• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • Konya 19 °C
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması

Bizim bayramlar, Osmanlı bayramlarını döver mi?

Sami Gediz

Bayramlar kimine mutluluk, kimine gurbet, kimine hüzün, kimine pişmanlık, kimine barış, kimine kaybettiğinin değerini hatırlatır. Bu örnekler uzar gider. Bayramlar aslında dünyalık işlerden uzaklaşıp Sıla-i Rahim yapmaktır, ziyaret etmek, küslerin barışmasını sağlamaktır.

Günümüzde bayram geleneklerinin birçoğu unutulmuş, birçoğu asimile olmuştur. Her zaman deriz ya ‘Ah o eski bayramlar’ diye. Ben bu eski bayramlar konusunda baya geriye gittim. Osmanlı dönemindeki bayram kutlamalarını araştırdım. Bazı kaynaklardan edindiğim bilgilerle Osmanlı’da bayramlaşma kültürünün ve bazı geleneklerin sizlerin de dikkatini çekeceğini düşünerek paylaşmak istiyorum.

Osmanlı döneminde bayram, devlet ve halkın birlikte idrak ettikleri duygusal bir süreçti. Bayram sabahı namaz için bayram alayı oluşturulurdu. Bayram namazı çok önemlidir. Padişah ve bütün devlet adamları hep birlikte camiye giderdi. Camiden yine büyük bir alayla dönerdi. Bu, şehir için büyük bir gösteri olur. Padişahın bayram namazına büyük bir alayla gidip dönmesi şehir halkı için çok hoş bir gösteridir. Sarayda, bayramın birinci gününde divan üyelerine ve törene katılan üst düzey devlet adamlarına ziyafet verilirdi.

Sarayda Ramazan Bayramı'nda hafif şeylerin yenmesi için hazırlık yapılırdı. Kurban Bayramı'nda ise daha etli şeyler hazırlanıyordu. Helva ve lokum çeşitleri ile kaymaklı ve cevizli baklava en başta gelirdi. Ayrıca meyveli veya baharatlı çok çeşitli şuruplar hazırlanırdı. Mesela Yasemin, Gül şerbeti gibi. Taze kahve mutlaka ikram edilirdi.

Şehirlerde sokaklar ve meydanlar temizlenirdi. Bu çalışmaların temel amacı, meydanlarda bayram için salıncakların kurulmasına elverişli bir alan hazırlanmasıdır. Meydanlarda salıncaklar, atlı karıncalar kuruluyordu. Salıncaklarda yetişkinler de sallanıyordu. Toplumun orta sınıfının eğlencesidir. Onun dışında cambazlar gösteri yapardı. Bu cambazlar, tiyatro sanatçısıdır. Meydanlar, insanların toplanma yerleridir. Osmanlı döneminde bayram, ciddi anlamda şehir halkının bütün olarak eğlendiği, birbirini gördüğü, sosyalleştiği bir dönemdir.

Ramazan ayında ve bayramda kahvehanelerde Hacivat-Karagöz gibi gösteriler ile meddahların hikaye anlatması gibi etkinlikler düzenlenirdi

Bayrama özel uygulanan neler vardı peki? 
Bayramda af önemli bir yer tutar. Mahkumların bir kısmının cezası af edilir, hapishanede kalanlara da bayram hürmetine çeşitli hediyeler verilirdi. Hatta zenginler borçluların borçlarını öder ve ne borçlu ne de borç veren kimin ödediğini bilmezdi. Padişah eşleri de aynı şekilde, bayram günü borçluların yüzünü güldürürdü. Şu an MÜSİAD’ın yeniden canlandırdığı ve takdir kazanan proje. Geçtiğimiz gün MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak bazı bakkallara giderek borçları ödemişti. Böyle bir geleneği yaşattığı için de kendisine teşekkür edelim. Yine Sanatkarlar, en güzel eserlerini padişaha hediye olarak sunarlardı. Mehter hiç susmazdı. Bayramdan önce sarayın her yeri gül sularıyla yıkanır, Hırka-ı Saadet dairesi tamamen temizlenirdi, sokaklara da gül kokuları yayılırdı. Hamamlar, Ramazan'ın son bir haftası bütün gün açık olurdu. Ayak takımı da buralardan yararlanırdı. Ramazan'ın ortasından itibaren de bayram giysileri için kumaşlar hazırlanır ve dikimleri yapılmaya başlanırdı. 

Meydan çeşmelerinde şerbet akardı
Örneğin yetişkinler için oyun yağmaları vardı. Yemek yemek de oyun haline getirilmişti. Sultanahmet gibi meydanlarda yüzlerce koyun kızartılır, yetişkinlere yağmalatılırdı. Ayrıca bazı meydan çeşmelerinin hazneleri şerbetlerle doldurulurdu. Bayramın özel olduğunu insanlara hissettirmek için eğlenceye önem verilirdi. 

Nasıl eğlencelerdi bunlar? 
Dev çadırlar meydanlara kurulur, maketten kaleyi almak için savaş oyunu oynanırdı, bazıları da seyrederdi. Avrupa dahi bilmezken, yüzyıllarca Osmanlı'da bayram geceleri, barutla havai fişek gösterileri yapılırdı. Seyyar oyuncaklar, Hacivat-Karagöz, meddahlar, cambaz, pamuk helvalar da vardı. Hatta Sultanahmet'te dikili taşlar arasına urgan gerilir, orada insanlar yürürdü. Meydana dev direkler dikilir, ve cambazlar canlarını tehlikeye atardı. İncecik bir direğin üzerine beş-altı kişi dururdu. Sonra bayram merasimlerinde, erkekler sözlülerinin gözüne girebilmek için, dikilitaşa tırmanma marifeti gösterirdi. 

Mahalleli arasında durum nasıldı, çocukların şeker toplaması o dönemden mi kalma? 
Evet, çocuklar para ya da şeker toplarlardı ama günümüzdeki gibi bilmedikleri mahallelere gitmez, tanımadığı evin kapısını çalmazlardı. Bu merasim edep ve kültür çerçevesinde yapılırdı. Herkes birbirini tanıdığı için çocuklarını da bilirlerdi. Bayram merasimleri önce mahallede olurdu. 

Ayrıca günümüzde yaşatılması gereken bir gelenek daha var. Osmanlı döneminde, Enderun’un güzel sesli hafızları dualar okurlar, ardından görevliler bunlara hediyelerini verirlerdi. Günümüzde de bazı programlar Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlıyor. Bunu okuyan kişiye programı düzenleyen kişi bir hediye verebilir. Mesela bu çeyrek yada yarım altın olabilir. Bence güzel bir geleneği devam ettirme adına başlangıç olabilir.

Osmanlı zamanında bayramlaşmada önemli bir nokta da hediyeleşmek. Büyükler küçüklere hediye verirdi. Mutlaka insanlar için hediyeleşme olurdu. Bu hediyeleşme her şey olabilir. Mesela devlet adamları da padişaha hediye getirirdi. Daha alt memurlar, bir üsttekine hediye getirirler ama bu bir rüşvet gibi değil. Üst kademede olan da alttakine para verirdi. Yani karşılıklı bir hediyeleşmedir ama alttaki daha çok hünerini gösterecek bir şey yapıp üsttekine takdim ederdi. Üstteki de hediyenin değerinden çok daha fazlasını verirdi. Bunlar arasında çok kıymetli kitaplar, kumaşlar, mücevherler, hatlar yer alırdı. Halk arasında ise daha küçük hediyeler verilirdi. Böylece bayramlar bir devlet halk kaynaşmasını da beraberinde getirmiş olurdu.

Günümüz bayramlarını da eleştirmek haddimiz değildir ama manevi havasını yaşamak adına herkese eş, dost, akraba ziyaretleri yapmasını tavsiye ediyorum. Özellikle büyüklerin elleri öpülüp duaları alınmalıdır. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim