• BIST 95.734
  • Altın 271,952
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • Konya 15 °C
  • Yargı reformu değerlendirmesi "Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil!"
  • Kılıçdaroğlu'na sert cevap... "Bu ölçekte bilgisizlik CHP adına da kabul edilemez!"
  • Hükümet memur maaş zam teklifini açıkladı
  • Yargı reformu değerlendirmesi "Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil!"
  • Kılıçdaroğlu'na sert cevap... "Bu ölçekte bilgisizlik CHP adına da kabul edilemez!"
  • Hükümet memur maaş zam teklifini açıkladı

Brexit ve İngiltere siyaseti

Mesut Ceran

Kıta Avrupası'nın tersine geleneğin belirleyiciliği ve istikrarla özdeşleşmiş olan Birleşik Krallık siyaseti, son yıllarda tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşıyor. Birleşik Krallık halkının 23 Haziran 2016 tarihinde sürpriz bir şekilde yüzde 52 oranla verdiği Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararıyla başlayan süreç, Başbakan Theresa May’in anlaşmalı ayrılık için üç kez girişimde bulunup başarısız olmasıyla tamamen bir belirsizliğe girmiş durumda. AB’nin Brexit için verdiği son tarih 31 Ekim 2019. Fakat May’in 7 Haziran’daki istifasının ardından yerine geçecek yeni ismin bu tarihe kadar Brexit sürecini nihayete erdirebileceği de şüpheli.

Sırf seçim propagandası sürecindeki vaadini yerine getirmek adına ülkeyi referandum macerasına sokan dönemin başbakanı David Cameron, referandumda hiç de beklemediği bir sonuç alarak tarihe 'ülkenin 43 yıllık AB üyeliğini sonlandıran başbakan' olarak geçmiş, bu sürpriz sonucun ardından 13 Temmuz 2016’da istifasını Kraliçe II. Elizabeth’e sunmuştu.

Cameron’ın yerine gelen Theresa May ise Birleşik Krallık’ın AB’den anlaşmalı şekilde ayrılabilmesi için çok gayret gösterdi. 15 Ocak, 12 Mart ve 29 Mart 2019 tarihlerinde olmak üzere üç kere parlamento desteğini arkasına alma girişiminde bulunduysa da başarısız oldu. Theresa May’in istifasının ardından 10 Haziran’da başlayan ve eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson ile mevcut Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt arasında devam eden Muhafazakar Parti Genel Başkanlığı yarışı 22 Temmuz’da sonlanacak, sonuç 23 Temmuz’da açıklanacak ve yeni başbakan 24 Temmuz’da resmen göreve başlayacak.

Brexit yorgunu haline gelen Birleşik Krallık vatandaşlarının ve özellikle iş dünyasının en büyük talebi, belirsizlik ortamının bir an önce son bulması ve yeni durumun olası olumsuz sonuçlarına yönelik gerekli tedbirlerin yeni başbakan önderliğinde alınması.

Başbakanlık yarışının sonlanmasına sayılı günler kala Johnson’ın, rakibi Hunt’tan bir adım önünde olduğu görülüyor. Fakat yarışı hangi aday kazanırsa kazansın, yeni başbakan oldukça zorlu ve yoğun bir ajandayla karşı karşıya kalacak. Öncelikle AB’nin yeni bir Brexit anlaşması için ikna edilmesi gerekiyor. Bu anlaşmanın en önemli unsurlarından İrlanda adasındaki sınır meselesi ise hem Kuzey İrlandalıları, hem de Brexit yanlısı muhafazakar İngilizleri memnun edebilecek gerçekçi bir çözüm bekliyor. İskoçya’nın her geçen gün daha yüksek bir sesle dillendirilen yeni bağımsızlık referandumu talebinden vazgeçirilmesi, AB’den çıkmış bir Birleşik Krallık için Galler’in rızasının alınması, Brexit’in ülke ekonomisi üzerindeki olumsuz sonuçlarının en aza indirilmesi ve ortaya çıkacak işsizlik sorununun çözüme kavuşturulması ajandadaki diğer hayati konular. 31 Ekim 2019 tarihine kadar anlaşmalı ayrılığın gerçekleşmemesi durumunda ise bu ajandadaki maddelere yenileri eklenecek.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim