• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya 2 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Büyüyerek Küçülme

Ufuk Karadavut

Türkiye ülke olarak sürekli büyüyen ve gelişen bir ülke olarak tanıtılıyor. Büyüme ve gelişmeden ne kastettiklerini bilemediğimiz için anlatılanları büyük bir zevkle dinliyor ve çevremize bakın ‘Türkiye büyüyor’ diyebiliyoruz. Ankara Ticaret Odası ülke gündemini derinden etkileyecek araştırmalara imza atmasıyla biliniyor. Yine bir araştırma yapılmış ve Türkiye’nin aslında yeterince büyümediğini giderek küçüldüğünü ifade eden bir rapor hazırlamış. Elbette bu rapor uluslar arası kurum ve kuruluşlardan alınan veriler kaynak gösterilerek yapılmış.

 

Uluslararası Para Fonu (IMF)’nin 180 ülke için Nisan 2008 tahminlere göre Türkiye’nin 2007 yılında 9 bin 626 olan kişi başına milli geliri %34,1 artarak 2013 yılında 12 bin 911 dolara ulaşacakmış. 180 Ülkeden 140’ının kişi başına geliri 2007-2013 yılları arasında Türkiye’den daha yüksek oranda artacak. Türkiye’nin kişi başına milli gelir artış hızı bakımında 141. sırada yer alacak. Kişi başına gelir artış hızında Türkiye'yi geçecek olan 140 ülkeden 35'inin kişi başına geliri şu anda Türkiye'nin üzerinde bulunuyor. Buna göre, 105 ülke büyüme hızı bakımından Türkiye'yi geçerken, 35 ülke aradaki kişi başına milli gelir farkını daha da artıracak. Örneğin, Lüksemburg, İrlanda, İsviçre, İsveç, Finlandiya, Hollanda, Avusturya, Avustralya, Belçika,  Fransa, Almanya, Singapur, Yunanistan, Slovenya, Portekiz gibi ülkeler Türkiye ile aralarındaki mesafeyi biraz daha büyütecek.

 

2007 yılı itibariyle kişi başına geliri Türkiye'nin altında bulunan Libya, Rusya,  Romanya, Kazakistan, Azerbaycan, Arjantin ve Şeysel Adaları'nın kişi başına düşen geliri altı yıl sonra Türkiye'yi geçecek.  Örneğin Libya'nın 9 bin 372 dolar olan kişi başına milli geliri yüzde 90,1 oranında artarak 17 bin 818 dolara, Rusya'nın 9 bin 75 dolar olan kişi başına milli geliri yüzde 176.5 oranında artarak 25 bin 91 dolara, Şeysel Adaları'nın kişi başına milli geliri ise yüzde 58.1 artışla 8 bin 581 dolardan 13 bin 566 dolara çıkacak.  Şu anda Türkiye'nin yarısı kadar bir milli gelire sahip bulunan Bulgaristan 2013'te 12 bin 149 dolar kişi başına milli gelir ile neredeyse Türkiye'yi yakalayacak.

 

IMF'nin tahminlerine göre, önümüzdeki 6 yılda kişi başına geliri en hızlı büyüyecek ülke yüzde 252.6 ile Azerbaycan olacak. Azerbaycan'ın milli geliri altı yılda 3 bin 663 dolardan 12 bin 915 dolara ulaşacak. 2013 yılında, 2007 yılına kıyasla en yüksek büyüme hızı gösterecek olan ilk 10 ülke sırasıyla şöyle: Azerbaycan yüzde 252.6, Gürcistan yüzde 176.7, Rusya yüzde 176.5, Kazakistan yüzde 137.1, Moldova yüzde 136.4, Bulgaristan yüzde 134.2, Belarus yüzde 131.6, Ukrayna yüzde 131.2, Özbekistan yüzde 127.4, Romanya yüzde 122.6.

 

IMF'nin tahminlerine göre Türkiye 9 bin 629 dolar kişi başına milli gelir ile 2007 yılında 180 ülke arasında 53. sırada bulunuyor. 2013 yılında Türkiye beş basamak birden gerileyerek 58. sıraya  inecek. Nüfus ve yüzölçümü bakımından dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan Lüksemburg, 104 bin 673 dolar kişi başına milli gelir ile ilk sırada bulunuyor. Lüksemburg'u 83 bin 922 dolar ile Norveç izliyor. Petrol zengini olan ve dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerine sahip bulunan Katar ise 72 bin 849 dolar kişi başına gelirle üçüncü sırada yer alıyor. İlk 10 içinde yer alan diğer ülkeler ve kişi başına milli gelirleri ise şöyle: İzlanda 63 bin 830 dolar, İrlanda 59 bin 924 dolar, İsviçre 58 bin 84 dolar, Danimarka 57 bin 261, İsveç 49 bin 655, Finlandiya 46 bin 602, Hollanda 46 bin 261. ATO Başkanı Sinan Aygün "Türkiye altı yılda yüzde 34,1 büyürken, Uruguay yüzde 73.3, Trinidad ve Tobago yüzde 70.5, Şeyseller yüzde 58.1 büyüyecek. Türkiye gibi genç nüfusa, zengin kaynaklara sahip bir ülke 141. sırada olmayı hak etmiyor.  Türkiye büyümeye odaklı politikaları hayata geçirmelidir." Şeklinde birde öneride bulunuyor.

 

Uzmanlara göre Türkiye’nin büyümesi ithalattan kaynaklanıyor. Halkın ithalatla büyüdüğünün farkına varması gerekiyor. Bir işveren dışarıdan 1000 tane A malı getirip satarken 2000 tane getirip satmaya başlasa, ve bu durumun geçici bir durum olacağını bilse, yeni elemanlar alarak SSK, vergi vs yükünü sırtlanmayı mı seçer, yoksa mevcut elemanlarımı prim ve teşviklerle daha çok çalışmaya ikna edip bu geçici dönemden maksimum fayda sağlamayı mı düşünür? Yüksek ithalat aslında büyüyerek küçülmenin diğer adıdır. Üretmek yerine en kolay yol olan dışarıdan getirerek ülke için pazarlamak geçici bir çözüm olabilir ama üretimsiz bir toplum ayakları üzerinde yaşayamaz. Çalışmadan üretmeden bir toplum yaşayamaz.

 

Türkiye ülke olarak bilgi birikimi ve kaynakları ile büyümeye devam ediyor. Ama anlaşılan bu büyüme içerden bakılınca oldukça ümit verici ve sevindirici, ama dışarıdan bakınca da oldukça moral bozucu. Sadece ülke içerisinde bizlere neler söylendiğine değil yurt dışından nasıl görünüyoruz ve oradan bizim nasıl gözüktüğümüze de bakmamız gerekiyor. Bunu ekonomik anlamda söylüyorum. Yoksa yabancıların işlerimize karışmaları anlamında değil. Gerçi iç işlerimize karışma gibi bir durumda yok zaten. Çünkü bu ülkenin iç işi kalmadı.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim