan Aktaş’ı Tanımak 2

Ümit Savaş

III.

Cihan Aktaş’ı ilk keşfetmemden itibaren düzenli okumalarımın bana hissettirdiği şey şaşkınlık ve hayranlık duygusu olmuştur. Nasıl oluyor da bütün bunları yapabiliyor, okuyabiliyor, yazabiliyordu? Bu soruyu kendisine sormaya fırsatım olmadı. Bir vesile ile sorulması ve devamında cevabının alınması gereken bir soru.

Küçük yaşlardan itibaren gelen sürekli ve derin okumaların oluşturduğu bir birikimin yansıması bütün bu yazılar. Yazı ve ilgi alanına giren konular: İslam, müslüman, kadın, şehir, kültür, sanat, toplum, mimari, resim, siyaset, özgürlük, özgünlük, gündelik hayat, politika, öykü, roman, sinema, uluslararası ilişkiler, sosyoloji, felsefe… Belki bu daha da artırılabilir. Çok farklı disiplinleri kişiliğinde eritmiş ve bu birikimi sözlü ve yazılı olarak yayınlayarak düşünce dünyasına katkılarda bulunmaya devam ediyor. Aktaş’ın bu gözle görünür başarılı ve nitelikli çalışmalarında engin bir birikimin etkisinin yanı sıra hicret halinde bir yaşamının da önemli katkılarının olduğu bir gerçek

“Haritalara bakmak ve gezi kitaplarını didik didik etmek içimde gizli ve güçlü bir heyecan uyandırıyor, yerimde duramayacak hale geliyordum” diyen Alexander von Humboldt 1799 yılında beş yıl sürecek Güney Amerika seyahatine çıkar. Seyahatten dönüp Paris’e yerleştiğinde otuz ciltlik bir seyahatname hazırlar. O zamanlar Güney Amerika hakkında yeterli harita, bitki bilimi ve yerlilerin yaşamı üzerine bilginin olmadığı dönemde Humboldt seyahatnamesinde 1600 bitki örneği toplayıp o zamana kadar bilinmeyen 600 hayvan türü keşfedip yayınlar. Humboldt’un biyografisinin adı “Bir ömre neler sığdırılır?”  Yolculuğu sırasında iki saatte bir deniz suyunun sıcaklığını ölçen, denizde avlanan balık türlerini not eden, karaya çıktığında bitki türlerinden kalker kayalara, mimariden hayvanlara, dağlara tırmandıkça her yükseklikte görülen bitki ve hayvan türlerine kadar her şeyi merakla inceleyen, ölçen ve kaydeder Humboldt. Sonra, ölüm döşeğinde şöyle der: “İnsanlar bitki bilim, astronomi, karşılaştırmalı anatomi vb çeşitli alanlarla aynı anda ilgilenmekle eleştiriyorlar beni. Bir insan etrafındaki her şeyi öğrenmek ve kucaklamak gibi bir arzu taşıyorsa, kim bu arzunun önüne geçebilir?” Evet, kimse geçemez.

Aktaş’ın da gittiği ülkeler, gezdiği ve yaşadığı şehirlerdeki gözlemleri, insanları, düşünceleri ve kültürleri, insanları gözlemleme, tasvir etmedeki özel yeteneğini eserlerinde kolaylıkla gözlemleyebiliriz. Hayatta üstünkörü bir bakışlar kolayca yakalayamayacağımız mekan ve insandaki detayları, psikolojiyi, düşünceyi ince ince nakış işler gibi uzunca anlatır yazılarında.

Aktaş’ın bu birikim, rikkat, anlama çabası, entelektüel kişiliği ve vizyonu; kısırdöngü içerisinde kalan ve kendini tekrar eden yazarların düştüğü bayağılıktan, tutarsızlıktan, dönemsel savrulmalardan kendisini korumuştur. Tıpkı Humboldt’ta olduğu gibi derin bir merak, Müslümanca bir kaygı ile ilgi alanına giren her alanda üstünkörü bilginin ötesine geçerek okumalar yapıp anlamaya çalışmış ve kendi algısını yazarak paylaşıma açmış bir yazar Cihan Aktaş.

Yazıların içeriği ve içeriğin derinliği göz önünde bulundurulduğu zaman, o kadar farklı alanlarda eserler ortaya koyuyor ki, kitapla, kültürle, sanatla, siyasetle, sinemayla, mimariyle, şehirle, insanla ünsiyet kuran bir okuma yapıyorsanız Cihan Aktaş ile yolunuz bir şekilde karşılaşacaktır. Farklı okuma alanlarıyla ilgili ismini ilk kez duyduğum yazarları onun yazıları sayesinde tanımış, okumuşumdur. Belki farklı dönemlerde yaşamış olsaydık daha övgü dolu satırlar yazabilirdim. Şu anda da yazabilirim ancak bundan öncelikle kendisinin rahatsız olacağının farkındayım. Tanımakta ve okumakta geç kalmış bir okur okuyorsa bu satırları şayet ilgi alanıza hitap eden bir eseriyle okumaya başlamakta daha fazla geç kalmayın derim. Ben 25 yıldır okuyorum.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim