• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Konya -4 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

CHP ve MHP’yi kutluyorum

Ufuk Karadavut

Türkiye’de patronlar kulübü olarak bilinen Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) son günlerde meclise girme ihtimali yüksek olan parti liderlerini makamlarında sözlü sınava tabi tutmaya başladı. Davet ettiği siyasi parti liderlerini basının önünde sınava tabi tutarken bir süre sonrada basını dışarıya çıkararak özel olarak görüşmeler yapıyor. Patronlara bakılırsa bu gayet normal bir davranış. Kimsenin de bunu yadırgamamsı gerekiyor. Çünkü Türkiye’de paranın sahipleri onlar ve paranın yönünü belirleyecek olan iktidarın kendi tercihleri yönünde karar alması çok önemli. Bu nedenle eleştirenleri dikkate dahi almıyorlar.  Bize söylendiği kadarı ile onların yaptıkları veya yapmak istedikleri Türkiye siyasetine yön vermesi beklenen liderlerin görüşlerini almak ve iktidar olduklarında neler yapabilecekleri konusunda patronların görüşlerini onlara iletmek.

Bazı parti liderleri bu sınava girdiler. Hem basın önünde hem de basına kapalı olarak yapılan sınavda kendilerinin ne kadar iyi olduklarını anlatmaya çalıştılar. Yeterince anlatabildiler mi? Özellikle basına kapalı toplantılarda liderlere neler soruldu, neler istendi. Liderler kendilerinin desteklenmesi durumunda neleri yapabileceklerinin ifade ettiler. Ya da yapamayacaklarını söylediler. Bunları bilemiyoruz. Her hangi bir açıklama yapmadılar. Yapılan tek açıklama patronlar kulübünün başkanının ‘Genelde memnunuz’ şeklindeki açıklamasıydı. Bundan sizler ne anlarsanız anlayın.

Bu sınava iki parti lideri katılmadı. Birisi Cumhuriyet Halk Partisi lideri Deniz Baykal, diğeri ise Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli. Sayın Devlet Bahçeli ‘Siyasi partiler Türkiye’nin kaderini ilgilendiren konularda huzuruna çıkacağı makam, milli iradenin yegâne kaynağı ve sahibi Türk Milletidir’ derken, Sayın Deniz Baykal ‘Yoğun işlerim var. İstanbul’a gelemem. İsterseniz siz Ankara’ya gelin. Ekonomiyi, AB’yi ve diğer konuları burada size anlatayım’ demişlerdir.

Bu toplantılara katılmak mı daha iyi katılmamak mı?. diye sorarsanız her zaman halkın yanında olmanın daha doğru olduğunu söylerim. Zenginler kulübü olarak ta bilinen bir oluşumun belli kesimlere hitap ettiği bilinen bir gerçek. Ayrıca onların öncelikli düşüncesi her zaman ve zeminde daha fazla kazanmaktır. Vatandaşın durumunun ne olduğu onlar için fazla önemli değildir. Kendi şirketleri iyi kazansın, iktidarlar onların her dediğini yapsın yeterlidir.  Bunu yaptıktan sonra hangi parti ya da hangi lider iktidar olursa olsun onlar için önemli değildir. Bunun tam tersini düşünürsek. Onların istediklerini yapmayan, onlarla uyum içerisinde çalışmayanlar ‘işe yaramaz’ insanlardır. Elbette bu kişiler büyük paraları ellerinde tuttukları için büyük insan konumunda bulunuyorlar. Bu nedenle de gerek ülke içindeki ve gerekse de ülke dışında milleti etkileyebilecek yönlendirme mekanizmalarını iyi kullanabilmektedirler. Böylece halkı etkilemeye çalışmaktadırlar.

Yakın zamanda seçim olması nedeniyle bu sınava katılmayan CHP ve MHP’nin programları ne kadar iyi olursa olsun yönlendirme mekanizmaları ile bu programların hiçbir işe yaramayacağını anlatmaya çalışacaklardır. Bu iki partiden CHP yine şanslı. Ülke içinde CHP’nin ayakta kalması için çalışan çok. Cumhuriyet mitinglerinin içeriğini bile zaman içerisinde sol birleşsin şekline soktular. Diyeceğim CHP’nin ülkenin içindeki bazı karar mekanizmalarında desteği var. Bu konuda şanssız olan MHP’dir. Bu nedenle seçim zamanında en çok eleştirilecek ve belki de yerden yere vurulacak olan parti olacaktır.  Yönlendirme mekanizmaları MHP’nin geçmişte ne kadar (kendilerine göre) yanlış işi varsa abartarak ve milleti yanıltarak anlatmaya çalışacaklardır. Yalan yanlış, ahlaki ya da gayri ahlaki olması önemli olmayacaktır. Önemli olan istenilen şekilde başarılı olunmasıdır. Kapitalizmin ana felsefesinde olduğu gibi.

O halde bu partilerin yapacakları en iyi iş, çok iyi bir şekilde organize olarak halkın içerisine karışarak memleketi karış karış gezerek halka durumu anlatmalarıdır. Söylendiği gibi icazeti halktan alacaklardır. Bence birilerine verilecek en iyi cevap bu olacaktır. Halkın yanında olmak, onu anlamak ve onun düşüncelerini gerçek anlamda yansıtabilmek önemlidir. Rahmetli Erol Güngör’ün deyişiyle ‘Halkı anlamak milliyetçiliğin temelidir’.

CHP temel ilkeleri arasında yer alan, MHP ise parti isminde ve temelinde yer alan milliyetçilik fikrini ön plana çıkararak doğru olanı yapmışlardır. Vatandaşın yüreğindeki gibi davranmışlardır. Sermaye sahiplerinin önünde dik durmuşlardır. İnşallah bu duruşları hep böyle olur. Her iki parti liderini ve yetkililerini kutluyorum.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim