• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Konya -5 °C
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi

Bizleri Daha Neler Bekliyor

Ufuk Karadavut

Ülke olarak giderek artan bir şekilde olumsuz psikolojik etkilerin altında kalmaya devam ediyoruz. Nereden bakarsanız bakın, ortalık ortamın “çok iyi” olduğuna dair yapılan algı çalışmalarına rağmen insanlarda bir umutsuzluk havasının hâkim olmaya başladığı artık gözlerden kaçmıyor. Özellikle Irak ve Suriye’den gelen ve sayıları 3 milyona yaklaştığı ifade edilen insanların ülkenin hemen her tarafına yayılarak tam bir karmaşaya (kaos) sebep olmaları ve terör eylemi gerçekleştirmeleri ciddi rahatsızlık yaratmaya başladı.  Özellikle belli bir saatten sonra birçok ilimizde sokaklar tamamen Suriye’den gelenlerin kontrolüne geçmeye başladı. “Rahatsızlık yapanlar toplanıp kamplara geri gönderilecektir” şeklinde yapılan açıklamalarında halkın gazını alma amacının dışında bir şey olmadığı anlaşıldı. Çünkü sembolik olarak gönderilen bir kaç kişi tekrar geri geliyor. Bu nedenle yapılan işlerde yapılan açıklamalar da anlamsız kalıyor. Gelen kişilerin özellikle Ankara, İstanbul, Bursa, İzmir ve Konya gibi büyük şehirlerde yoğunlaşmaya başlaması rahatsızlığı daha da artırıyor. Büyük şehirler zaten var olan sorunlarını zar zor halletmeye çalışırken bir de gelenlerin sıkıntıları sorunları çözülmez bir noktaya taşıyor.

Ülke olarak önümüzdeki günlerde çok daha ciddi olumsuzlukların yaşanmasını bekleyebiliriz.  Çünkü ülkeye girenler tamamen kontrolsüz bir şekilde giriş yaptıkları gibi ülke içinde de kontrolsüz bir şekilde başıboş bırakılıyor. Oysa hemen her ülkenin bir göçmen politikası vardır.  Politikanız doğrudur ya da yanlıştır fakat sonuçta bir politika izlersiniz. Ancak gördüğümüz kadarı ile ülkemizin bir politikası yok. Derseniz ki “ülkemiz politikasızlık politikası izliyor” ona da bir şey diyemem. Çünkü yapılan iş bundan başka bir şey değil gibi geliyor.

Şu ana kadar ülkemize gelen göçmenlerin durumlarına ilişkin hükümet tarafından doğru dürüst bir açıklama yapılmıyor. Bugüne kadar bu insanlara nasıl bir statü verildiği henüz netleşmiş değil. Statü verilecekse nasıl bir statü verilecektir. Bu da bir sır olarak karşımızda durmaktadır. Savaştan kaçanların ne kadarının burada kalmak istediği ya da ne kadarının geçici sığınma talep ettiği kendilerine sorulmuyor. Sınır kapılarını sonuna kadar hiçbir şart ileri sürmeden açan hükümet bunu yaparken ne beklediğini ve beklentisinin karşılanıp karşılanmadığını bilemiyoruz. Ancak bu işlemin bilinçli bir şekilde yapıldığı açıkça anlaşılıyor.

İdarecilerimizin Suriye’den gelenlerin çoğalması ile muhtemelen elimize güçlü bir koz geçeceğini ve sınır boyunca tampon bölge oluşturarak yakın zamanda bölünmesini bekledikleri Suriye’den pay kapmayı düşündüklerini sanıyorum. Ancak bunun aslında düşündükleri gibi olmayacağının anlaşılması ile yeniden düşünmeleri ve akıllarında olanı yeniden değerlendirmeleri gerekiyor. Tampon bölge, milletleri ya da grupları birbirinden ayırmak amacıyla oluşturulan “ara bölge”, “güvenli bölge” anlamına geliyor. Bir bölgenin tampon bölge ilan edilmesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararıyla oluyor. Kararın verilmesinin ardından NATO’nun ya da ülkenin BM kararına dayanarak harekete geçmesi gerekiyor. Ancak şu ana kadar ne BM ve ne de NATO’nun bu konuda herhangi bir kararı olmadığı gibi bir çalışması da bulunmuyor. Diğer bir deyişle bunun en azında şimdilik mümkün olmayacağı anlaşılıyor. ABD’li yetkililerin yaptığı açıklamalardan çıkarttığımız sonuç bu. Çünkü bizi kendi halimize kimse bırakmıyor. Kendi başımız aldık sandığımız karaları incelediğimizde aslında birilerinin aldıkları kararları uyguladığımız görülüyor. Başımız çok ağrıyacak çok…

Not: Bu gün arefe günü, yarın ise bayram. Yüce Allahtan dileğimiz bayramların yüzü suyu hürmetine kötülerin, münafıkların ve hasetçilerin şerrinden bizleri koruması ve kötülere fırsat vermemesidir. Hayırlı bayramlar…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim