• BIST 89.412
  • Altın 146,694
  • Dolar 3,6411
  • Euro 3,9163
  • Konya 14 °C
  • Galatasaray FETÖ'cülerden temizlenmeli
  • Bugün seçim olsa hangi parti yüzde kaç oy alır?
  • Selin Sayek Böke koalisyonları öve öve bitiremedi
  • Galatasaray FETÖ'cülerden temizlenmeli
  • Bugün seçim olsa hangi parti yüzde kaç oy alır?
  • Selin Sayek Böke koalisyonları öve öve bitiremedi

CHP'li abla(!)lar...

M. Ali Elmacı

Konya'da CHP'li bayanlar ev ev geziyormuş.

Malzeme çok! ellerinde.

Malzeme derken proje demedim.

O zaman...

Proje yoksa başka malzemeler bulmaları lazım ya... Onlar da bulmuşlar.

'Başbakan diktatör'...

Neden?

'Twitteri yasakladı'.

Gittikleri evlerde bunu söylüyorlarmış. 'Başbakan twitteri yasakladı'

Devamı var, onu da yazacağım ama böyle bir başlangıç cümlesine güldüğümü ama sadece güldüğümü söylemeliyim.

Başlangıç gülünç ama cümlenin devamına korkunç mu desem daha mı gülünç desem? bilemedim.

Ona siz karar verin.

Bekleyin neden güldüğümü de yazacağım.

Önce cümlenin devamını yazayım.

Efendim, twitteri yasaklamış ya, devamında da 'şeriatı getirecekmiş'.

Yanlarında abla olduğunu unutarak.

Ablalar hem CHP hem de MHP'ye oy toplarken ve yanınızda onların temsilcileri varken diyeceksiniz ki, 'Erdoğan Türkiye'ye şeriatı getirecek'.

Şeriat dediğiniz nedir ki?

Başörtüsü mü?

Yahu bu nasıl tezat?

Yanlarınızda başörtülü insanlarla ev ziyaretleri yapıp CHP'ye oy isteyeceksiniz ve şeriattan bahsedeceksiniz.

Şeriat nedir?

Hakikaten bu hanımefendilere soruyorum, bu sorunun cevabını biliyor musunuz?

Hadi bunları anladık da...

CHP'ye oy isteyen ablalara ne demeli?

Bu soruyu bir de onlara yönelteyim; Şeriat nedir?

Hani sizler yıllarca o başörtüsü için savaş vermiştiniz.

Hani davanızdı...

Hani kavganızdı...

Ne değişti de, sizinle başörtüsünü şeriat zannedip, sizi ikna odalarına mahkum edenlerle aynı noktada buluştunuz?

Soruları çoğaltmak mümkün...

Sadece gülüyorum bunlara...

Gülümseyişimin nedeni bu.

Buna sadece gülümsüyorum.

Ama öyle bir mesele var ki, ancak kahkaha atılır. Hayatında eline kalem almamış teyzeye "bu Başbakan twitteri kapattı, şeriatı getirecek"  cümlesine ne yapmalıyım?

Hoş...

Kendileri de twitterden kaç paylaşım yaptı o da tartışılır. Ya da hesabı var mıydı?

Neyse...

Kimseyi sosyal medyayı kullandığı ya da kullanmadığı için yargılayacak değilim ama düştükleri durum gülünç.

Bir de bunu Konya'da yapıyorsanız...

Bir tavsiyede bulunayım mı?

Siz açık kalan diğer paylaşım sitelerden ablalarla mesajlaşın...

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
misafir
26 Mart 2014 Çarşamba 15:28
15:28
Ateşle oynuyorlar matmazel!
Otoriter rejimlere has ve dünyanın tepkisi umursanmadan devam eden Twitter yasağı rezaleti tek başına ülkenin gidişatı için endişelenmemize yeter.Dünyanın gözünde artık haklı olarak özgürlüklerin tehdit altında olduğu ülkeler ligindeyiz. Türkiye’nin cazibe merkezi olma özelliğini kaybetmesi çok mümkün. Hükümet yolsuzluklar konuşulmasın diye her şeyi perdelemeye çalışırken dışarıdan tablo net biçimde görülüyor. İngilizce yayın yapan Rus televizyonu bile geçen gün bana 25 Mart’ta çıkması beklenen kasetleri sordu! Bir şehir efsanesine dönen bu uygunsuz kaset meselesi inşallah dedikodu olarak kalır, ama zaten Ruslara da dediğim gibi bir hükümetin itibarını kaybetmesi için uygunsuz kasetlerden medet ummayı beklemek yeterince düşündürücü. Onca yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma, medyaya müdahale kasetleri fazlasıyla vahim değil de özel hayatların ortaya saçılması mı vahim? İçinde kamu yararı olmayan hiçbir malzemeye kimse itibar etmemeli.Allah kuluna taşıyamayacağı yük vermeyeceğini söylüyor. Bu kural ülkeler için de geçerli olmalı. Zira dertleri dört bir koldan yaşamaya devam ediyoruz. Yanı başımızdaki yangın yeri Suriye’nin kangrene dönen durumu ortada. Basiretli dış politika yapıcılarının birkaç ayda biteceğini söylediği kriz çoktan içinden çıkılmaz bir hal aldı. Suriye, biz de meseleye taraf olduğumuzdan ve sınırımız yol geçen hanına döndüğünden bu yana bir milli güvenlik zafiyeti. Uçağımız düşürüldüğünde ya da tarihimizin en büyük kayıplı terörist saldırısı Reyhanlı’da yaşandığında misilleme yapmamak, tuzağa düşmemek mantıklı seçimlerdi. Ne var ki ‘devlet büyükleri’ ki aslında bu tabir bile devleti yönetenlere ne kadar hak etmedikleri ve gereksiz payeler veren bir kültüre sahip olduğumuzun göstergesi nedense seçimlere bir hafta kala Suriye’nin hava sahası ihlallerinin bize tehdit oluşturduğuna kanaat getirdi ve pazar günü bir Suriye uçağı düşürüldü. Açıklamalara göre Suriye uçağı hava sahamızı bir kilometre ihlal etmiş. Bu mesafe aslında bir uçak için lafı bile edilemeyecek kadar önemsiz. Haliyle, bu uçak düşürme meselesinin seçimler öncesinde hamaset pompalamak için bir araç olduğu düşüncesi akıllara geliyor. Başbakan’ın, ne yapsa peşini bırakmayan ve bırakmayacak yolsuzluk konusunu unutturmak için Twitter’ı bile kapatmayı göze aldığı düşünülürse akla yatan bir senaryo. Ne var ki, vatan sevgisini tekellerine alan ve kendileri gibi düşünmeyen herkesi kolayca ihanetle yaftalayanlar bu ihtimali dillendirenleri hain ilan etmekte gecikmedi.Milli güvenlik ve çıkarlar elbette hepimizin kırmızı çizgisi. Ülkemiz menfaatlerine yönelik her saldırıda siyasi duruştan bağımsız olarak birleşiriz, ama ne zamandan beri hükümet politikalarını eleştirmek vatan haini olmak için yeterli? Başbakan’ın elinde bir ‘imanölçer’ olduğu gibi bu suçlamayı yapan Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun elinde de bir ‘vatanseverlikölçer’ mi var?Geçmişte rejim laikliği bir kalkan olarak kullanır, makul eleştirileri bile rejim yıpratılmak isteniyor diye engellerdi. Şimdi de vatan hainliği yaftası kullanılarak benzer bir kalkan oluşturuluyor.Türkiye sınırları dışındaki tek toprağımız olan Suriye’deki Süleyman Şah Türbesi’nin terör örgütü IŞİD tehdidi altında olması hükümet için seçim arefesinde kahramanlık yaratma girişimine dönüşmemeli. Seçimleri istiklal savaşı ilan eden bir başbakan kendi ikbali için ateşle oynamayı göze alabilir, ama tüm ülkeyi peşinden maceraya sürükleme lüksü olmamalı.
Böyle bir felaket ‘sağlam irade’ kartını oynamak isteyen Başbakan’ın hariç kimsenin işine yaramaz elbette. Ne yazık ki Türkiye ülke çıkarlarını değil, kendi kurtuluşunu ilk sıraya koyan bir iradenin insafına kalmış durumda. Vatandaşın elindeki tek ve en önemli koz ise oy. İşte bu nedenle 30 Mart tarihi önem taşıyor.
78.163.21.104
ismet yavuz
25 Mart 2014 Salı 23:56
23:56
Muhalif bey,
Benim aklıma hakkında MAHKUMİYET KARARI VERİLMİŞ CEZASINI HAPİSHANEDE ÇEKMİŞ olan CHP li İSKİ genel müdürü gelir.Senin aklındakiler hakkında daha iddianame bile hazırlanmamışken iftiraya maruz kalanlardır.
88.252.238.195
ismet yavuz
25 Mart 2014 Salı 23:39
23:39
Muhalif bey, Hırsız deyince mahkeme kararıyla ceza almış CHP'li İSKİ genel müdürü, SSK yı dolandırmaktan CHP li kendi bakanı MUSTAFA KUL tarafından görevden alınan ve RAHŞAN AFFIYLA KURTULAN kılıçtaroğlu gelir. Senin aklındaki cemaat ve kılıçdaroğlu'nun meydanlardaki söylediği insanlar hakkında daha iddianame bile hazırlanmamışken sen hangi vicdanla bu insanları HIRSIZ ilan edebiliyorsun.Bu arada hatırlatayım KEMAL efendiye RIZA ZARRAF 100 MİLYAR,BAŞBAKAN 200 MİLYARLIK tazminat davası açtı. KILIÇDAROĞLUNN BAŞBAKANA bu güne kadar ödediği tazminat KONYADAN İSTANBULA kadar yol oldu ama adam utanmıyor ki.
88.252.238.195
Pervin Şakalak
25 Mart 2014 Salı 19:41
19:41
Tabi Konya ve Konyalılar belli.Konya dışında da belli.Ehli sünnet vel cemmat düsturu edinen,kıldığı namazın bile propogandasını yapan bir ahali.
88.226.13.0
adsız
25 Mart 2014 Salı 18:30
18:30
Arkadaşlar CHP kendi kendinin korkulu rüyası olmuş başkasının onlqrdan korktuğu falan yok
5.47.200.111
Muhalif
25 Mart 2014 Salı 14:47
14:47
İsmet Bey, haklısınız, ama hırsız deyince insanların aklına kimlerin geleceğini düşünün, o daha büyük bir felaket değil mi ?
195.177.206.65
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim