• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Konya 5 °C
  • Columbia Üniversitesinden Prof. Wagner: Gülen, Türkiye'nin Usama bin Ladin'i
  • FETÖ'nün TSK'daki fişleme işini "Bilgin" yapmış
  • Ağbal: Taşeronlarla ilgili düzenleme yıl sonuna kadar Meclise gelecek
  • Columbia Üniversitesinden Prof. Wagner: Gülen, Türkiye'nin Usama bin Ladin'i
  • FETÖ'nün TSK'daki fişleme işini "Bilgin" yapmış
  • Ağbal: Taşeronlarla ilgili düzenleme yıl sonuna kadar Meclise gelecek

Çanakkale kahramanlarının çarıkları eşsiz zaferi anlatıyor

Çanakkale kahramanlarının çarıkları eşsiz zaferi anlatıyor
Adını tarihe altın harflerle yazdıran Çanakkale Savaşı'nın hangi zorluklara karşın kazanıldığını, Türk ve düşman askerlerinden geriye kalan ayakkabı, giysi ve teçhizat tüm açıklığıyla yansıtıyor - ÇOMÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Avcı:- "Uçaktan, patlayıc

ÇANAKKALE (AA) - SİNAN BALCIKOCA - Adını tarihe altın harflerle yazdıran Çanakkale Savaşı'nın hangi zorluklara karşın kazanıldığını, Türk ve düşman askerlerinden geriye kalan ayakkabı, giysi ve teçhizat ortaya koyuyor.

Türk askerlerinin kullandığı çarıklar, Çanakkale'deki resmi ve özel müzelere gelen ziyaretçilere duygusal anlar yaşatıyor. Düşman askerlerinin ise şu an bile kullanılabilir vaziyetteki elbiseleri ve ayakkabıları, teçhizat yönünden avantajlı olduklarını anlatmaya yetiyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Halil Ersin Avcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çanakkale Savaşları sırasında müttefiklerle Türk askeri arasında her alanda olduğu gibi giyim kuşam ve teçhizat konusunda da ciddi farkların bulunduğunu söyledi.

- "Bazen yalın ayak savaştılar"

Türk askerinin çarıkla hatta bazen yalın ayak savaştığını anlatan Avcı, İngiliz subaylarının kaliteli deriden yapılan çizmelerinin ve her türlü koşulda kullanılabilecek ayakkabılarının olduğunu belirtti.

Avcı, Çanakkale Savaşı'nın dünyadaki bütün harp akademilerinde ders olarak okutulduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Çanakkale Savaşları sırasında havacılık teknolojisi yeni gelişmişti. Bugünkü gibi savaş uçakları yoktu, bomba ya da patlayıcıların tamamı uçaktan elle atılıyordu. Patlayıcının dışında bizim 'çivi' dediğimiz, halk arasında 'topuk delen', 'topuk patlatan' denilen yıldız şeklinde dört köşesi olan çiviler atıyorlardı. Buradaki amaç, çivilerin yere düşerken askerlerin kafasına saplanmasıydı. Askerlere ciddi zarar veriyordu. Çivi yere düştükten sonra devrilmediği için askerlerin ayaklarını yaralıyordu."

- "Bunlara rağmen zaferi kazanmış olmaktan gurur duymalıyız"

Ayağında çarık olan Türk askerinin bu tür çivilere karşı son derece savunmasız kaldığını vurgulayan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Düşman askerlerinin ayaklarında ise muntazam ayakkabı ve çizmeler vardı. Bugün müzelere gidip Türk askerlerinden kalan eşyalar ile düşman askerlerinden kalan eşyalara baktığımızda aradaki teçhizat farkını görmemiz mümkün. Bir uçağın önünde kılık kıyafeti bakımsız gibi görünen 2 askerin fotoğrafı paylaşılıyor. Bunlar 'yalan' diyemeyiz, bunlardan utanmamalıyız. Aslında bunlara rağmen zaferi kazanmış olmaktan gurur duymalıyız."

- "Onların bizi küçümsemesini avantaja dönüştürmüşüz"

Avcı, yapılan araştırmalarda müttefik güçlerin Türkleri küçümsediğini gördüklerini belirterek, "Bütün İngiliz raporlarında bizi küçümsediklerinin kaydı var. Biz aslında onların bizi küçümsemesini avantaja dönüştürmüşüz. Çanakkale Savaşı, bizim (ecdadımızın) gayretimiz, iman, inanç ve azmimiz neticesinde onların güçlü top ve silahlarına rağmen kazanılmış." ifadelerini kullandı.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim