• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • Konya 5 °C
  • Çölaşan ve Necati Doğru'ya FETÖ davası ikiye böldü
  • Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor! Faturalara zam yok
  • Bakan Albayrak'tan Altını Olanlara Müjde! Pazartesi Günü Başlıyor
  • Çölaşan ve Necati Doğru'ya FETÖ davası ikiye böldü
  • Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor! Faturalara zam yok
  • Bakan Albayrak'tan Altını Olanlara Müjde! Pazartesi Günü Başlıyor

Bosna Hersek'in kuruluşunun 26. yılında dostları Aliya’yı anlattı

Bosna Hersek'in kuruluşunun 26. yılında dostları Aliya’yı anlattı
Aliya'nın cezaevi arkadaşı Çengiç:- "Yemeklerimize domuz katıldı, namaz kılacak yerimiz yoktu"- Nahda Hareketi lideri Gannuşi:- "Aliya'ya fikri açıdan baktığımız zaman çok büyük bir filozof, siyasi açıdan baktığımız zaman büyük bir siyasetçi görürsünüz"-

ANKARA (AA) - BEHLÜL ÇETİNKAYA - Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in cezaevi arkadaşı Eski Bosna Hersek Savunma Bakanı Hasan Çengiç, "Cezaevinde Müslümanlara yemek vermedikleri zamanlar oldu, hazırladıkları yemeklere domuz eti katıyorlardı, bizlere hiçbir şekilde din özgürlüğü tanınmıyordu, namaz kılacak yerimiz yoktu." diye konuştu.

Bosna Hersek'in kuruluşunun 26. yıl dönümünde, dostları ve onu tanıyanlar Aliya'yı AA muhabirine anlattı.

Aliya ile 5 yıl cezaevi arkadaşlığı yapan Çengiç, cezaevine girme sebeplerini "Bizler, komünist Yugoslavya'da özgürlükten, vatandaşlık haklarından ve İslam’ın anayasada var olmasına rağmen uygulanmasına izin verilmeyen temel özelliklerinden bahsettiğimiz için yargılanıyorduk." sözleriyle özetledi.

Yugoslavya'nın İslam’ı tanıtmaya müsaade etmeyen yapısına değinen Çengiç, cezaevi günlerinde de bu yapının zorluklar çıkardığını söyledi.

Ülkedeki sistemin Müslüman aydınlara karşı olduğunu dile getiren Çengiç, "Müslümanlara yemek vermedikleri zamanlar oldu, hazırladıkları yemeklere domuz eti katıyorlardı, bizlere hiçbir şekilde din özgürlüğü tanınmıyordu, namaz kılacak yerimiz yoktu, hapiste kaldığımız süre boyunca cuma namazlarını kılamadık. Müslüman aydınlar olarak, hapishane yönetiminin teşvikine uyan diğer mahkumların temel işkence ve hakaretlerine maruz kaldık." ifadelerini kullandı.

Aliya ile uzun süre gözaltında kalan ve yıllarca Yugoslavya'dan çıkmasına yasak konan İsmail Bardhi ise sistemin Aliya'dan rahatsız olduğunu kaydetti.

Bardhi, "1980'lerde Aliya'nın sohbetlerinde konular hep felsefe, teoloji, kültür veya şiir üzerineydi. Felsefe veya şiir konuşuyorduk ama burada tanrı fikri yasaklı gibiydi. Aliya'nın kitaplarında ise hep bu konu yer alıyordu." dedi.

Gözaltında bir koğuşta onlarca kişiyle kaldıklarını anlatan Bardhi, burada konuşmaya izin verilmediğini, Yugoslav gazetesi dahil hiçbir şeyi okuyamadıklarını ifade etti.

- "Müslümanların fikir dünyasına çok büyük katkıları oldu"

Aliya ile bir Londra ziyaretinde tanıştıklarını söyleyen Nahda Hareketi lideri Raşid El Gannuşi, Aliya'nın filozof ve yazar yönüne değinerek "Kendisi çok iyi İngilizce, Almanca ve Fransızca biliyordu ve Batı'nın felsefi fikrini ana kaynaklarından öğrenmişti. Bu özelliğiyle Batı'nın felsefi medeniyetine çok derin ve değerli eleştirilerde bulundu." dedi.

Gannuşi, Aliya'nın hayatının ve eserlerinin ders niteliği taşıdığını belirterek, şunları söyledi:

"Aliya'ya fikri açıdan baktığınız zaman çok büyük bir filozof görürsünüz, siyasi açıdan baktığımız zaman, çok güçlü bir müzakereci, itidalli bir şekilde konuşan büyük ve cesur bir siyasetçi görürsünüz. Kendisi gerçekçi siyasi metottan çıkmaz, karşı tarafın isteklerine karşı çıkar, onlara tabi olmazdı. Güç dengeleri kendi tarafına geçtiği zaman karşı tarafların yaptığı gibi soykırımlar yapmadı ve çok müsamahalı davrandı. Güzel komşuluğun ve güzel iş birliğinin zaruri olduğunu gösterdi."

Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Ali Muhyiddin Karadaği ise Aliya'nın siyasetçi kişiliğine değinerek, "Aliya hem filozof hem de siyasetçiydi. Bu ikisini bir arada bulunduran nadir insanlardandı. Düşündüklerini icraata geçiren ender liderlerdendi." diye konuştu.

Karadavi, Aliya'nın Müslümanların derdiyle dertlendiğini belirterek, "Onun temel gayesi Müslümanların birliğiydi. Batı ile savaştan öte oraya İslam'ı nasıl anlatırım derdi vardı. Balkanlar'daki Müslümanları aynı hedefte birleştirmek istiyordu." ifadelerini kullandı.

- "Bosna siyasetine ahlak getirdi"

Sırbistan Müftüsü Prof. Dr. Mevjlud Dudic, Aliya'nın Balkanlar'daki değerinin şehitler kadar yüksek olduğunu söyledi.

Dudic, "Bir Arap atasözü der ki 'Her alev arkasında kül bırakır.' Aliya, Bosna Hersek'in alevidir. Arkasında kül kaldı mı kalmadı mı gelecekte göreceğiz ama Bosna siyasetine politika ahlakını bırakan kişidir. Maalesef bu dönemde onun siyasi ahlakı kalmadı." diye konuştu.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim