• BIST 96.121
  • Altın 240,766
  • Dolar 6,2046
  • Euro 7,2854
  • Konya 17 °C
  • "Bunun hesabı sorulacak..." FETÖ'cü emniyet müdüründen polislere tehdit!
  • Bakan Albayrak: Enflasyon yüzde 6'ya inecek!
  • AK Parti'den "tebdili kıyafet"le saha araştırması
  • "Bunun hesabı sorulacak..." FETÖ'cü emniyet müdüründen polislere tehdit!
  • Bakan Albayrak: Enflasyon yüzde 6'ya inecek!
  • AK Parti'den "tebdili kıyafet"le saha araştırması

"Büyük Veri Online Platformlar ve Rekabet Hukuku" semineri

"Büyük Veri Online Platformlar ve Rekabet Hukuku" semineri
Rekabet Kurumu Başkanı Torlak:- “Bedava uygulamalar gerçekte kullanıcı için hiçbir maliyet içermemekte midir? Bu soruya verilecek cevapların çoğunlukla 'hayır' olduğunu bugün daha iyi görebiliyoruz. Bedava uygulamaların kullanıcıları, arkada bıraktıkları

İSTANBUL (AA) - Rekabet Kurumu Başkanı Ömer Torlak, “Bedava uygulamalar gerçekte kullanıcı için hiçbir maliyet içermemekte midir? Bu soruya verilecek cevapların çoğunlukla 'hayır' olduğunu bugün daha iyi görebiliyoruz. Bedava uygulamaların kullanıcıları, arkada bıraktıkları teknolojik izlerden takip edilmekte ve hem zaman maliyetlerini zorlayacak şekilde hareket etmeleri sağlanırken, bir taraftan da yoğun bilgi bombardımanı ile karşı karşıya kalmaktadır.” dedi.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nin (TÜSİAD) “Yeni Ekonominin Rekabet Dinamikleri" serisi kapsamında ilk seminer, Rekabet Kurumu iş birliğiyle "Büyük Veri, Online Platformlar ve Rekabet Hukuku" temasıyla gerçekleştirildi.

Seminerin açılışında konuşan Torlak, rekabet hukukuna ve dolayısıyla Rekabet Kurumu'na duyulan ihtiyacın serbest işleyen bir piyasa mekanizmasının oluşturulması noktasında ortaya çıktığını söyledi.

Torlak, bu mekanizma içinde piyasa aktörlerinin birbirlerinden bağımsız karar almaları ve birbirleri ile rekabet ederek yenilikçi, katma değer taşıyan ve tüketici faydasını arttıran çıktılar üretmelerinin beklendiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Sonuç olarak ekonomide ortaya çıkabilecek refah kayıplarının önüne geçilmesi ve uluslararası pazarlarda da kendisine yer bulabilecek nitelikli ürünlerin üretilmesi sağlanacaktır. Böylece güçlü bir ekonomik sistemin oluşturulması mümkün olacaktır. Rekabet hukukunun az önce ifade ettiğim ve daha çok ön plana çıkan bu faydalarının yanı sıra güçlü ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı sağlayan başkaca getirileri de bulunmaktadır. Fiziksel sermaye, beşeri sermaye ve makroekonomik istikrarın iyi işlemesi, üretime ve dolayısıyla ticarete dönüşmesi için gerekli yatırım ortamı ancak rekabetin varlığı ile ortaya çıkacaktır. Rekabetin olmadığı yerde sermaye piyasası düzgün işleyemez, üretim için gerekli unsurların rekabetçi fiyatlardan elde edilmesi imkansız hale gelir. Beşeri sermayeye yatırım yapma ihtiyacı ortadan kalkar, girdi piyasaları ve altyapı kaynakları etkin işlemez, yatırım ortamı için gerekli istikrar sağlanamaz. Bu nedenle rekabet sadece tüketiciler açısından değil, tüm ülke ekonomisi açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Dinamik ekonominin olmazsa olmazı rekabettir.”

İçinde bulunulan dönemin, teknolojinin hızla değiştiği ve geliştiği, iş modellerinin hızlı bir farklılaşma eğilimine girdiği, zaman ve mekan kısıtlarının ortadan kalkması ile ticari faaliyetlerin de hızlı bir ivme yakaladığı dönem olduğunu aktaran Torlak, “Bu bağlamda, ülkemizin hedefleri arasında sadece ulusal düzeyde sınırlı kalmayıp uluslararası düzeyde de rekabetçi, yenilikçi ve etkin yöntemlerle hareket eden bir elektronik ticaret anlayışının oluşturulması bulunmaktadır.” dedi.


- "Dijital platformlar üzerinden gerçekleşecek ticaretin hızla büyümesi beklenmekte"

Ömer Torlak, birçok boyutuyla operasyonel maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladığı bilinen elektronik ticaretin, klasik olarak nitelendirebilecek ticaret anlayışının temelden sarsılmasını beraberinde getirdiğini ifade ederek, “Altyapının ve haberleşme ağının gelişmesiyle birlikte dünyanın uzak mecralarında ikamet eden insanların hızlı ve düşük maliyetli bir şekilde iletişim kurması mümkün hale gelmiştir. Bilginin yayılım hızının ve çevrim içi kanalların artması ile birlikte kültürler arası etkileşim artmış ve dolayısıyla kültürel farklılıkların azalma eğilimine girdiğini görmekteyiz. Eş zamanlı olarak global ölçekte etkiler doğuran trendler ortaya çıkmıştır. Dijital platformlar da bir anlamda bu etkilerin ortaya çıkmasına aracılık eden en önemli kanallar haline gelmiştir.” şeklinde konuştu.

Bugünün ekonomik sistemine global ölçekte bakıldığında, ticaretin dijital platformlara kaydığının görüldüğünü aktaran Torlak, dünyanın en büyük perakendecilerinin, toptancılarının söz konusu sistemlere sahip olduklarının bilindiğini söyledi.

Yakın zamanda, dijital platformlarda baskın konumda denilebilecek Alibaba, Amazon gibi önemli platformların Türkiye’ye geleceğinin bilindiğini anımsatan Torlak, “Dijital platformlar elektronik ticaretin en önemli aracı haline gelmiş. Alıcı ile satıcı arasındaki bilgi asimetrisi geçmişe oranla nispeten azaltmakta.” dedi.

Torlak, dijital platformların aynı zamanda, ticari faaliyetlerin gelişmesi karşısında en önemli etkenler arasında bulunan zaman ve mekan kısıtlarının da ortadan kalkmasına katkı sağladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Dijital platformların bu ve benzeri birçok etkinliği beraberinde getirdiği bilinse de başta kişisel verilerin gizliliği ve güven sorunu olmak üzere çeşitli faktörlerin ticaretin önündeki direnç noktalarını oluşturdukları görülmektedir. Her ne kadar son dönemde tüketici verisinin korunması ve kredi kartı kullanımının güvenliğine ilişkin önemli mesafeler katedilmiş olsa da bu alandaki kaygıların halen ülkemizdeki internet kullanıcılarının önemli bir bölümünü e-ticaretten uzak tuttuğu görülmektedir. Bu konuda bakanlıklar nezdinde yürütülen ve devam ettiğini bildiğimiz önemli çalışmalar bulunmaktadır. Elektronik ticaret hacminin ülkemiz açısından artmaya devam edeceği ve dolayısıyla dijital platformlar üzerinden gerçekleşecek ticaretin yakın sayılabilecek bir dönemde hızla büyüyeceği beklenmektedir.”

Dünyanın, yazılım temelli teknolojik ürünlerin baskın konuma kavuştuğu bir sisteme doğru evrildiğini belirten Torlak, “Bu sistem, kişilerin, makinelerin ve platformların iç içe geçtiği yüksek düzeyde bağlantısallık (connectivity) gerektiren bir yapının oluşmasını sağlamıştır. Böylelikle kişisel veri giderek önem kazanmış ve bir anlamda büyük verinin oluşumuna ön ayak olmuştur.” diye konuştu.


- “Bedava uygulamaların kullanıcıları, bıraktıkları teknolojik izlerden takip ediliyor”


Rekabet Kurumu Başkanı Torlak, son yıllarda ekonominin dijitalleşmesi ve bilgisayarların hesap yapabilme kapasitelerinin gelişmesi ile birlikte bilginin elde edilmesi, depolanması ve işlenmesinin kolaylaştığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüketiciler, bedava uygulamaları kişisel verileri karşılığında kullanmaya başlamış ve hatta bu duruma alışmıştır. Bu noktada sorulması gereken önemli bir soru şu olsa gerek; bedava uygulamalar gerçekte kullanıcı için hiçbir maliyet içermemekte midir? Bu soruya verilecek cevapların çoğunlukla 'hayır' olduğunu bugün daha iyi görebiliyoruz. Bedava uygulamaların kullanıcıları, arkada bıraktıkları teknolojik izlerden takip edilmekte ve hem zaman maliyetlerini zorlayacak şekilde hareket etmeleri sağlanırken, bir taraftan da yoğun bilgi bombardımanı ile karşı karşıya kalmaktadır.

Sosyal medya araçlarının ortaya çıkışı ve yüksek düzeyde rağbet görmeye başlaması ile birlikte kullanıcıların davranış kalıpları daha kolay tespit edilebilir hale gelmiştir. İnternet siteleri ve dijital platformlar, kullandığımız cihazları veri tabanlarına tanımlamayarak ilgi alanlarımızdan bulunduğumuz konuma kadar çok geniş bir yelpazede bilgi toplamaya başlamıştır. Dolayısıyla toplanan bilginin niteliği tüketici davranışlarını öngörme, onların isteklerini ve ihtiyaçlarını tespit etme gibi amaçlara hizmet eder olmuştur.”

Torlak, büyük veri ve algoritma tabanlı uygulamaların "iki tarafı keskin bıçak" gibi olduğunu aktararak, “Bu uygulamalar bir taraftan iktisadi etkinlik yaratır ve firmalara rakipleri karşısında üstünlük kurma imkanı tanıyabilir. Dolayısıyla tüketici ihtiyaçlarına daha hızlı ve doğru bir şekilde cevap verilmesinin sağlandığı, daha rekabetçi bir piyasa mekanizmasının oluşmasına katkı sağlayabilir. Bu olumlu yönlerine karşılık öte yandan, piyasa dinamiklerinin veriye sahip firmalarca yönetilmesini sağlayan ve rakiplerin söz konusu firmalar karşısında zayıf kalmasına neden olan bir yapının oluşması da mümkündür. Ciddi bir rekabet problemi ortaya çıkarabilmektedir.” şeklinde konuştu.

Torlak, 1994 yılında yürürlüğe giren 4054 sayılı kanunun, Rekabet Kurumu’nun göreve başladığı 1997'den bu yana uygulandığını hatırlattı.


- “Üretimde ve kaynak dağılımında etkinlik sağlanacağına kesinlikle inanmaktayız”

Ömer Torlak, kurum kaynaklarının etkin kullanımının bir diğer getirisinin de dijitalleşmenin beraberinde getireceği ve toplumsal düzeyde derin ekonomik zararlara yol açabilecek eylemlere odaklanma noktasında daha rahat enstrüman sunması olacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu durum, soruşturmaların etkinliğini arttıracağı gibi söz konusu soruşturmalardan beklenen getirileri de azami düzeye çıkaracaktır. Rekabet Kurumu olarak, bu hususta proaktif davranmak ve olası gelişmelere hazırlıklı olmak büyük önem arz etmektedir. Kanunda, AB ve gelişmiş ülke uygulamaları da dikkate alınarak, yapılacak değişiklikler sonucunda, üretimde ve kaynak dağılımında etkinlik sağlanacağına kesinlikle inanmaktayız. Özellikle büyük veri ve algoritma tabanlı rekabet ihlallerinin etki alanı göz önünde bulundurulduğunda, kurumun enerjisinin günümüz dijital ekonomilerinde yoğunlaşılması gereken noktalara harcanması mümkün olacak ve tüketicinin de teşebbüsler karşısında korumasız kalmasının önüne geçilecektir. Gelişmiş ülkelerdeki rekabet otoritelerinde de bu yönde trendlerin olduğu gözlemlenmektedir. Bu noktada, Rekabet Kurumu'nun da tüketiciyi güçlendirici, bilinçlendirici ve yeni nesil rekabet ihlalleri karşısında koruyucu önlemler alabilen inovatif bir kimliğe kavuşması sağlanacaktır. Sonuç olarak, iktisadi refahı arttırmak için mal ve hizmet piyasalarında rekabeti korumak ve geliştirmek amaçlarına hizmet edecek daha etkili bir Rekabet Kurumu ve rekabet hukuku sisteminin ülkemizde yerleşmesi sağlanacaktır.”


AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim