• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 22 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

Bir Mezarlık Ziyareti Hikayesi

Fahri Kubilay

Bayramda en çok ziyaret edilen mekânların kabristanlar olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Ziyaretler zamanları yöresine göre değişir, arife gün,  sabah namazından sonra, kimi ikindi vakti kimi bayram namazından sonra...

Büyüklerimizin, yakınlarımızın cümle ahvalini ziyaret edip bir fatiha okumak bayramın en lezzetli yanlarından bir tanesi.

Bu vesile ile sizlere bizzat şahit olduğum bir olayı anlatmak istedim…

Kendi köyümde mezar ziyaretleri bayram namazı kılındıktan sonra toplu olarak yapılır. Çocukluğumdan beri böyledir. Ve tabî ki dışarıdan gelen, köyde duran çor çocuk tüm yaşlı ihtiyar herkes katılır.

 Bir bayram öncesi mezar ziyareti sırasında yaşadığım bir anı hiç unutmam…

Çocukluk dönemimde yine bayram namazından çıktık ve toplu halde mezarlık yönüne doğru grup grup giderken; yol üzerinde bir ses hasıl oldu. Herkes sesin geldiği yöne doğru yöneldi…

 “Gitmeyeceğim, gitmeyeceğim…”

 “Sanki bana bir şey mi bıraktı…”

 “Git me ye ce ğiiim, kim götürebilir…”

“Hadi götürün bakalım…”

  Diye bir ses….

Yankılanan sesi köyde duymayan kalmadığı gibi karşı köyden bile duyanlar olmuştur belki de...

Herkesin aklından bin bir türlü şey geçtiği kesin.  Ben ise hemen vay adam babasına fatiha bile okumak için bıraktığı malı hesap ediyor vay alçak vay gafil…

Böyle bir insan olabilir mi? Tüm hayatını maddeye endekslemiş ne kadar mal o kadar fatiha öylemi…! Mal yoksa fatiha da yok. Yazıklar olsun sana bee! gibi ..

….

Ve aradan yıllar geçmiş yine bir bayramda.. Aynı yoldan geçerken o sesler gelmiyor du artık ve o “gitmem” diyen adam bu sefer temelli gitmişti… Canlı olarak gitmediği mezara tabutta gitmiş üzerinde otlar bitmiş oda artık yerin altında..

Bir mezarlık ziyareti ve insan oğlu ne kadar aciz ne kadar maddeci dedim iç dünyam da.. ne olacak şimdi? her insanın gideceği yer orası degil mi…? Hepimiz için kaçınılmaz akıbet o değil mi?

Ah Ah!  bir anlayabilsek…  Bunu belki mezar ziyaretinde yaşıyoruz… Belki bir yakınımız ölünce  kısa sürelide olsa anlamaya çalışıyoruz… ama hemen mezarlıktan uzaklaşınca iş bitiyor. o adam geldi aklıma ne oldu dedim ..

 Gitmem diyordun hani ne oldu nasıl da geldin… Nasıl döndün aslına..

Hafız Burhan’ın söylediği Makber’i mırıldandım kendimce..

Her yer karanlık..

Pir Nur o mevkii..

Mağrip mi yoksa...

Makber mi Ya Rab..

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim