• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Çağrılar arasındaki fark

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz hafta içerisinde Aynel Arap ‘daki (PKK, PYD ve yandaşları buraya Kobani diyor)  olayları protesto etmek amacıyla ülke genelinde 45 ilde protesto gösterileri yaptılar. Yapılan gösterilerin bir merkezden yönetildiği içerik olarak aynı olmalarından anlaşılmaktadır. Akıl tutulması yaşanmışçasına her önüne gelene saldırmak, yakmak, yıkmak ve tahrip etmek nasıl bir protesto türüdür bu şekilde öğrenmiş olduk. PKK yandaşları ve yöneticileri terör ile ülkeyi yönetmek ve yöneticileri kontrol etmek istiyorlar. Bunu daha önceki yazılarımızda da ifade etmiştik. Burada da yapılan Türkiye’yi Suriye ile anlamsız bir savaşa sürüklemektir. Bunun için yoğun baskılar yapılmaktadır. Baskılar ne sonuç verecektir bilemiyoruz ama yakın zamanda daha ağır faturaların bizlere çıkarılacağını beklemek her halde yanıltıcı olmayacaktır.

Bölgede IŞİD ve PYD gibi iki terör örgütü arasında yaşanan olaylar sonucunda bazı istenmeyen olayların olduğu ifade ediliyor. İfade ediliyor diyorum çünkü aslında neler olduğunu gerçekte bilmiyoruz.  Haber ajanslarının ve bazı kişilerin bizlere ilettikleri bilgilerden haber alıyoruz. Bunların ne derece doğru olduğunu da bilmiyoruz. Bir algı operasyonu ve yönlendirme işi olması ihtimalinin yüksek olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Çünkü olaylar gereğinden çok abartılarak dramatize edilmekte ve Türkiye bataklığa doğru çekilmek istenmektedir.

Özellikle PKK’nın siyasi kolu olarak tanımlanan siyasi partililerin halkı sokağa davet ederek olayların tırmandırılması asla affedilecek ve göz ardı edilecek bir durum değildir. Kürtçüleri sokağa davet ederek onları tahripkâr olmaları konusunda destek vermek, onlara bir şeyler olmayacağı konusunda cesaretlendirmek ve hatta onlarla birlikte askere taş atmak, polis arabalarını yakmaya çalışmak eğer hainlik değilse başka ne olabilir. İnsanları teröre yönlendirmek ve sonucunda rant elde etme çabasına girmek tam da kürtçü bölücülere yakışan bir şeydir. Orada ölenler öldükleri ile kalırken PKK’lılar ve onun yandaş öncüleri 5 yıldızlı otellerde keyf çatıyorlar. Belki de ölenlerin artması için duada ediyorlardır. Çünkü ölen her vatandaş onların ekmeğine yaş sürecektir. Bunun hesabını yapıyorlardır. Yoksa insanlar neden sokağa dökülmek istenir. Neden bile bile ölüme gönderilir. Eğer Aynel Arap için bu kadar istekli iseler neden gidip orada savaşmıyorlar da ülkemizi tahrip ediyorlar.

Son olarak teröristlerin kandildeki lideri olan Bayık “Tezkere PKK’ya savaş ilanıdır… Silahlı güçlerimizi Türkiye’ye geri gönderdik” açıklaması yapması nasıl açıklanabilir. Eğer o bölge gerçekten yanıyorsa silahlı güçlerinizi neden oraya göndermiyorsunuz. Ya da silahlı güçlerinizi neden kandilde Türkiye sınırında tutuyorsunuz da oraya göndermiyorsunuz. Aynel Arap’ta Kürtlerin ölmesi sizin hoşunuza mı gidiyor. Oldukça ‘anlamlı’ ve ‘önemli’ bulduğum bu açıklama aslında gösteri yapılan alanda gerçekten önemli olayların olmadığı abartılarak ülkenin yönlendirilmeye çalışıldığını bize gösteriyor. Elbette sorularımız bu kadar değil. Eğer Bayık’ın ifadesi ile savaş yeniden başlayacaksa -ki bize göre savaş hiç bitmedi- PKK Aynel Arap’tan tamamen çekilmeye mi karar vermiştir. Orayı IŞİD’a mı bırakacaklardır. IŞİD ile PKK ve PYD arasında bilemediğimiz gizli anlaşmalar mı var. Bunların bilinmesi gerekiyor.

PKK ve yandaşları sempatizanlarına ve birlikte olduklarına sokağa çıkmaları için baskı yaparken beri tarafta ise MHP lideri Devlet bahçeli neler söylüyor; Öyleyse sokakta olmayacağız ülküdaşlarım. Sokaklar karanlık, sokaklar dipsiz, sokaklarda kim kimdir bilinmez. Sokak yerine işte burası gibi meydanları veya 30 Mart'ta gideceğimiz gibi sandığı değerlendirerek, bugünkü siyasi iktidarı, iktidardan uzaklaştırabilecek bir gayretin içerisinde olacağız. O sebepten dolayı, MHP, Türkiye'nin milli değerlerini, milli bekasını korumak için mutlaka ve mutlaka kargaşadan uzak, çatışmadan uzak olmalı, sokağa çekilmiş ama ülke yönetiminden fırsat buldukça uzaklaştırılan bir siyasi hareket olmaktan kendisini kurtarmalıdır… Sabırlı, soğukkanlı olacaksınız, Türkiye'yi kamplara ayıranlara, kardeş kavgasını başlatmak isteyenlere fırsat vermeyeceksiniz… Kavgadan, çatışmadan, kışkırtıcılardan uzak duracaksınız ve Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletinin varlığı ve geleceği için zaten her türlü fedakarlığı yapıyorsunuz, işte şimdi de bu fedakarlığınız sandığa doğru gitmek olmalı. Gidin sandığa aklınızda ne varsa, sandıkta deneyin. Sağdan soldan tahriklerle, bir başka yönlere çekilmeyin… Teşkilat disiplinini unutmayacaksınız. Hiçbir çatışmanın içerisinde bulunmayacaksınız. Çatışmayla Türkiye'yi karanlıklara sürüklemek isteyen insanlardan saati geldiğinde yargı önünde hesap sorulacağını unutmayacaksınız." 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim