• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

CAN SADAKASI

Yasir Ünlü

Halk arasında fitre denilen sadaka-i fıtır, Ramazan ayının sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından fazla olarak artıcı olma ve üzerinden bir yıl geçme şartları aranmaksızın nisap miktarı mala sahip bulunan her Müslümanın vermesi vacip olan malî bir ibadettir.

Sadaka-i fıtır, insanın yaratılışında bulunan yardımlaşma ve dayanışmanın bir gereği olarak insan vücudunun zekâtı kabul edilmiştir. Bu nedenle Sadaka-i fıtır’a “can sadakası, beden sadakası” veya “ baş sağlığı sadakası” da denilmektedir. Yani birçok insan nisap miktarı malı olmasa bile canının sağlığı adına bu sadakayı vermektedir. Diğer taraftan fitre, yoksulların ihtiyaçlarının giderilmesinde, bayram gününün neşesinden onların da faydalanmalarında önemli bir rol oynar. Verilen fitrelerle fakir, bayram ihtiyacını görüp bayram neşesini yaşar.

Sadaka-i fıtır, Ramazan bayramının birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vacip olmakla birlikte Ramazan ayının içinde herhangi bir zaman diliminde de verilebilir. Bayrama yakın olup olmaması fark etmez. Hatta fakirlerin bayram ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve bayram sevincini yaşayabilmeleri adına bayramın hemen öncesinde verilmesi daha iyidir. Ancak bayram sabahına kadar Sadaka-i fıtır verilmemiş ise bayram günlerinde mutlaka ödenmelidir. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise kazaya kalmış demektir ve mümkün olan ilk fırsatta ödenmelidir.

Peygamber Efendimiz’in hadis-i şeriflerinde Sadaka-i fıtır’ın miktarı arpa, hurma veya üzümden bir se’a (yaklaşık 2.917 gr), buğdaydan ise yarım se’a olarak belirlenmiştir. Sadaka-i fıtır’ın bu sayılan gıda maddeleri cinsinden belirlenmiş olması o günkü toplumun ekonomik şartları ve beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Hazreti Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem ve sahabe dönemindeki uygulamalar dikkate alındığında, Sadaka-i fıtır miktarı ile herhangi bir fakirin içinde yaşadığı toplumdaki orta halli bir ailenin hayat standardına göre bir günlük (iki öğün) yiyeceğinin karşılanmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır.

Buna göre günümüzde Sadaka-i fıtır ya da fitre bir kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktarda gıda yardımı olarak verilebileceği gibi bunun kıymeti de para olarak verilebilir. Ancak fakirin yararına olanı tercih etmek her halükarda daha uygundur. Günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı orta halli bir aileyi baz alarak iki öğünlük gıda ihtiyacını karşılayacak miktarı tespit edip Ramazan-ı Şerif öncesinde her yıl ilan etmektedir. Bu yıl fitre miktarının 15 TL olduğu bildirilmiştir. Tabi ki bu miktar fitre miktarının en alt sınırıdır. Durumu daha iyi olan, zengin olan Müslümanın kendi geçimini, yiyip içmesini dikkate alarak fakiri iki öğün doyuracak şekilde daha yukarıdaki miktarları vermesi sevabı açısından kendi lehinedir.

Sadaka-i fıtır, zekât verilebilecek olan kimselere verilebilir. Zekât verilmesi caiz olmayan kimselere ise Sadaka-i fıtır da fitre de verilmez. Kişi kendi fitresini verdiği gibi büluğa ermemiş olan çocuklarının fitresini de vermek durumundadır.

Sahurunuz bereketli, iftarınız mübarek olsun. Selam ve dua ile…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim