• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 1 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Bizi anlatan harika bir hikâye

Ufuk Karadavut

Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı….. Çok çalışır… Çok üretir... Ve bunları keyif içinde yapardı. Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün karı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer Karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu kadar üretken olabiliyorsa, bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı. Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü Hamamböceği’ni işe aldı. Hamamböceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece Karınca’nın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için Örümcek’i işe aldı.

Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamamböceği’nin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve karlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti. Hamamböceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de artık bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için Sinek’i işe aldı. Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan Karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiyordu.

Aslan, Karınca’nın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir üst yöneticiye ihtiyaç olduğunu düşündü. Ve bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü Ağustosböceği’ni işe aldı. Kendi rahatına ve keyfine düşkün Ağustosböceği’nin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabi ki kendisinin yeni bir bilgisayara, bütçe kontrol ve stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski işyerindeki yardımcısını işe aldı.

Karınca’nın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekâna dönüşmüştü. Ağustosböceği, patronu Aslan’ı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti. Bunu üzerine, Karınca’nın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren Aslan, üretimin ve karlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü farketti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir Danışman olan Baykuş’u sorunu çözmesi için işe aldı. Baykuş, Karınca’nın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı. Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı”.

Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi. Ve, elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan Karınca’yı işten çıkardı...

Hatırlarsanız buna benzer bir hikâyede bekçi için anlatılır. Hemen hemen aynı düşünce ve aynı hareketler. Hemen her zaman en altta kalanın ezildiği, en alttakinin zarar gördüğü bir sistem oluşturulmuş. Sistemin çarklarını döndürenler aslında görünen döndürücüler değil. Arka planlarında görünmeyenler var. Birilerinin rahatı kaçmasın diye çok kişi acımasızca mağdur edilebiliyor. Hatta öyle bir noktaya geldik ki, mağdur edilenler için toplum genelinde bir üzülme belirtisi dahi kalmadı. Başkalarını unutup yalnızca kendimiz için yaşar olduk. Kendimiz doyduğumuzda dünyayı doymuş, kendimiz giyindiğinde dünya giyinmiş zannederek kendimizi kandırıyoruz. Oysa gerçek sandığımız gibi değil. Dünya’da aslında göründüğü gibi değil. Yukarıda anlatılan ve buna benzer okuduğunuz ya da duyduğunuz hikayeler bunu çok net bir şekilde açığa çıkarmaya yetiyor…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Tayyar YILDIRIM
28 Ocak 2011 Cuma 21:36
Mükkerrer Hikaye
Aynı tarihli bir gazete ve iki yazar aynı hikayeyi köşelerine taşımış. İyi de olmuş. Çünkü hikayenin çok manidar bir kıssadan hissesi var. Devlet dairelerinin ve hantal işleyen ,işletmelerin hali pürmelalini en güzel bir şekilde anlatılmış hikayede. Sayın ÖZTEKE ve Sayın KARADAVUT'a teşekkür ediyorum.
88.254.19.225
mine çetiner
28 Ocak 2011 Cuma 03:08
güzel bir hikaye
hangi disiplinde olursanız olun temel sorun çark dönüyorsa herşey yolundadır mantığı sanırım. işin acı tarafı aşınan çark değiştirilir, iş yapan biri mutlaka bulunur gerçeği..yazınızı okurken gözümün önünde canlanan manzara hiç de yabancı değil. iyi çalışmalar
88.254.13.157
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim