• BIST 98.880
  • Altın 227,694
  • Dolar 5,7546
  • Euro 6,6779
  • Konya 21 °C
  • Bakan Albayrak: Yeni Hal Yasası geliyor, komisyonculuk tarihe karışacak!
  • Dolar 2 ay sonra o seviyenin de altına düştü!
  • Tespit edilmiş 5 FETÖ kriteri var ama  hala İl Emniyet Müdürü
  • Bakan Albayrak: Yeni Hal Yasası geliyor, komisyonculuk tarihe karışacak!
  • Dolar 2 ay sonra o seviyenin de altına düştü!
  • Tespit edilmiş 5 FETÖ kriteri var ama  hala İl Emniyet Müdürü

Bir Hatıra ve Şerif Mardin

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Yıl, 1996, 97..

Cumhuriyet Üniversitesi yönetimi Prof. Dr. Mehmet S. Aydın’ı bir konferans vermesi için Sivas’a davet etmişti. 

Ben de o günlerde Doçentlik tezi olarak İslam Düşüncesinde Tevhid ve Estetik İlişkisi konusunu çalışıyordum.

Aydın hocamızın daha önce İslam Estetiği alanında yayınlanmış iki makalesini okumuştum. O, gerek konuşmalarında ve gerekse makalelerinde İmam-ı Gazâlî üzerinden İslam Estetiğine vurgu yapıyordu.   Hazır hocayı bulmuşken tez projemi hocamızla paylaştım. Aydın hoca, projeyi inceledi, sonunda bana “İslam Âleminde İslam estetiği üzerinde çalışmış kimleri keşfettin?” diye sormuştu.

Ben de İmam-ı Gazâlî, dedim. O, gerek İhyâ’nın ve gerekse Kitâbu’l-Esnâ’nın bazı yerlerinde dağınık olarak estetik üzerinde duruyor. Hatta Grek estetiğini kritik yapıyor, İslam estetiğinin ana parametrelerinden bahsediyor, demiştim. Güzel, dediler. Arkasından,  başka kimi keşfettin? diye ikinci bir soru sordular.  Ben, sorunun cevabını bildiğim halde, sukut etmiştim. O da cevaben: “Said-i Nursî de iyi bir estetikçidir” dediler. Hoca doğru söylüyordu. Bediüzzaman Said-i Nursî,   materyalizmin final yaptığı bir çağda, ilhadi hareketlere karşı “Yüce Allah’ın varlığını ispatlamak” için risaleler yazmıştı. Risalelerinde Allah’ın varlığını kanıtlamak için bir estetik delil inşa etme girişimlerinde bulunmuştu. Bu manada o, bir mütekellimdi.

Mehmet S. Aydın hocamızın, “Said-i Nursî iyi bir estetikçidir” görüşü üzerine ben ona şu soruyu sordum. Pekiyi hocam, mademki Said-i Nursî iyi bir estetikçi ise, siz neden estetikle ilgili yazmış olduğunuz makalelerinizde ona hiç atıfta bulunmadınız?  Bu sorum üzerine hoca: “Arkadaş, ben Elazığ’ın bir köyünden çıkmış adamım. Aç mı kalacağım?” dedi ve sözlerine devamla,  “Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı hoca Mezhepler Tarihi ile ilgili yazdığı bir kitabında aleyhinde olmasına rağmen Said-i Nursî’ye atıfta bulundu diye Doçentliği reddedildi. Sana da tavsiyem Said-i Nursî’yi iyi oku, ama atıfta bulunma”  dedi.  Ben de bunun üzerine tekrar şu soruyu sordum.

Hocam, “sosyolog Prof. Dr. Şerif Mardin “Bediüzzaman Said-i Nursî Olayı”  diye bir kitap yazdı. Mardin aç mı kaldı? Mehmet Aydın da Edinburgh Üniversitesinde doktora yaptı. İngilizcesi iyidir. Gider bir başka yerde çalışır” dedim.

Bunun üzerine Mehmet Aydın hoca, “bu ülkede övme ve sövme yetkisine birlikte sahip olanlar vardır, -Şerif Mardin bunlardan birisidir- Mehmet Aydın’ın böyle bir yetkisi ve gücü yoktur”, demişti. Geçen zaman,  Mehmet Aydın hocayı haklı çıkardı.   Ünlü sosyolog Prof. Dr. Şerif Mardin,  Din ve İdeoloji adlı kitabında dini,  bütün zamanların dönüştürücü ve değiştirici bir motoru olarak tanımladığı ve Said-i Nursî hakkında bir kitap yazdığı için bir yıl öncesine kadar TÜBA üyesi yapılmadı.

Maalesef bu ülkede Kemalist elitler, dini ve dindarları geri kalmanın güçlü bir etkeni gördükleri için dine ve dindarlara sıcak bakmadıkları gibi, din konusunda objektif çalışmalar yürütenlere de iyi bakmamışlardır.   Hâlbuki din bu ülkenin sosyal bir gerçeğidir. Değişim ve dönüşümün ana motorudur. İnsan tabiatının olmazsa olmazıdır. Birileri hoş görmedi diye, İslam tasfiye edilecek değildir.

İşte Şerif Mardin hoca, dine ve Said-i Nursî olayına objektif olarak yaklaştığı için içinde bulunduğu çevre tarafından aforoz edildi.  Uluslararası bir bilim adamı olan Prof. Dr. Şerif Mardin, kendi ülkesinde parya durumuna düşürüldü. Yukarıda da ifade ettiğim gibi,  uzun yıllar Türkiye Bilimler Akademisine (TÜBA) üye yapılmadı. Erbabı o günlerdeki tartışmaları iyi bilir. İyi ki Prof. Dr. Şerif Mardin hoca,  hayatta iken 7 Haziran 2016 günü Ankara’da gerçekleştirilen TÜBA 51. Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucu 2016 yılı Uluslararası TÜBA Akademi ödülünü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı ve Akademi Şeref Üyesi seçildi. Bu bir iade-i itibardı.

Hiç kuşkusuz Şerif Mardin hoca, yaptıklarından dolayı hayırla anılacaktır. Onu parya durumuna düşürenler ise, nisyana terkedileceklerdir.

Ona, Yüce Allah rahmet eylesin.

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim