• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 17 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

Bir Rüya Gibi Geçti

Ramazan Altıntaş

İnsan hayatının en değerli zaman dilimlerinden birisi, hayatının bir kısmını Kur’an’ın vahyine sahne olan, Efendimizin ve sahabe-i kiramın yaşadığı topraklarda geçirmektir. Her gün namazda yöneldiğiniz kıble ile buluşmak, Kabe-i Muazzama ile yüz yüze gelmek heyecan verici bir olaydır. Bu açıdan hac ibadeti, tek kelime ile muhteşemdir. Ancak yaşanarak anlaşılabilir.

Hac sözcüğü ha ve cim harflerinden meydana gelir. Âlimlerin yorumuyla “ha” Yüce Allah’ın bağışlamasını ifade eden Hilmi’ne, “cim” kulun sayısız cürümlerine işaret eder. O halde kul ne kadar şeddeli/katmerli günah işlerse ve bu günahlardan da tövbe ederek arınırsa Yüce Allah’ın onu bağışlayacağı ifade edilir. Bu bağlamda haccın insan hayatında kazandırdıkları çoktur.

Hac, müthiş bir arınma faaliyetidir. Umre ve Hac için giyilen ihram, insanın kendi iradesine hâkim olmasını öğretir. Belli bir süre yasaklara dayalı hayat, insanın nefsine egemen olmasının eğitimini verir.  Dilini ve organlarını günah söz ve eylemlerden koruyan bir Müslüman annesinde doğduğu gibi tertemiz olacağı rivayetlerde dile getirilir. Bunlar ileriye dönük umut verici müjdeli haberlerdir.

Hac, insanda nefis muhasebesini yapmaya açılan bir imkân alanıdır. Eğer insan müflis bir Müslüman olmak istemiyorsa, ölmeden önce kendisini hesaba çekmelidir. Bugüne kadar nasıl bir hayat yaşadığının bir değerlendirmesini yapmak, bundan sonraki hayatın daha randımanlı yaşanmasına yardımcı olur. Bu bağlamda hac, kişinin kendisini manevi çekaptan da geçirmesinin adıdır.

Hac, ümmet bilincinin yeniden uyandırılmasının bir adıdır. Yüce Allah her sene “evim” dediği Beytullah’a dünyanın her yerinden Müslümanları davet ediyor. Bu özel çağrıya uyarak ve Rahman’ın misafirleri olarak kutsal topraklara giden kimseler birbirleriyle tanışıyorlar ve kardeşliklerini tazeliyorlar. Gönül iste ki, Kur’an’ın dili olan Arapçayı her Müslüman kullansın ve birbirleriyle aralarında tearüf gerçekleşsin. Birbirleriye hasbıhal etsinler. Suriye’de, Arakan’da, Srilanka’da, Keşmir’de ne oluyor yakinen duysunlar, öğrensinler ve ortak bir mücadele kararına varsınlar. Hac, bir sağırlar diyaloguna dönüşmesin.

Hac, tarihe yapılan bir yolculuktur. Ne var ki muhteşem tarihimizin yaşandığı kimi mekanların yok edilmesi bize acı veriyor.

Hac, imanı yeniden tazelemenin bir başka adıdır. Hacı, tavafa başlangıç noktası olan hacer-i esvedin karşısında: “Allah’ım! Sana iman ettim, senin gönderdiğin Kitabını tasdik ettim, ezel bezminde sana verdiğim sözde ahde vefa gösteriyorum, senin Peygamberinin sünnetine ittiba ediyorum” diye bir iman tazelemesi gerçekleştiriyor.

Yüce Allah bütün Müslüman kullarına bu toprakları ziyaret etmeyi nasip etsin!

Hac, ümmetin dirilişine ve vahdetine vesile olsun!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim