• BIST 96.400
  • Altın 144,414
  • Dolar 3,5647
  • Euro 4,0036
  • Konya 12 °C
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı
  • 15 Temmuz'un beyin takımı hakim karşısına çıkıyor
  • Enflasyonu tek haneye indirecek "gıda tedbirleri" hazır
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı
  • 15 Temmuz'un beyin takımı hakim karşısına çıkıyor
  • Enflasyonu tek haneye indirecek "gıda tedbirleri" hazır

Bir nar ağacı var, bir de darağacı...

Yücel Kemendi

Bir nar ağacı var, bir de darağacı, namerde nar düştü, yiğide dar ağacı

Emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Tahliye oldu. Birçok insan buna tepki gösterdi,

Bende düşündüm, kolayı seçip bu tahliyeye tepki mi göstermeliydim, yoksa olayı seçip eskilere gidip özeleştiri mi yapmalıydım.

İlker Başbuğ tutuklandığı tarihte, Askeri vesayete karşı olan biri olarak, bu tutuklanmadan çokta mutlu olmuştum. Çok ilginç ama bugün tahliye oldu ben yine çok mutlu oldum.

Hatta o günkü düşüncelerimi eleştiren sevgili eşim “bak bir milletin tüm değerlerini bunlar ayak altına almak istiyorlar ve yanlış yapıyorlar” dese de, ben tutuklanmasını demokrasi adına olumlu görüyordum. O günler zafer tamtamları atmasam da, düşüncem böyleydi.

Peki bu tutuklama dan sadece ben mi mutlu olmuştum?

Tabiî ki hayır;

Bu tutuklama demokrasiden yana olan herkesi mutlu etmişti. Hatta, Başbakan dışındaki tüm AK partilileri, Sivil toplum kuruluşlarını, liberalleri, hatta solcu gibi solcuları. Çünkü herkes bu olayı demokrasinin bir başarısı olarak görmüştü.

Böyle zamanlarda hep duygusal hareket ettiğimizden ayrıntılar hep gözümüzden kaçar, ya da resmin büyüğüyle ilgilenmek isteriz.

Bu tutuklamada da böyle davrandık, adaletsizliğe uğrayan binlerce insan gibi genelkurmay başkanının tutuklanmasını da sıradan olarak gördük, sıra bunlara da geldi, Türkiye safralarını atıyor şeklinde yorumladık.

Bu tarihten sonra bugün bunları yazmak çok kolay tabi, ancak ben bu olaya takılmadan Genelkurmay başkanının tutuklanmasının altındaki bugün ortaya çıkan asıl sebepleri, belki de gerçekleri yazmadan geçmeyeceğim.

Öncelikle İlker Başbuğ”un tutuklanması Cumhuriyet tarihinde görülmeyen siyasi bir gelişmeydi. Bu olayı bu şekilde gördüğüm içinde, Başbakanımızın o günkü, “Başbuğ'un terör örgütü yöneticisi olma iddiasıyla tutuklanmasını yanlış buluyorum” açıklamasını çok garip karşılamıştım.

Çünkü ben bu olayı siyasi iktidarın ve demokrasinin zaferi olarak görüyordum. İktidarında bu olayı bu şekilde algılamasını arzu ediyordum. Yıllardır siyasilerin bu askerlerden çektiğini hep yazmıştım. Belki de benim gibi düşünenlerin o gün bayramıydı.

Bugün ise, Başbakanın o gün bizim gibi düşünmemesinin sebebi, bu tutuklamayı kendisine yönelik bir tehdit olarak görmesi olabilir mi diye düşünüyorum…

Sonra “O Şahısın” adamları Başbuğ”u tutuklayarak siyasi iradeye gözdağı mı vermişti de, bunu da başbakan hissetmişti, Yani Ordu vesayetinden sonra, başka bir vesayetin geldiğini mi görmüştü.

Evet, durum aynen öyleymiş, şimdi gerçek ortaya çıktı o gün Genelkurmay başkanını tutuklayan güç, bugünde başbakana kelepçe takmaya kalktı.

Çok ilginç, ilginç olduğu kadarda düşündürücü bir açıklamayı İmralı”da yatan adam yapmıştı, ancak o gün hiç ciddiye almamıştık.

Bakın 28. Şubat 2013 İmralı zabıtlarında neler vardı.

…Başbakanı etkileyen ekip 2011 de “PKK”yı bitireceğiz diye on bin KCK’lıyı içeriye aldı. Bu güç MİT”e de darbe planladı. Ben devreye girdim “bu darbedir” dedim. Ergenekon dan hiç farkı yok dedim. Başbakan MİT”e darbe yapılınca sıranın kendisine geldiğini gördü. Başbakan vatana ihanet suçundan tutuklanacaktı. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ”un tutuklanması da budur.

Bunları bir araya getirdikten sonra, yakın tarihteki tüm davalara bunların gölgesi düşmüştür.

Şimdide “O Şahsın” adamları Başbakanın Ergenekon ile uzlaştığını yazıp çizmekteler. Böylelikle kendilerine farklı bir yer bulma gayreti içerisindeler

Lütfen kimseyi kandırmayalım. Bu vatanı seven herkes “O Sahsın” marifetlerini görsün artık, Yazımı Üstat, Necip Fazıl Kısakürek”ten bir mısra ile bitirmek istiyorum:

 “Bir Nar Ağacı var, Bir de Dar Ağacı, Namerde Nar düştü, Yiğide Dar Ağacı.”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ali CİN
13 Mart 2014 Perşembe 20:11
20:11
5.08.2012 tarihinde "terörist olduğuna inanmıyorum" diyen başbakanın tutuklamanın gerçekleştiği 6.01.2012 tarihinden sonraki 7 ay boyunca neler söylediğini, düşündüğünü araştırıp yazarsanız bizler de yazınızdaki "...Bu tutuklama demokrasiden yana olan herkesi mutlu etmişti. Hatta, Başbakan dışındaki tüm AK partilileri, Sivil toplum kuruluşlarını, liberalleri, hatta solcu gibi solcuları..." cümlenize itibar edebiliriz. Taraflı betimlemesinin dahi sönük kaldığı yorumlarınızı merak ile bekliyorum. İçimdeki objektif olacağınız ilk yazıyı bekleme heyecanını sizin tüm aksi yöndeki satırlarınıza rağmen öldürmeyeceğim. Ayrıca bebek katili bir suçlunun öngörülerinin efendinizin öngörüleri ile örtüşmesindeki gayr-i samimi şaşkınlığınızı da görüyorum. Sizin için "İmralı'da yatan adam" bize göre terörist başıdır. İmralı'da beslenmektedir. Adam filan da değildir.
78.161.80.99
H.G den
12 Mart 2014 Çarşamba 15:47
15:47
Ergenekon tahliyeleri: Neler oluyor?
Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuru hakkı ve tutukluluk sürelerinin 10 yıldan 5 yıla indirilmesi, Ergenekon davası sanıklarına, toplumu şoke eden tahliyeler getirdi
Peşinen ifade etmeliyiz ki, Anayasa Mahkemesi kararları yerindedir. Uzun tutukluluk sürelerini, yargılama sırasındaki yanlışları, -varsa- intikam duygusundan kaynaklanan adaletsizlikleri de kimse tasvip edemez, savunamaz. Ama 7 yılda karara bağlanamayan Zirve davasında, testere ile adam kesenlerin tahliye olmalarını, Danıştay saldırısında suçüstü yakalanan katilin tahliyesine karar verilmesini de kimse savunamaz. Hükümetin, yasayı hazırlarken, bu fecaati önleyecek tedbirleri almamasını bu millete izah etmesi gerekir.
Kimsenin derdi, tahliye edilen Ergenekon sanıklarının, uzun yıllar hapishanede kalması değildir. Ama tahliye edilenlerin konuştuklarına bir bakınız, hiç pişmanlık emaresi gördünüz mü? Tam tersi, Perinçek; “Kınından çıkmış kılıç gibiyiz” diyor… Hele bir bakın, baştan beri bu davayı sulandırmak, bulandırmak için elinden geleni yapan vesayet medyası, aşka gelmiş, vecd halindedir… Bu tahliyeler ile öyle bir hava estiriyorlar ki; “Ergenekon davası sanal bir davadır, bu dava çökmüştür, yargılanan herkes suçsuzdur. Ergenekon davasının, vatanseverleri yıldırmak için açıldığı artık anlaşılmıştır…” Tahliye yetmez, serbest kalanlara birer de madalya takılmalıdır… Hatta ve hatta İlker Başbuğ, cumhurbaşkanı olmalıdır…
Bu nasıl bir perdeleme, karartma, zihin bulandırma saldırısıdır; yahu bu tahliyeler, beraat değildir. En somut örneği, Danıştay saldırısının faili, “bir kanun katakullisi” ile tahliye olmuştur. Beraat etmemiştir. Adamın suçu müebbet hapistir, beraat etmemiştir. Salıverilen ve müebbet hapis cezası alanların da hiçbiri beraat etmedi. Dava, 7 aydır gerekçeli kararı yazmayan mahkeme yüzünden -sahi bu ne iştir- Yargıtay aşamasındadır. Yeniden yargılama da söz konusudur. Artık bu davalar ağır ceza mahkemelerinde görülecektir. O süreçte ne olacaktır?
Yani bu davaya konu olan olaylar, darbe hazırlıkları, yığınla belge, delil hepsi sanaldı öyle mi? İstifa eden Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner; “Hukukun dışına çıktık, bunu yol edindik, hep böyle gideceğini zannettik” derken rüya görmüştü, öyle mi? AK Parti’nin, yüzde 47 oy aldığı halde kapatılmaya çalışılması, cumhurbaşkanlığı seçimine 27 Nisan muhtırası ile müdahale edilmesi, Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Eldiven darbe planları, topraktan çıkarılan mühimmatlar, silahlar, Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombalar, daha niceleri hep sanaldı öyle mi? 27 Mayıs darbesi de sanaldı, Menderes ve üç bakanın asılması da sanaldı... Aydınların, gençlerin işkencelerden geçirilmesi, yaşı büyütülüp asılan fidanlar da sanaldı… Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Savcı Doğan Öz’ün öldürülmesi de sanaldı. Hrant Dink’in, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü de sanaldı. Sivas’ta otelde diri diri yakılan canlar, Erzincan Başbağlar’da kurşuna dizilen masum köylüler de sanaldı… Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkenceler, binlerce faili meçhul cinayet de sanaldı… Bu ülkede her şey güllük gülistanlıktı… Ergenekon tahliyeleri ile bir rüyadan uyandık öyle mi?
Son dört yıldır, “bu tutuklamalara, davalara bakmayın, vesayet bütün güçleriyle hâlâ ayaktadır” diye yazıyorum. Yanılmayı çok istedim. Ama görüyorum ki, vesayet sistemi, bütün adamları ile bayram ediyor. Çok kötü şeyler oluyor, demiştim. Daha kötü şeyler olmaya başladı… 30 Mart sonrasında, bambaşka bir Türkiye’ye hazır olalım…
78.163.42.109
Salih Sedat Ersöz
12 Mart 2014 Çarşamba 13:03
13:03
Yücel bey kardeşim; "Bu tutuklama demokrasiden yana olan herkesi mutlu etmişti, hatta Başbakan dışındakileri. Çünkü herkes bu olayı demokrasinin bir başarısı olarak görmüştü" cümlelerin beni kapsamıyor. Zira o günlerde yazdığım yazıda bu tutuklanmanın doğru olmadığını kaleme almıştım. İşte o yazımın linki:

http://www.dogruses.com/yazarlar/salih-sedat-ersoz/1669-yeni-egitim-sistemi-ve-basbugun-tutuklanmasi.html

Selam ve dua ile...
46.197.164.146
Muzaffer Özen
12 Mart 2014 Çarşamba 12:24
12:24
YÜCEL HOCAM KALEMİNİZE GÜÇ KUVVET DİLERKEN AĞZINIZA SAĞLIK. YALNIZ SON BİR KAÇ YILDIR HUKUKTAKİ BU GELİŞMELER KARŞSINDA İNSANIN BAŞI DÖNÜYOR, SANKİ BİRİLERİ ADALET MEKANIZMASIYLA, HUKUKLA, YARGIYLA TOMBALA OYNUYOR GİBİ.BİR BAKIYORSUN YÜZLERCE İNSAN ŞAFAK VAKTİNDE APAR TOPAR DERDEST EDİLİYOR, SÖZÜM ONA YARGILANIYOR BİNLERCE KLASÖR DOSYALAR, TELEFON GÖRÜŞMELERİ TOPLANIYOR BİRÇOKLARI ÖMÜR BOYU HAPSE MAHKUM OLUYOR YADA 20 YIL HAPSE MAHKUM OLUYOR, BİR BAKIYORSUN PARDON YANLIŞ OLMUŞ SERBESTSİNİZ. SONRA BAŞKA BİR OPERASYON ALAKALI ALAKASIZ BİR ÇOK İNSANLAR YİNE TOPLANIYOR.BİR BAKIYORSUN SAHTE DELİLLERLE MONTAJ KASET VE DİNLEMELERLE TOPLANDIĞI ANLAŞILIYOR. ENGEL OLUNMASAYDI YÜZBİNLER YİNE SUÇLU SUÇSUZ İDANLA YARGILANACAKTI HUKUKUN ÇILKINI ÇIKADILAR NERDEYSE. BİZİM ADALET VE HUKUK SİSTEMİMİZ TOP YEKÜN YENİDEN YAPILANMADAN BU YAPIYA KİMSENİN GÜVENİ KALMADI. BUNDAN BÖYLE BU SİSTEM KİME NE KARAR VERİRSE VERSİN VİCDANLADA BİR KARŞILIK BULMAYACAK. YUKARIDA YAZINIZDAKİ MANZARALARI DAHA ÇOK GÖRECEĞİMİZE BENZİYOR. BELKİDE BU PARALEL YAPI HUKUKUN BAŞINI DÖNDÜRMEK VE HUKUKA GÜVENİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN BURALARA ÇÖREKLENDİLER, NİHAYET BUNUDA BAŞARDILAR BUNLARI YAPANLAR HUKUK ADINA CİNAYET İŞLEYENLER ADİL OLAMAYACAKLARINA GÖRE BUNLARIN HEPSİNİ ADALET SİSTEMİNDEN ATMADAN , KÖKÜNÜ TEMİZLEDEN ADLİYELER ADALET DAĞITIP GÜVEN KAZANAMAZ. BUNLARDA HUKUKUN HAKKI KORUMASI İÇİN DEĞİL HUKUKUN İÇİNE ETMEK İÇİN ÖRGÜTLENMİŞ ÇETE MENSUPLARI , ÜSTELİKDE İPLERİ DIŞA BAĞLI.İNŞAALLAH BUNLARDANDA KURTULURUZ.... NFK NIN DEYİŞİYLE { SURDA BİR GEDİK AŞTIK MUKADDESMİ MUKADDES, EY KAHPE RÜZGAR ARTIK NE YANDA ESERSEN ES.]SELAM VE DUALARIMLA, EN İÇTEN SEVGİ VESAYGILAR SUNARIM.
5.47.252.78
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim