• BIST 109.666
  • Altın 156,625
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Konya 2 °C
  • 5 milyon arama incelendi! FETÖ'nün kripto askerleri ankesörlü telefondan çözüldü
  • FETÖ sanığının "Erman Toroğlu" ifadesi tepki çekti
  • "Batı'da kim Mesnevi okursa, Müslüman oluyor"
  • 5 milyon arama incelendi! FETÖ'nün kripto askerleri ankesörlü telefondan çözüldü
  • FETÖ sanığının "Erman Toroğlu" ifadesi tepki çekti
  • "Batı'da kim Mesnevi okursa, Müslüman oluyor"

Büyükşehir’in pasifleştirdiklerindenmisiniz?

Sami Gediz

Konya Büyükşehir Belediyesi bildiğiniz üzere, Başkan, Başkan Yardımcıları, Daire Başkanları, Şube Müdürleri ve idareciler olarak bir hiyerarşik yapıda aşağı doğru ilerliyor.

Her Belediye Başkanı tabiî ki kendi ekibini kurmak ister. Kendi ekibiyle büyük işlere imza atmak, kurum içinde iyi bir aile yapısı oluşturarak şehre hakim olmak ister. Tabi Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, şehir ve yapılanma konusunda hep eleştiriliyor. Aslında eleştirilecek olan kişiler kendisinin birim birim ayırarak görev verdiği Başkan Yardımcıları ve Daire Başkanlarıdır. Belki bu yapılanların bir çoğundan Başkan Akyürek’in sonradan haberi oluyor.  

Büyükşehir’in pasifleştirdikleri dediklerimi de biraz açmak istiyorum. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı göreve geldikten sonra, bazı daire başkanlarını, Genel Sekreter ve farklı pozisyonda bulunan isimleri görevlerinden pasifleştirdi. Bu isimlere Mevlana Kültür Merkezinde APK diye bir yer kurdu ve buraya gönderdi. Bu arkadaşlar görev bekliyor. Ama başkan görev vermiyor. Şimdi bu arkadaşlar görev beklese de yıllardır maaşlarını alıyorlar. İki taraf içinde veballi bir konu ve içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Aslında bu konunun devlet nazarında çözülmesi gerekiyor. Şehirlerden merkeze çekilen Valiler, Emniyet Müdürleri, Kurum Müdürleri, Müftüler gibi birçok kadro, hiçbir çalışma yapmadan maaşlarını almaya devam ediyorlar. Bu şekilde görevden el çektirilen Türkiye’de binlerce insan bulunuyor. Görev verilmiyor ama kadroları devam ederken, maaşlarda çekiliyor. Bir nevi bankamatik memurluğu diyebiliriz.

Sayın Müftümüz Ali Akpınar ile bu konuyu konuştuk. Kendisi bu durumun vebalinden, vicdani sorumluluğundan bahsetti. İlk olarak bu konuda sorumlunun yönetici olduğu ve yöneticinin bu noktada kadro hakkı kazanmış memurunu bir yerde değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Memuru bir kenara bırakmak, pasifleştirmek bir vebal olarak görülüyor. Bunun ardından görevinden pasifleştirilen memurunda kendisini sorgulaması gerektiğini ifade etti Müftü Hocamız. Şimdi pasifleştirilmiş bir görevde bulunan memur, hiçbir emek göstermeden aylık aldığı parayı harcarken vicdan azabı çekebilir. Mantık olarak kazanılmış bir hak olsa da vicdanen emeksiz kazanılan para rahatsızlık verir. Emekli yaşı gelipte halen emekli olmadan o parayı alıyorsa da vebalini memurun kendisinde bulmak gerekir diye Sayın müftümüz görüşlerini belirtti.

Anlayacağınız devletin bu konuda bir çalışma yapması gerekiyor. Merkeze çekme yada pasifleştirme yerine onlara erken emeklilik sistemi verilip emekli edilebilir. Hem devletin sırtından bir yük kalkmış olur, hemde bu vebale kimse ortak olmamış olur. Umarız yetkililer bu konuda bir an önce çözüm bulurlar. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim