• BIST 81.618
  • Altın 145,694
  • Dolar 3,7670
  • Euro 3,9908
  • Konya 3 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Bozkırın Tezenesine Veda...

Ufuk Karadavut

               

            Bu isimle anılırdı: “Bozkırın tezenesi”. Anadolu’da hangi eve girseniz girin herkes kendisini mutlaka tanır ve mutlaka türkülerinden birisi dillerde dolaşırdı. Bundan yıllar sonra bile eminim dillerden dillere türküleri söylenmeye devam edecektir.  O nüfus kaydında Kırşehirli olarak bilinir. Çocukluğu Yozgat, Kırıkkale ve Kırşehirin köylerinde geçmiştir. Babası Muharrem Ertaştan dersler almıştır. Kırşehir merkezde bunu ifade eden heykeli ve herkeldeki anlatım gerçekten eşsizdir. Ama aslında o kırşehirli değildir. Özellikle Orta Anadolunun ve genelde de bütün Türkiyenin bir sesi ve bu ülkenin tüm insanlarının bir temsilcisiydi. Çok az insana nasip olacak şekilde sevildi ve gönüllerde taht kurdu. Allah Rahmet Eylesin...

            Neşet Ertaş ta benzerleri gibi saz çalıp söylerdi. Ama onu diğerlerinden ayıran bazı özellikleri vardı. Bir kere medya önüne çıkmayı sevmezdi. Bunun kötü bir reklam aracı olduğunu bilirdi. Önemli olanın televizyonlara çıkmak değil gönüllerden inmemek olduğunu bilirdi. Bunda da başarılı olduğunu düşünüyorum. Onun türkülerinde her zaman için birlikte olmak düşüncesi ön planda olmuştur. Birlik olmak birlikte yaşamak ve kardeşçe yaşamak. Günümüzde çok kullanılan ve Türk milletinin artık azınlık olarak değerlendirlmeye başlnadığı günümüzde o buna aldırmadan "Türkü söyler dillerimiz, ne güzeldir ellerimiz, bağlamada tellerimiz, türkü sever, türkü söyler, Türk'üm diyen" derdi. Türkün asıl müziğinin türkü olduğunu ifade ederdi. Onu ve söylediklerini sevdiren yöreselliğin bütün özelliklerini bünyesinde taşıması ve onu asla inkar etmemesi olmuştur. Özünü inkar etmemiş ve ne olduğunu her fırsatta ifade etmiştir. O bu özelliği ile gelecek nesilere örnek olabilecek birisidir. O Türk olmanın ne demek olduğunu bilir ve bu kültürün bir ferdi olduğu için gurur duyardı. Türkmen kültürünün bütün özelliklerini taşırdı.

Ama genelde değerli insanlar ne hikmetse yaşadıklarında yüzlerine bakılmıyor ve gereken değeri verilmiyorken, öldükten sonra birden bire çok kıymetli oluyorlar. Hemen her kes onun “ne büyük insan olduğundan” bahsediyor. Sanki bu kişi daha önce bu toplumda hiç yaşamamış ve öldüğünde farkedilmiş gibi bir hava esitirilyor. Yanlış ama yanlışın yanlış olduğunu bir türlü kabul edemiyoruz. Neşet Ertaş’ın hastalığı zamanında hastalığının nasıl olduğunu arayıp sormayanların, kanser tedavisi görürken yardımda bulunmayanların şimdilerde kalkıpta ağıt yakarcasına timsah göz yaşları dökmelernin ne kadar anlamsız ve boş olduğunuda belirtmek isterim.

Başta Kırşehir olmak üzere onu sevenler üzülmesinler. Belki büyük ustad öldü ama bu topraklar Muharrem Ertaş’ı, Çekiç Ali’yi, Hacı Taşan’ı ve daha nicelerini yetiştirmiştir. İnşallah yeni Neşet Ertaşlar çıkacak ve kendi milli kültürünü kaybetmeden varlığını sürdürecektir. Bu birikim Kırşehirde var. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Türk Halk Müziği bestecisi, söz yazarı ve yorumcusu Neşet Ertaş İzmir'de tedavi gördüğü hastanede 25 Eylül 2012 günü 74 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi Kırşehir’de “Omuzu düşükler mahallesi” olarak bilinen Bağbaşı’nda bulunan Bağbaşı mezarlığına defnedildi.

Son olarak şunu ifade etmek istiyorum. “Bu yazınızda ne yazacaksınız” şeklinde sorular soruldu. Ben de üsatadı yazacağım dediğimde bazı eleştiriler almıştır. Neşet Ertaş için “o ayyaşı mı yazacaksın”, “o dinsizin teki onun neresini yazacaksın” gibi sözlerin söylendiğini biliyorum. Onlara ve herkese buradan şunu söylüyorum. Neşet Ertaş ne olursa olsun ama asla asla vatan haini olmamıştır. Vatanı satanlarla birlikte olmamıştır. Onların oyuncağı olmamıştır. O anadolunun temiz ve masum yüzü temiz kalbi olarak kalmıştır.

Not: Önceki gün Tunceli’de şehit olan Cuma KARADAVUT için taziyede bulunan ve başsağlığı dileyen bütün dostlarıma teşekür ediyorum. Bütün şehitlerimiz bizimdir. Hepsine Allahtan Rahmet Diliyorum...

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim