• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Bizi ilgilendirmez demeyin

Ufuk Karadavut

Ülke olarak içinden geçtiğimiz sürece bakıldığında darmadağınık ve ne yaptığını bilmeyen bir haldeyiz. Dışarıdan bakmaya bile gerek olmadan içerideki ahlimizi anlatmaya gerek bile yok. Ülke nereye gittiği belli olmayan bir yöne doğru akıp giderken, hereşeyin yolunda olduğu söyleniyor. Ama kime göre yolunda o belli değil. Ama kavram kargaşası oluşturuldupu için “işler yolunda” denildiğinde insanlar kendi işlerinin yolunda olduğunuı sannediyorlar. Oysa işlerini yoluna koyanlar başkaları gibi geliyor. Ama bunun farkına bir türlü varamadık. Gerçi bunun farkına varmak için aklımızı başımıza bir türlü toplayamıyoruz. Fırsat verilmiyor. Her gün bir olay var. Her gün yeni bir gürültü. Zaten televizyon başına geçip kimin ne yaptığı belli olmayan, kimin eli kimin cebinde olduğu bir türlü anlaşılmayandizileri seyretmekle meşgul oluyoruz. Aslında farkında olmayan beynimizi bulandırıyor ve uyuşturuyoeuz. Ama olsun dizi kahramanlarının yaptıkları her şeye değiyor. Bizi rahatlatıyor. Öyle oluncada kimin ne götürdüğü önemli de olmuyor. Kimin ne yaptığınında farkına varmıyoruz. Varmak te istemiyoruz. Ama farkına varsak iyi olacak. Bir arkadaşımla konuşurken konu ile ilgili bir hikaye göndermiş. Kaynağını bilmiyorum ama oldukça etkilendim. İşte size o hikayeyi sunuyorum. Umarım işinize yarar. Uyuşan beyinlerimize bir miktar kendine gelme ilacı oluverir;

Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü. Kendi kendine: İçinde hangi yiyecek var acaba?" diye düşündü. Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı. "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı. Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı:"Zavallı farecik...Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın" dedi. Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla koyunun yanına koştu ve, "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye adeta çırpındı. Koyun anlayışla karşıladı ama,"Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol"dedi.

Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve , "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi. İnek; Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor." dedi. 
Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı. O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu. Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanınından geliyordu. Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu. Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark edememişti. Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı.

Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor,zehiri temizledi sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı. Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu. Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçi de bıçağını alıp bahçeye koştu. Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler. Onlara ikram etmek için çiftçi koyununu kesti. Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki çok zehirliydi.Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü. Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya yolladı. Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi. Buradan çıkarılacak ya da çıkarılması gereken derslerin başında dışarıda olup bitenler beni ilgilendirmez demeyin. O bir gün dönüp dolaşıp sizi bulacaktır. İkincisi ise beni ilgilendirmez dediğinizde aslında kendi kendinizi silmişsizniz demektir. Toplumdan soyutlamışsınız demektir. Toplumdan soyutlanmış bir toplumsal yapımız oluşmaya başladı. Bu ise bizi varlığa değil yokluğa götürür. Dikkat etmek gerekli...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim