• BIST 103.019
  • Altın 148,318
  • Dolar 3,5321
  • Euro 4,1743
  • Konya 23 °C
  • Zelyut: Can Dündar'ı kim o gazeteye getirdiyse operasyonu o yapmıştır
  • Beyaz Saray'dan IKBY referandumuna ilişkin açıklama
  • İş adamının "FETÖ'ye 2 milyon liralık bağış" itirafı
  • Zelyut: Can Dündar'ı kim o gazeteye getirdiyse operasyonu o yapmıştır
  • Beyaz Saray'dan IKBY referandumuna ilişkin açıklama
  • İş adamının "FETÖ'ye 2 milyon liralık bağış" itirafı

Böyle giderse ekmeğe 'dolu' bir zam gelecek!

M. Ali Elmacı

Önceki gün Karatay Ziraat Odası Başkanı Rifat Kavuneker ile söyleşi yapma fırsatımız oldu.

Konya'da kuraklık ve dolu afetini konuştuk.

Çiftçinin beklentisini başlıklar halinde sıraladı Başkan Kavuneker.

Hepsi de reel talepler.

Bu başlıkları ilerleyen günlerde tek tek paylaşacağım

Şimdi, afetin boyutundan birazcık bahsedelim.

Malum, 29 Haziran'da Konya bölgesine yağan dolu, bazı bölgelerde ekili arazilere yüzde 30 ile yüzde 90 arasında zarar vermiş.

Karapınar, Ereğli, Güneysınırı, Halkapınar...

Karapınar Belediye Başkanı ile görüştüm.

Karapınar'ın 8 tane mahallesindeki ekili araziler çok ciddi zarar görmüş.

Yüzde 30 ile yüzde 90 arasında...

Bazı bölgelere hiç biçerdöver bile girmemiş.

Çiftçi, ekili alanı yeniden sürmüş.

120 bin dekarlık bir ekili alandan bahsediyorum.

Ereğli öyle...

Halkapınar...

Yani, dolu afetinin uğradığı bütün yerler aynı.

Karapınar çiftçisi dertli...

Ereğli'ye hiç dokunmayın bile...

Bu bölgeler dolu afetinden kaynaklanan zararın nasıl karşılanacağı derdinde.

Sulanamayan arazilerin hemen hemen hepsi bitik.

Peki, sulanabilir arazide durum nasıl?

İşin bu kısmını Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker'den dinleyelim.

Öyle uzun uzadıya yazmaya bile gerek yok zira Başkan diyor ki; büyüklerime de sordum ben bu yıl kadar kötü bir yıl yaşamadım.

Harman hasat bazında tabi ki...

İlginç.

Gelelim sulanabilir arazilere.

Sulu tarımın yapıldığı bölgelerde ise tahıl, tanımlanamayan bir hastalığa yakalanmış.

Diğer olası hastalıklar için önceden tedbir alınmış ama bu yıl bir böcek hastalığı vasıl olmuş.

Sormayın gitsin.

Tanımlanamayan bir hastalık...

Dolayısıyla kuraklık, afet ve hastalık derken bu yıl harman-hasat bitik.

Verim, rekolte hak getire...

Peki ne olacak?

En başından bu durumun vatandaşa nasıl yansıyacağını sormak lazım.

Sizce, nasıl yansıyacak?

Galiba ilk aklıma gelen, ekmeğe zam...

Sonra...

Sonrasını bilmiyorum ama umuyorum ki, devletin stoklarında yeteri kadar vardır. Yani tedbiri alınmıştır.

Tabi bununla da bitmiyor.

Çiftçi yeniden tarlasını ekecek, onun için tohumluk sıkıntısı...

İnşallah korktuğumuz olmaz.

Ama...

Burada sorulması gereken sor: Çiftçinin zararı tazmin edilecek mi?

Her bölge ayrı ayrı ilgili bakanlığa raporunu sunmuş.

Misal, Karapınar, Ereğli bölgesi kocaman bir dosya sunmuş Bakan Faruk Çelik'e.

Çiftçinin taleplerinin hepsi reel.

Sigorta borçlarının faizsiz ertelenmesi...

Kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi...

Su borçları ertelemesi...

Tohum desteği...

Mazot ve gübre desteğinin artırılması gibi.

Bakan Çelik bütün talepleri dinlemiş ve zararının tazmin edilmesi noktasında adımlar atacağının da işaretini vermiş.

Kendi yetkisinin dışında olan konuları da Bakanlar Kurulu'na sunacağının sözünü vermiş.

Tahıl Ambarı çökerse Türkiye aç kalır.

Üretimi artırmak için onca teşvikler yapılırken çiftçiyi mağdur etmek de neyin nesi?

Hükümetin bu konuda ciddi adım atacağını tahmin ediyorum.

Ya da temenni...

Son bir cümle...

Umarım, başkanların yanında tarımı iyi bilen Uğur Kaleli, Mehmet Babaoğlu gibi isimler de Konya Ovası'ndaki vehameti anlatabilmişlerdir.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim