• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Konya -5 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Bozulan toplum psikolojisi

Ufuk Karadavut

Sağlıklı toplumlarda herhangi bir olayın gelişim seyri ve oluşumu hakkında yorum yapabilirsiniz. Yapacağınız yorumlar ve değerlendirmeler genelde doğru ve tutarlı olur. Çünkü, toplumun yapısı, gidişatı ve olayların oluş şekilleri bakımından benzerliklerde farklılıklarda aynı yapıdadır. Ama sağlıklı olmayan toplumlarda ise durum tam tersidir.  Yapacağınız değerlendirmeler ve alınacak kararların uygulanma şansı ya yoktur ya da oldukça azdır. Sizleri yanılgıya götürür. Eğer bir şekilde hipnotize edilmediyseniz. 

Elbette bunda önemli olan konu eleştirilen veya düzeltilmesi istenen konuların gerçekten sorun olup olmadığıdır. İşler yürütülürken üzerinde durulan olgular, bu olguları ortaya çıkaran toplumsal özellikler değil hep yüzeysel ve görünen nedenler üzerine gidilir. Aslında görünmeyen nedenlerin olduğu ve görünmeyen nedenlerin bu işin baş sorumlusu olabileceği düşünülmez. Aslında bütün sorunlarımızın kaynağı işin özüne inmeden yüzeysel olarak konuları geçmek ve kendimize göre değerlendirmeler yapmaktır. Ülke genelinde yapılan uygulama ve çalışmalar dikkate alındığında düşünür Jefferson’un “cahil bir toplumda uygulanması olanaksız olduğu neredeyse kesinleşen, içeriksiz bir slogana dönüşmüştür” deyişi aslında bizlere ışık tutuyor.

Yapılanlar ve yapılmak istenenler genel olarak değerlendirildiğinde tesadüfen yapılmadığı ve belli bir toplum mühendisliği projesi kapsamında olduğu görülür. Bu kapsam içersinde de ülke insanının psikolojisi bozulmuş moralsiz bir hale gelmişlerdir. Bu bozukluk her alanda kendini göstermeye başladığı için artık konuşmalarımız başta olmak üzere her şeyimiz kontrolsüz ve düşüncesizce yapılmaya başlanmıştır. Konuşurken karşımızdakine tahammül edememe, tartışma ve kavgaya her an hazır olma, güven duygusunun tamamen yok olması ile baş gösteren toplumsal yapıdaki bozulma artık kontrol edilemeyen ve belki de kontrol edilmek istenmeyen bir noktaya doğru yönlendirilmektedir. Adeta bir cam fanusta yaşıyoruz ve bizi yönlendirenlerin yönlendirmeleri ile kendimize yön veriyoruz. Hareketlerimizi, konuşmalarımızı hep birileri yönlendiriyor. Birey olma noktasından uzaklaşmaya başladık.

Birey olmaktan uzaklaşarak kendi düşünen kendi karar veren olmadığımız için yapılan yanlışlar karşısında çaresizce sinirleniyor ve bir suçlu aramaya kalkışıyoruz. Sonuç olarak da daha az tahammül eden, daha az dinleyen ve dinlese bile bir anlam çıkaramayan insanlar olduk. Ama işin en acısı yönlendirilmeye ve birilerinin bize yapacağımız işleri söylemesine alıştık. Eğer birileri bizi yönlendirmese kendimiz boşlukta hissediyoruz. Bu ise bizleri toplumsal psikolojimizin tamamen bozulmasına ve sistem içerisinde kaybolmamıza neden oluyor.

Aç bir maymun içinde sadece yüksek bir duvar, duvara dayanmış bir merdiven ve duvarın üzerine konulmuş bir meyve tabağının bulunduğu bir odaya konulur. Maymun aç, dolayısıyla meyveleri görür görmez hemen başlıyor merdivene tırmanmaya. Tam maymun merdivenin sonuna ulaşacağı sırada maymunun üzerine soğuk su dökülür. Afallayan maymun şaşkın bir şekilde yere düşer. Ama vazgeçmez, tekrar başlar tırmanmaya fakat sonuç yine soğuk su olur, maymun yine yerde. Bu böyle 4–5 kez tekrar eder ve sonunda maymun meyvelerden uzak durması gerektiğini olacakları bildiği için öğrenir. Daha sonra birinci maymun hala içerdeyken odaya ikinci bir maymun konulur. İkinci maymun da meyveleri görür görmez hemen merdivene tırmanmaya başlar; fakat bunun sonuçlarını bilen birinci maymun, onu korumak için ikincinin merdivene tırmanmasını engeller ve onu hırpalar. Böylece ikinci maymun da meyvelere yaklaşmaması gerektiğini anlar. Sonra ilk iki maymun içerdeyken içeriye üçüncü maymunu sokarlar. Üçüncü maymun merdivene yönelir yönelmez birinci ve ikinci maymun, üçüncüyü iyice bir döver, üçüncü neye uğradığının farkında olmaz. Son olarak olayı ve sonucunu bilen birinci maymun odadan çıkarılır ve odaya dördüncü bir maymun konulur. Dördüncü odaya girer girmez ikinci ve üçüncünün saldırısına uğrar ve epey bi dayak yer; ki gariptir en fazla tepkiyi olaydan tamamen habersiz üçüncü maymun göstermektedir. Sonuçta iş öyle bir hal alır ki ne dövülen niye dövüldüğünü bilmez, ne de dövenler niye dövdüğünü!

İşte günümüzde Türk toplumun hakli tam bu. Psikolojimiz bozuk. Hem de çok…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim