• BIST 83.106
  • Altın 146,948
  • Dolar 3,7641
  • Euro 4,0426
  • Konya -4 °C
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi

Bir Tartışmadır Gidiyor

Ufuk Karadavut

Ülke suni gündemler ile dolu olarak yoluna devam ediyor. Gereksiz tartışmalar hem enerjimizin boşuna harcanmasına hem de zamanımızın gereksiz yere tükenmesine neden oluyor. Ortada daha ciddi sorunlar varken bunlar konuşulmuyor ama nerede gereksiz işler varsa bunlar sanki ülkenin en önemli sorunuymuşçasına ön plana getirilmeye çalışıyor. Elbette bunların açıkça gündem saptırma faaliyetleridir ama ne yazık ki herkes buna kapılıp gidiyor. Hükümet yıllardan beridir çok başarılı olarak yürüttüğü gündemi değiştirme ve gündemi belirleme çalışmalarına bir yenisini daha kattı. Şimdiki gereksiz konumuz ise Başkanlık sistemi. Ülkenin Güneydoğusunda devlet diye bir şey kalmamış, PKK ve sivil güçleri olan KCK’lılar her köşeyi tutmuş, kürdüstan parası basmaya başlamışlar, kendi mahkemelerini kurmuşlar, kendi vergi daireleri kurarak vergi toplamaya başlamışlar ve açıkça ülke içinde ikinci bir devlet kurmuşlar bunları önemsemiyoruz.

Diğer yandan ekonomik kırılganlığımız geçen yıllara göre çok yüksek oranda artmış, suç işleme oranları %600 civarında armış ve artmaya devam ediyor, uyuşturucu kullanım yaşı 8’e inmiş, ahlaksızlık tarihimizde hiç olmadığı kadar bu dönemde yaşanmaya başlanmış ve hızla artıyor, vatandaş tam olarak dilencilik kültürü etkisi ile dilencileştirilmiş ve milyonlarca dilencimiz olmuş, işsizlik artıyor, dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan lükslükte ve büyüklükte “yiyiniz, içiniz ama ısraf etmeyiniz” emrine meydan okurcasına yapılan lüks saraylar, sistem değişikliği adı altında cumhuriyete ait ne kadar değer varsa hepsini planlı bir şekilde yok etme çabaları devam ederken yapılan tartışmalarının ne kadar anlamlı ve önemli (!) olduğunu daha iyi anlıyoruz. Demokrasiyi yaşayan ülkeler listesinde 100. sıraya gelmiş olan ülkemiz, yolsuzluk konusunda 183 ülke içinde ön sıralara doğru hızla yükselen ülkemiz, ifade özgürlüğü konusunda neredeyse sonunculuğa gelecek noktada olan ülkemiz, yoksullukta yine onlara doğru giden ülkemiz, ölümlü iş kazalarına Avrupa birincisi ve eğitim kalitesi olarak yine 90 . sıralarda olan ülkemiz başkanlık sistemiyle yönetilse ne olur yönetilmese ne olur.

Yapılan bu tartışmaların nereye kadar süreceğini kestirebilme şansımız yok. Ancak hükümet kanadının yeni bir hamlesine kadar bunun devam edeceğini söylemek herhalde yanlış olmayacaktır. Elli yılı aşkın bir süredir iyi ya da kötü eksik ya da fazla olarak parlamenter sistem ile yönetilen Türkiye’de tartışılan konu “acaba ülke Başkanlık, yarı başkanlık, Türk modeli Başkanlık sistemiyle mi yönetilsin?”Yoksa parlamenter sistemle devam mı etsin?”.

Hükümete kalırsa Türkiye ABD gibi "süper ülke" olacak. Kimse de şu soruyu sormuyor. Başkanlık sistemi sadece ABD'de mi var?. Elbette ki hayır. Dünya da pek çok ülkede başkanlık sistemi uygulanıyor. Ancak birkaç ülke hariç tamamına yakını buna geçildiğinden dolayı pişmanlık içinde. Çünkü başkanlık sistemi uygulamalarında genel olarak diktatörlüğe doğru bir geçişin olduğu, bu nedenle de ciddi olarak iç karışıklıkların yaşandığı gözlenmiş. Tek adamlığın kuvvetlenmesi ve yandaşlığın yasal hale getirilmesi hazineye atılan hortumların biraz daha kalınlaşması başkanlık sistemi ile çalışan ülkelerde görülen en büyük hastalıklar. Başkanlık sisteminin yaşandığı ve bu sistem nedeniyle yerlerde sürünen Tanzanya ya da Uganda'dan neden söz etmiyorsunuz?. Ekvator, El Salvador, Filipinler, Uruguay, Venezuela, Zambiya, Belarus, Bolivya, Brezilya, Afganistan, Arjantin, Azerbaycan, Dominik Cumhuriyeti, Endonezya, Ermenistan, Guatemala, Güney Kore, Haiti, Honduras, İran, Kazakistan, Kenya, Kolombiya, Kosta Rika, Liberya, Meksika, Nikaragua, Nijerya, Panama, Paraguay, Peru, Sri Lanka, Sudan, Surinam, Şili, Türkmenistan'da da var. Bu ülkelerin hangisi Avrupalı? Ya da bu ülkelerin kaçında "gerçek demokrasi", kaçında "barış ve huzur" var...

Gündem değiştirerek rahat çalışma alanı bulunabilir. Ama ülkenin enerjisini de bir şekilde harcamış oluyorsunuz. Yazık oluyor bu ülkeye. Yok yalancı gündem değilse bu acele niye. Birilerine söz mü verildi…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim