• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 21 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

BİR GENÇLİK ŞART!

Ahmet Demirel

Nasıl bir gençlik?

O size bağlı. Nasıl bir gelecek istiyorsanız ona göre bir gençlik yetiştireceksiniz.

Eğer bir medeniyet iddianız varsa ona göre tedbirinizi alacak ve ona göre gençliğinizi yetiştireceksiniz.

Eğer yeryüzünün halifeleri olmak ve yeryüzüne adaleti hakim kılmak gibi bir idealiniz varsa –ki var ve olmalı- ona göre bir gençlik yetiştireceksiniz.

Bu gençlik kendiliğinden yetişmeyecek. Hepimizin bu süreçte katkısı ve gayreti olması gerekiyor.

Bu gençlikte bulunması gereken güzel özelliklerden bazılarını sizlerle paylaşmayı istiyorum.

Öncelikle Rahmetli Necip Fazıl’ın dediği gibi “Kim var?”  denildiğinde sağına soluna bakmayan ve “Ben varım” diyebilen bir gençlik

  • Ruh yapısı sağlam imanlı bir gençlik;
  • Kur’an ve sünnete sımsıkı bağlı bir gençlik;
  • Peygamberimizi ve sahabesini örnek alan bir gençlik;
  • Namazın kendisini kıldığı ve dirilttiği bir gençlik;
  • Çağını okuyan ve anlayan bunu gerçekleştirmek için de bilinçli bir şekilde okuyan bir gençlik;
  • Düşünen, tefekkür eden, tezekkür eden ve akleden bir gençlik;
  • İnancı, düşüncesi ve idealleri doğrultusunda gayret eden ve çalışan bir gençlik;
  • Üreten, fikir üreten, yeniliklere açık misyon ve vizyon sahibi bir gençlik;
  • Sağlam bir irade sahibi bir gençlik;
  • Allah’a karşı gelmekten sakınma bilinciyle yaşayan takva sahibi bir gençlik;
  • Sorumluluğunun bilincinde ve hassas bir gençlik
  • Her tür bağımlılıktan kaçınan ve çağdaş köleliklerden bağımsız bir gençlik;
  • Bir davası, ideali ve gayesi olan, bunun gereği donanıma sahip bir gençlik;
  • Haz ve hızdan uzak durabilen iffetli ve hayalı bir gençlik;
  • Ahlakıyla ve işini iyi yapmayla ön plana çıkan bir gençlik;
  • Önemseyen ve önemsenen bir gençlik;
  • Sayısal çokluğu değil niteliği ve kaliteyi öne çıkaran bir gençlik;
  • Gönül insanı olan gönlü tüm insanlığı kuşatan bir gençlik;
  • Edebiyle, ahlakıyla bulunduğu ortama rengini veren ve güzelleştiren bir gençlik;
  • Beni değil de bizi önceleyen ve önemseyen bir gençlik;
  • Geçmişiyle, tarihiyle, örfüyle ve geleneğiyle barışık bir gençlik;
  • Medeniyet bilincine sahip, medeniyetinin kodları üzerinde gelecek tasavvuru oluşturan bir gençlik;
  • Davası olan, ve bu davasını dert edinen, davasını gerçekleştirmek için çaba ve gayret gösteren bir gençlik;
  • İleri görüşlü, ferasetli, geleceği okuyabilen ve ona göre adımları atan bir gençlik;
  • Eli kalem tutan, düşüncelerini yazıya döken kalemle barışık bir gençlik;
  • Medeni cesareti yerinde, doğru bildiği hakikatleri doğru bir üslupla söylemekten çekinmeye bir gençlik;
  • Şahsiyet sahibi, onurlu, vakarlı, izzet-i nefis sahibi bir gençlik;
  • Muttakilere önder olan, öncü ve ön alan bir gençlik;
  • İmanın gereği aksiyonları gerçekleştiren salih ameller sahibi eylem halindeki bir gençlik;
  • Mevlana’nın pergel metaforunda olduğu gibi bir ayağı kendi öz kültüründe ve inancında, diğer ayağı tüm dünyayı dolaşan ve onlardan faydalanan bir gençlik;

Elbette bu gençliği yetiştirecek, bu gençliğin yetişmesi için çaba gösterecek vefakar, cefakar ve gayretli anne babalar gerekiyor. Onlar da biz olacağız inşallah.

Musa (as) Sahrada 40 yıl yeni bir ümmet yetiştirmek için çalıştığı ve yeni nesille Kudüs’ü fethettiği gibi bizde benzer bir çalışma ortaya koyup geleceğin aydınlık dünyasını kurmak için tüm gücümüzle gece-gündüz çalışacağız.

Çalışmadan ve gayret etmeden olmayacağının farkındayız.

Haydi hep beraber aydınlık, nurlu geleceğimizi kuracak imanlı ve ahlaklı gençlerimizi yetiştirmeye.

Muhabbetlerimle

AHMET MARAŞLI’DAN GÜZEL SÖZLER

  • Okumayı sevdirin
  • Çocukları konuşturun
  • “Büyütmek” ve “yetiştirmek” farkı gündemde bile olmayan iki kelime. İkisi arasında ufuk farkı var, açı farkı var, adım farkı var, yaklaşım farkı var, özellikle sonuç itibariyle “adam” farkı var,
  • Gençler tarafından öncelikle Kur’an’a götürecek, O’na dönük, Kur’an’ın güzelliklerini anlamayı sağlayacak kitaplar okunmalı.
  • Gençlerin temelinin sağlam olması için Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamberimizi tanımaya ve sevmeye yönelik kitaplara öncelik verilmesi gerekir.
  • Dünya klasiklerinden önce bizim klasiklerimizin okunması, önce islam medeniyetinin, millî-manevî değerlerimizin çocuklara tanıtılması, sevdirilmesi doğru olan yoldur. Kendimizi tanımadan başkasını tanımaya çalışmamalıyız. Evliya Çelebi, Kelile ve Dimne, Mesnevi’den çocukların dünyasına adapte edilmiş hikayeler, büyük şahsiyetlerin biyografileri başlangıçta okutulabilecek kitaplardır.
  • Kur’an-ı Kerim’de Allah Teala, yetmiş bin küsur kelime içinde “oku” emrini seçmiş en başa ve bu emri iki kere tekrarlamış. Oysa, o günlerde toplumda okuma-yazma diye bir mesele yoktur.
  • Okumanın hayatımızda kaçıncı sırada olduğunu düşünüp, kendimizi sorgulayabiliriz.
  • Hayalimdeki genç, kendisini her yönden iyi bir şekilde yetiştirmiş; insani, ahlaki, manevi değerlerle donanmış, dinamik, fırtına gibi, herkesin kendisine güven duyduğu, kötülükleri ortadan kaldırıp, dünyayı iyiliklerle dolduracak, insanlığın gönlünü ve yüzünü güldürebilecek, her girdiği yerde yaptığı işi en iyi yapan, arz’da Allah için yaşayan, o genç… İslâm’ın vakarını üzerinde taşıyan Müslüman, Allah ve Rasûlünün emirlerine ve nehyettiklerine dikkat ederek yaşayan müslümandır. Basitliklerden uzak, ne söyleyeceğini bilen, görüldüğü zaman Allah’ı hatırlatan, ilmini yaşayan insandır.
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
TÜRKİYELİ
23 Nisan 2016 Cumartesi 01:45
01:45
Yukarıda ki açıklanan konular doğru, fakat esas önemli olan çareyi bulmak ve sonuçlandırmak, Bu konuda birkaç tane formül sunmak istiyorum, Türkiyede bütün ilkokullarda, ortaokullarda, liselerde, üniversitelerde, Din Kültürü veya Ahlak Bilgisi derslerinin hafta en az 20-25 saat olması gerekir, Bu Konuda Milli Eğitim Bakanlığına Teklif ve öneri sunulması gerekir, Özellikle Ahlak Bilgisi dersleri konusu da çok önemli, Bu dersler sonucunda, suç unsurları teşkil eden olaylar tahminim azalma olur, fakat önemli olan Milli Eğitim Bakanlığı bu dersi haftada en az 15-20-25 saat yaparsa o zaman konu otomatikman sonuçlanır, ayrıca Türkiyede ki bütün Cezaevlerinde kalan mahkumlara da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitapları dağıtılmalı ve zorunlu olması gerekir, yani cezaevlerinde kalan bütün mahkumlara bu kitaplar dağıtılıp zorunlu olarak okutulduktan sonra gerekli sonuçlar alınabilir.
109.228.218.122
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim