• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Konya 0 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Çay ve simit üzerine

Ufuk Karadavut

Mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı. Herkesin çok iyi bildiği gibi TÜİK rakamların küçük çıkması için elinden geleni yapıyor. Bütün uğraşlarına rağmen TÜİK’in belirlediği rakamlara göre TÜFE Mayıs ayında % 2,42 oranında arttı. Böylece 2011 yılının ilk 5 ayında enflasyon % 4,93 olarak belirlendi. Yani bu şu anlama geliyor. Aldığınız ücret, bir memur altı ayda % 4 zam alacağını düşünürseniz % 0.93 oranında bir gelir azalması olduğu anlamına gelir. Daha net anlaşılması için bu konuda Türkiye Kamu-Sen’in yaptığı çalışma sonuçlarına göre; 2011 yılının ilk 5 ayında hizmetli maaşı 11,3 TL, lise mezunu bir memurun maaşı 11,8 TL, öğretmen maaşı, 15,2 TL, pratisyen hekimin maaşı 19,3 TL, mühendis maaşı ise 22,1 TL eridi. Ortalama memur maaşlarındaki erime aylık 14,4 TL olmuş. Aldığımız zammı daha bir sonraki zam dönemine yetiştirme imkânımız kalmıyor. Hemen gelen zamlarla bu elimizden alınıyor. Bunun anlamı ekonomiyi idare edenlerin gerçekten başarılı bir şekilde idare ettikleridir(!). Çünkü verdiklerinden çoğunu şimdiden almışlardır. Almaya da devam edeceklerdir. Çünkü bu veriler ilk beş aylık verilerdir. Haziran ayında da enflasyonun bu şekilde yüksek çıkması beklenmektedir. Hükümet seçim ekonomisi uyguladığı için bütün muslukları açmış ve bol miktarda harcama yapmaktadır. Bu nedenle enflasyonun da yüksek çıkması beklenmektedir. Enflasyon artıyor hemen her gün bir şeylere zaman geliyor. Özellikle yakıt fiyatları her gün artıyor. Ancak ne hikmetse bu görmezden geliniyor. Başka hükümetler zamanında bas bas bağıranlar şimdi bunu hiç gündeme bile getirmiyorlar. “Yandaş” terimi boşuna kullanılmıyor demek ki.

Ama benim asıl anlatmak istediğim yine Türkiye Kamu-Sen AR-GE Merkezi'nin araştırmasına göre, son 9 yıllık dönemde memur maaşlarının ne hale geldiği ve simit ve çayın bile lüks tüketim malzemesi haline gelmek üzere olduğudur. Hükümetin iktidara geldiği 2002 yılı Kasım ayında ortalama memur maaşı 531 TL, asgari ücret ise net 184 TL imiş. Bu dönemde bir adet simit ise 0,2 TL’den satılıyormuş. 2011 yılına gelindiğinde ortalama memur maaşı 1545 TL, asgari ücret ise 630 TL olurken, simit fiyatları aynı dönemde 5 kat artarak 1 TL’ye ulaşmış. 2002 yılında maaşı ile ayda 2655 simit alan memur; bugün ortalama maaşı ile ancak 1545 simit alabilmekte. 2002 yılında asgari ücretli maaşı ile 920 simit alırken, bugün ancak 630 simit alabiliyor. Buna göre son 9 yılda, memur maaşları simit fiyatları karşısında reel olarak % 42, asgari ücretli ise %31,5 değer kaybetti. İktidara gelmeden önce seçim meydanlarında sürekli simit hesabı yaparak, işçi, memur maaşlarının ve asgari ücretlerin düşüklüğünü ortaya koyan yetkililer; iktidara geldikten sonra memurun elinden aylık 1110; asgari ücretliden ise 290 simidi almış oldu.

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin hazırladığı memur-simit endeksi, 2002 yılında 100 iken, 2011 yılında 58’e geriledi. Benzer durum, çay fiyatları için de geçerli. 2002 yılında kahvehanelerde ve çay ocaklarında 0,1 TL’den satılan bir bardak çayın fiyatı bugün 4 kat artarak 0,5 TL’ye yükselmiş durumda. Buna göre 2002 yılında bir memur maaşı ile 5310 bardak çay alabiliyordu, 2011’de bu rakam 3090 bardağa düştü. 2002 yılında asgari ücretle 1840 bardak çay içebilen bir işçi bugün ancak asgari ücretle 1260 bardak çay içebiliyor. Buna göre çay fiyatı karşısında da memur maaşları %42; asgari ücret ise 31,5 oranında erimiş oldu.

Bu hesaba göre dört kişilik bir ailenin her öğünde bir simit ile iki bardak çay içtiğini hesap ettiğimizde, aile günlük toplam 24 bardak çay ve 12 adet simitle günü geçirmek zorunda kalıyor. Bu da günlük 24 TL’ye gelir ki; bir ailenin yalnızca simit ve çayla yaşamını sürdürmesi için aylık en az 720 TL’ye ihtiyaç var. Asgari ücretli bir ailenin simit ve çayla dahi beslenebilmesi için aylık 90 TL’ye daha ihtiyacı var. Oysa 2002 yılında bir asgari ücretli ailesinin karnını çay ve simitle doyurduktan sonra geriye 40 TL parası kalıyordu.

Hesap ortada kim ne derse desin rakamlar birilerini yalanlarken, birilerini ise doğruluyor. Ama bunu görmesi gerekenlerin görmesi ve üzerinde düşünmesi gerekiyor. Ey Türkiye iyi düşün sana çok güzel süslenmiş ve aslında sana ait olmayan sanal bir resim mi gerekli yoksa hayatın gerçeği mi? Eğer hayatın gerçeği diyorsan bir an önce silkin ve kendine dön. Ama bana bu resim lazım diyorsan sanal âlemde dolaşmaya devam et. Ama bunun da yakın zamanda elinden alınacağını da asla unutma…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Kirpi
10 Haziran 2011 Cuma 16:12
ah siz sendikacılar
fotoğrafından bakımlı ve yakışıklı olduğun anlaşılıyor.Yani tam bir sendika ağası olma yolunda ilerleyen elemansın.
İşiniz gücünüz simit çay edebiyatı başka bir karşılaştırma argümanınız yok. olsa da işinize gelmez.
Utanmadan simidi 1 Tl. Çayı 0,50 Krş diye yazmışsın.
Simit sarayındaki bu fiyatlar zaten normal.
Madem bu kadar bilgilisin siyasete atla başbakan ol işcileri abad et te görelim.
85.110.82.111
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim