• BIST 97.583
  • Altın 145,649
  • Dolar 3,5726
  • Euro 3,9955
  • Konya 17 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

Çavuş Beldesi..

Seyit Küçükbezirci

Çavuş Beldesi, Sonsuz Şükran Köyü ve büyük bir şans

 

   Karışık duygular içindeyim… Çavuş’a doğru gidiyoruz. Hüzün, sevinç, umut; medler cezirler gibi gönlümde. Beyşehir köylükleri sağımızdan solumuzdan akıyor; bir nehir gibi. Direksiyonda Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Adem Alemdar; koltuklarda Memleket Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Uğur Özteke, deneyimli gazeteci Metin Oralöz. Yaşıma hürmeten öne oturtmuşlar; “-Anlat abi” diyorlar. Anlatayım da, ben orada değilim ki. Kırk yıl geriye gitmişim; 1970’leri gün gün, ay ay, yıl yıl yaşıyorum; zihnimdeki belgeselde.

KÖY KALKINMA İDEALİSTLERİ; AŞK VE SEVDA YILLARI…

   1970 başları, yani, kırk yıl öncesi. Konya köylerinde bir “Kalkınma Seferberliği” başlatıldı, “Köy Kalkınma Kooperatifleri” eliyle; “Toprak ve Su Kooperatifleri” eliyle. Konya toprağında, ovasından ormanına kadar iki yüzden fazla köy ayağa kalkmış. Beyşehir köyleri başı çekiyor; Çavuş Köyü Kalkınma Kooperatifi en önlerde.

   Hep yollardayız o yıllar; her köyde, köyün yeraltı yerüstü imkânlarını harekete geçirmek için. Avrupa, Amerika köylerinde ne varsa bizim köylerimizde de olmalı; diyerek. Süt değerlendirme, meyve-sebze değerlendirme, balık üretim çiftlikleri, soğuk hava depoları, halı dokuma tesisleri; yüzlerce proje/fizibilite koltuklarımızda.

   Çavuş’un Yayları’nda İlimen’de, Deştiğin’de dağları karış karış geziyoruz; madenleri bulup çalıştırmak için. Almanya’ya kafileler halinde köylüler gönderiliyor, işçi olarak. Gidecekler, çalışacaklar, kazanacaklar; köylerindeki kooperatifin kurmaya giriştiği sanayi tesislerine kaynak aktaracaklar.

   Aracımız kilometreleri yuta yuta Çavuş’a doğru akıyor. Eskilerin, kırk yıl öncesinin “Çavuş”unu düşünüyorum, gözlerim kapalı.

“SELÂM DUR BÂB-I ÂLİ; KÖYDEN ÇIKIYORUZ KÖYÜ YAZMAK İÇİN”…

   1960’lar “Pürçüklü Sokak”ta Şehir Postası’nı yayınlıyoruz. Hangi köyde kalkınma bâbında, çağdaş kültür bâbında bir kımıltı var, biz onun desteğindeyiz. “Çavuş’lu Aydınlar”la tanışıyoruz bir bir. Kimiyle Selçuk

Eğitim’den birlikte mezun olmuşuz; kimi tanınmış eğitimci, bizden önceki kuşaklardan.

   Pürçüklü Sokağın kahvelerinde, çay ocaklarında sayısız günler; hep “Çavuş” üstüne söyleşiler. Mehmet Şahin bir gün “Bab-ı Âli’ye karşı çıkacağız. Kendi sesimizi kendimiz duyuracağız. Başka çare yok” dedi;

çay ocağında. Mehmet Şahin, sürekli birlikte gezdiği, dostu, müfettiş Mehmet Özkan, Kasım 1966’da, fırtınadan yer gök karışık bir ikindide bir dergiyle çıkageldiler. AKTEPE ÇAVUŞ KÖYÜ DERGİSİ’ni yayınlamışlardı; “Çavuş Köyü Güzelleştirme ve Yurt Yaptırma Derneği” adına. Sahibi Mehmet Erdoğdu, Yazıişleri Yönetmeni Mehmet Yılmaz. Mehmet Şahin’den, Ayten Özkan’a kadar üç kuşak Çavuşlu “Çavuş” için yazıyordu. “Aktepe” Çavuş’ta bir tepe; köyün sembolü.

   İstanbul basınına, “Büyük basın”a da bir sitemleri var; köye köylüye ilgisizliği için bir “dikilme”leri var,

“Selâm dur bab-ı Âli, köyden çıkıyoruz, köyü yazmak için” diyerek…

   Biliyor musunuz; “Aktepe Çavuş Köyü Aylık Fikir, Sanat, Eğitim Dergisi” Türkiye’de  “Köyden Çıkan İlk Sanat Dergisi olarak basın tarihlerine geçti.

   Aktepe’leri yanımda Çavuş’a götürüyorum; “Sonsuz Şükran Köyü”nde göstermek için.

“YOKLUĞU YENME SAVAŞI”NDA ÇAVUŞ DA VARDI

   Eski Çavuş’u düşünüyorum, gözlerim kapalı.

   Yüzlerce köyden çıkan “Köylü önder”ler, “Köylü idealistler” yokluk içinde bocalayan köylerinde, kalkınmak için “taş üstüne taş koymak” peşindeler… Karşılarında “statikocu” bir kadim güç onları “komünistlik”le karalama peşinde.

   Nisan 1973’de “Türkiye Kooperatifler Haber Ajansı”nı kuruyoruz; bir okuldan ödünç alınan bir teksir makinesi ve üç top teksir kâğıdıyla. Artık, her ay günlük, haftalık, aylık 1350 yayın organına, radyolara ulaşıyoruz. Servis edilen ilk haberlerden biri: “Çavuş Kasabası Bölge Kalkınma Kooperatifi Dokuz Köy ve Kasabanın Ürünlerini Değerlendirecek”. Dün gibi hatırlıyorum; Van’dan İpsala’ya kadar iki yüzden fazla gazeteye girmişti bu haber.

   Sonra, Anadolu Basını’na servis devam etti: “950 Bin Liraya Mal Olacak Çavuş Meyve-Sebze Değerlendirme Tesislerinin Temeli Törenle Atıldı”. Sonra, Ağustos 1973’de “Çavuş Kasabası Kalkınma Kooperatifi Kasabada Trikotaj Kursu Açılmasını Sağladı” haberi.

   Çavuş, onlarca aydın yetiştirmiş bir kasabaydı; aydını, köylüsü, kentlisi Çavuş’ta güzel şeyler yapmak için güçbirliği etmişti.

   Osman Ünsalan’ı hatırlıyorum. Kooperatif başkanı olarak ne çok koşmuştu, ne çok sıkıntılarla karşılaşmıştı. Sordum, “Çoktan öldü” dediler.

   Edirne’den Ardahan’a kadar on binden fazla köyde kurulan köy kooperatiflerinin 1960’da başlayan on beş yıllık “aziz çabası” iki yüzden fazla Konya köy kooperatifinin girişimleri “12 Eylül Askeri Darbesi”ne çarptı. “Büyük Sermaye”nin karşısına “Köylü Halk Sermayesi”nin çıkması istenmiyordu; “söndürmek” için ne lâzımsa yapıldı.

“ÇAVUŞ ULUSLARARASIĞ SANAT GÜNLERİ”; UMUT VERİCİ BİR IŞIK

   Adem Alemdar, Uğur Özteke, Metin Oralöz “Sonsuz Şükran Köyü”ndeyiz. Çavuş Beldesi Belediye Başkanı Mehmet Çiğdem karşılıyor, bizi… Onlarca ünlü sanatçının yaptırdığı kerpiç evlerin arasındayız. Yüzlerce yıldan sürüp gelen “Çavuş Köy Mimarisi” bire bir örnek alınmış. Kerpiç, ağaç örtüler, kamış çelenler.

   “Çavuş Uluslar arası Sanat Günleri” 24 Ağustos’ta başlamış; 28 Ağustos’a kadar da sürecek. Biz ikinci gündeyiz. Çavuş Beldesi meydanında bir panele katılacağız. “Konya Basın Tarihi ve Yerel Basının Gücü” konulu; Adem Alemdar yönetiminde.

   Bu yıl, “Çavuş Belediyesi’nin 40. Kuruluş Yıldönümü”. Belediye Başkanı Mehmet Çiğdem; Çavuş’un tutkulu, genç, hizmet için içi içine sığmayan çocuğu. “Kırkıncı kuruluş yılımızı kırk ayrı sanat etkinliği gerçekleştirerek kutluyoruz” diyor. Çavuş’u, Türkiye’de herkesin bildiği bir belde yapmak için çırpınıyor.

“SONSUZ ŞÜKRAN KÖYÜ”NDE SANATIN HALKLA KAYNAŞMASI…

   Çavuş Uluslararası Sanat Günleri’nin ilkinde AKP Konya Milletvekilleri Mustafa Baloğlu, Ayşe Türkmenoğlu; Konya il Genel Meclisi Başkanı Ali Selvi de bulunmuş; Ali Selvi “Konya’da Kırsal Kalkınma Sempozyumu”na başkanlık etmiş.

   Çavuş’ta dolu dolu sanat günleri. “Duayen sanatçılar” Çavuşlu çocuklarla atölye çalışmaları yapıyor, ressamlar Çavuşlular’ın portrelerini çiziyor. Sonsuz Şükran Köyü sanatçılarından Meltem Gikas, Çavuşlu genç kızların yöresel kıyafetleri ile düzenledikleri gösteriyi yönetiyor. Sanatçıların evlerinin ortasındaki meydana yapılan “Dört Büyük Uygarlığın Çeşmesi”nin açılışını Akkanat Holding’in Başkanı Ali Akkanat yapıyor; “Ben bu toprakların delisiyim; bu topraklar için iyi güzel ne yapılırsa ben destekleyicisiyim” diyor.

   Sonsuz Şükran Köyü’nde yapılan Çavuş mimarili köy evlerinin “İlk yerleşen”i köyün “Sanat Tanıtım Yönetmeni Fügen Akkemik” herkese yardımcı. Sorumluluk duyan bir aydın...

“ÇAVUŞ BELDESİ” NİN HALKINA KATILAN AYDINLAR

   Yüze yakın Türk aydını köyü yaşamak; yaşadıkları toprakların insanlarına sanatsal katkılarda bulunmak için Çavuş’talar. Çavuş toprağında yetişmiş, “Kız Kardeşim”in, diğer adı ile Mommo’nun ünlü yönetmeni Mehmet Taşdiken “Sonsuz Şükran Köyü”nün fikir babası. Taşdiken’e inanıp gelmişler bu topraklara. Halka hizmet için.

   Bir “Çavuş” derken, ağzından biri “Çavuş” dökülen Belediye Başkanı Mehmet Çiğdem’den, “Yeni Çavuşlular”dan bir kısmını saymasını istiyorum. “Tiyatro ve sinema oyuncuları: Bulut Aras, Halil Ergün, Mustafa Uzunyılmaz, Gafur Uzuner, Arda Esen, Mehmet Usta” diyor. “Ressam ve heykeltıraşlar: Işıl Karaçor, Meltem Gikas, Kamer Batıoğlu, Fatoş Yalçınkaya, İlknur Sanal” diyor. “Bilim adamları: Prof. Nilüfer Narlı, Prof. Hakan Ekmekçi, Prof. Birsen Çetin, Prof. Râna Ramazanoğlu” diyor. “Yönetmenler Derviş Zaim, Atalay Taşdiken, Yüksel Aksu, Reis Çelik, Ezel Akay” diyor. “Reyhan Gürtuna, Tülin Sazak da köyümüzde” diyor. Ünlü modacı Cemil İpekçi de Sonsuz Şükran Köyü’nün sevdalısı...

BU GÜZEL BİR ŞANS: SÜRDÜRMEK İÇİN GÖNÜL BİRLİĞİ GEREK

   Çavuş Beldesi’nde kurulan “Sonsuz Şükran Köyü” İstanbul sanat dünyası ile Konya’nın bir köprüsü oluyor. Eminim, gelecekte İzmir’den de, Ankara’dan da katılımlar olacak. Konya’nın gerek bütün yurda, gerek başka ülkelere adını duyurmaya; onlarla diyaloğa o kadar ihtiyacı var ki. Bir “Bozkır Şehri” olmadan çıkıp dünyada söz söyleyen bir şehir olmamız gerek.

   Tüm Türkiye’ye, daha sonraları dünyaya açılmak için “Sonsuz Şükran Köyü sanatçıları” Konya için bir önemli şans. Köyün kurulmasının önderi Mehmet Taşdiken de, Belediye Başkanı Mehmet Çiğdem de “Çavuş İçin” bir şans.

seyit-kucukbezirci-(1)-001.jpg

seyit-kucukbezirci-(2)-001.jpg

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
metin arslan
08 Eylül 2012 Cumartesi 14:56
tebrikler
gazetenizi ve sizi böyle sanatsal çalışmaları köy kasaba demeden takip ettiğiniz için tebrik ederim
88.248.246.47
Yavuz Çolak
03 Eylül 2012 Pazartesi 14:52
Konyalılar olarak sizlere minnettarız...
Konya Kültürünün önemli simaları olarak eserler bırakıyorsunuz, sizlere olan saygımız, minnetimiz sonsuzdur. Konya için dikilen her taş, sayın Mehmet Taşdiken'in soyadına yakışıyor doğrusu. Yazdıklarıyla, gelecek nesillerin en sağlam kaynakları arasında yerini alacak olan Sayın Küçükbezirci'nin de ellerinden öpüyoruz...
195.175.75.254
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim