Bir genel kurulun ardından

Pazar günü, Üniversite ve Kredi Yurtlar Kurumunda örgütlü bulunan Eğitimciler Birliği Sendikası Konya 2 Nolu Şube Genel Kurulu Mevlana Kültür Merkezi’nde yapıldı. Üyelerin yoğun ilgi gösterdiği Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Latif Selvi’nin coşkulu konuşması Genel Kurula damgasını vurdu. Kırım Türkleri Dayanışma Derneğinin Kırım Gökbayrağı ile Genel Kurula katılımı salonda ayrı bir hava oluşturdu. Sonuç olarak Genel Kurul Mehmet Akif İnan’ın talebelerine yakışır bir olgunluk ve vakarla yapıldı. Seçim, daha önce istişareleri değerlendirme toplantıları ile liste olgunlaşmış olduğu için tek liste ile yapıldı. Bu boyutu ile Pazar günkü Genel Kurulu bir süreç tamamlama ve tamamlanan sürecin kamuoyuna deklarasyonu olarak değerlendirmek gerekir. Salondaki ihtişam budeklarasyonu en gür haliylefazlası ile gerçekleştirdi.

Genel olarak tek liste ile yapılan seçimlerde delegenin ve üyelerin ilgisi sınırlı kalır. Buna rağmen Genel Kurula Kulu, Akşehir, Beyşehir, Seydişehir, Ereğli gibi Konya’nın uzak ilçelerinden katılımın olması, hem de yüksek düzeyli bir katılım olması, Üniversite ve Kredi Yurtlar Kurumunda örgütlü bulunan Eğitimciler Birliği Sendikası Konya 2 Nolu Şubeden beklentilerin büyük olduğunu göstermektedir. Bu, Nisan 2015’te yaptığımız kuruluşa dair basın açıklamamızda yaptığımız ‘Akademi korku tünelinden çıkmalıdır.’çağrısının alanlarda karşılık bulduğunu göstermektedir.   

Genel Kurulda Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, “Parti faaliyetlerini üyelerle sürdürür. Ama asla üyelerle iktidara gelinmez. İktidara sandıktan aldığın oyla gelinir. Sendikalarda ise durum çok farklıdır. Sendikalar da üye aynı zamanda sendikayı iktidara taşır. Ona yükümlülük yükler ve sendikanın her bireyi aynı zamanda sendikal faaliyetin bir parçasıdır. Elbette ki bizim dava bağlılığımız bir kağıda bağlı değildir. Ama sen eğer o dava taşını gediğine koyman gerekiyorsa, o formu doldurmalısın ki sayıya girebilesin. Sayıya gireceksin ki sendikan iktidara taşınacak. Sendikal üyelik çalışma hayatında ve hizmet ettiğimiz alanda öncü bir rolü üstlenebilmek için siz bir yetkiyi kullanabilmek için üyelerimizin sayısına bağlı olarak bir tavır ortaya koymalısınız. Eğer siz bunları yapmazsanız sizin bıraktığınız bu boşluğu başkaları doldurur.” Dedi. Bu ifade üye temelli faaliyet gösteren sendikalar için bizim mahallede çokça ifade edilen ‘gönlümüz sizinle, size her türlü desteği verelim, ama üyelik bugün değil.’  avuntusunun tutarsızlığının en sarih ifadesi idi.

Memur-Sen İl Temsilcisi Nazif Karlıer, Karaman Eğitim-Bir- Sen Şube Başkanı Yunus Özdemir, Eğitim-Bir- Sen Ankara 5 Nolu Şube Başkanı Ayhan Okuyucu,  Aksaray Eğitim-Bir- Sen Üniversite temsilcisi Murat Altuğ’un selamlama ve başarı dileklerinin ardından teşkilat çalışmaları hakkında bilgi aktarımı yaptık. Ardından, yeni dönemde komisyonlar halinde esnek bir yönetim modeli kurguladığımızı,tarih ve coğrafyamızın bizden beklediği görevleri ifa edebilmek için tüm arkadaşlarımızın desteğine muhtaç olduğumuzu ifade ettik.

Genel Kurulda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Büyük Vefa Buluşmasındaki konuşmasındansinevizyonlabazı bölümler gösterildi. ‘Memur-Sen, o günkü mütevazı gücü ile büyük bir görev ifa etmiştir. Memur- Sen olmasaydı 28 Şubat çok daha zalimce davrandırdı. 28 Şubatı nihayetlendiren 2002 seçimlerinde Cenabı Hak bize zaferi nasip ettiyse bunda Memur- Sen' in payı büyüktür.’ gösterimisalondan bir durum tesbiti ve bir hakkın teslimi açısından büyük alkış aldı. Memur-Sen üyeleri zamanın testinden geçmiş olmanın haklı gururunu yaşadılar.

Toplu Sözleşme Görüşmeleri ile ilgili değerlendirmemizi Genel Kurulla paylaştık. ‘Ağustos ayında 3. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı. Kamu Görevlileri Hakem Heyetine gerek kalmadan görüşmelerin Toplu Sözleşme ile sonuçlanması başarıdır. MEMUR-SEN olarak Toplu Sözleşme Görüşmelerinin yapıldığı masayı önemsiyor, masayı değerli kılacak her türlü fedakârlığı gösteriyoruz. Eşitler arası ilişkiyi tanzim eden hukuki bir çerçeve olarak Toplu Sözleşme kavramının içselleştirilmesini hem genel kamuoyu ve onun temsilcisi Hükümet tarafı için, hem de memurlar ve onun temsilcisi Sendikalar için bir kritik eşik olarak görmekteyiz. Memurlar bir kazanım elde edecekse masada elde etmelidir.’ayrıcaSendika, bürokrasi, siyaset ilişkilerinedeğindiğimiz ‘3. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinde, Maliye ve Ekonomi bürokrasisinin direnişine rağmen Hükümetin kriz üretmemek için gösterdiği yapıcı yaklaşımı tebrik etmek gerekir. Ancak şunu gördük ki; bir imparatorluk bakiyesi olarak Türkiye Cumhuriyetinin bürokrasisi çok güçlüdür. Siyaseti ve dolayısı ile demokrasiyi maniple edecek kadar çok güçlü. Burokrasi, sahip olduğu devlet bilgileri ve alanında uzmanlaşmış olmanın verdiği özgüven ile Siyaset kurumunu yönlendirme kapasitesine sahip. Bu, uzun dönemde demokrasi için önemli riskler barındırmaktadır.    Bu gücü dengeleyecek tek mekanizma bürokrasi ile benzer veri tabanlarına ve kadrolara sahip olan sendikalardır. Siyasal kadroların bu hususta sendikalarla daha çok istişare içinde bulunması demokrasinin geleceği açısından bir zorunluluktur.’Bölümleri daha sonra Genel Kurul kulisinde çokça tartışıldı. Toplu Sözleşme Masasını değerli kılacak stratejiler ile siyasetin bürokrasi ile benzer veri tabanlarına sahip sendikalar ile daha çok istişare etmesi gerektiğine dair tesbitler not edilmesi gereken  hususlar olarak belirtmek gerekir.

Genel Kurulda en çok tartışılan husus memura siyaset yasağı konusundaki Eğitim-Bir-Sen’in görüşlerinin açıklandığı bölüm oldu. ‘Siyasetin insan kaynağını yeniden yapılandıracak bu talebimizi önemsiyoruz ve takipçisi olacağız.’ ve ‘memurlara siyaset yasağı sonlandırılmalıdır.’açıklamasıbir iddiayı ve öneriyi içermektedir. Önümüzdeki dönemin gündemi ile ilgili önemli ipuçlarını vermektedir.

Genel Kurulda Eğitim-Bir-Sen’in görüşlerinin paylaşıldığı son konu ise iş güvencesi tartışmaları oldu. ‘Son zamanlarda iş güvencemiz tartışılmaya çalışılıyor. Bunu çok yanlış buluyoruz.  İş güvencesi Kırmızı çizgimizdir.’  Olarak formüle edilen husus önümüzdeki dönemde çalışma yaşamının önemli gündem maddelerinden birisi olacaktır.

Genel Kurulda Selçuk Üniversitesinde yapılacak seçime de değindik. Bu konu ile ilgili olarak 29 Temmuz 2015 tarihli Memleket gazetesine yaptığımız açıklamamıza atıfta bulunarak;

Selçuk Üniversitemizde bir seçim süreci var önümüzde…

1 Kasım seçimleri nasıl Türkiye’nin önünü açan bir seçim olduysa Selçuk Üniversitemizdeki seçiminde aynı duyarlılıkla hitama ermesini diliyorum. 29 Temmuz tarihli açıklamalarımız bugünde geçerliliği sürdürmektedir.Bu nedenle sizlerle yeniden paylaşmak istiyorum. Şehrimizin maddi ve manevi inkişafında kilit role sahip Selçuk Üniversitemiz, son yıllarda içe kapanmıştır.Şehrin ve zamanın ruhu ile imtizaç edememiştir. Ülkemizin ve devletimizin temel dinamikleri ile yaşadığı çelişkileri aşamamıştır. Seçimlerin bu çelişkileri sona erdirecek bir seçim olmasını temenni ediyoruz.”Diyerek görüşlerimizi tekraren ifade etme fırsatı bulduk.

Konuşmaların ardından şubenin kuruluş döneminde önemli katkılar sunan Halil İbrahim Çelik Bey’e, Eğitim- Bir- Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvitarafından hizmet anısı tablo hediye edildi. 

Ardından yapılan seçim tek liste ile yapıldı. 60 delegenin oy kullandığı seçimde 58 oyla liste, delegenin tamamının teveccühüne mazhar oldu.

Önümüzdeki dönemde Eğitimciler Birliği Sendikası Konya 2 Nolu Şube’nin faaliyetlerini çokça duyacağımızı, önemli bir kanaat önderi teşkilat olacağını söyleyebilirim.

Rabbim utandırmasın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum