• BIST 107.303
  • Altın 152,986
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Konya 18 °C
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"

Bir Gemi Kurtaracak Bizi…

Fatıma Nur Mücevher

Allah için zor olan bir şey yoktur. Zorluk kula hastır. Emir açıktır ve nettir;   كُنْ فَيَكُونُ

 “Ol!” der ve “Olur!”…

Tarihe şöyle bir başımızı çevirsek,insanlığın şu ana kadar hep bir imtihan süzgecinden geçtiğini pek rahat görebiliriz.  İlk insan ve ilk Peygamber Hz. Adem’den bu yana insanlık imtihandadır.  Ne varki dünyaya sırtını tümden verenler,imtihan sırrını unutuyor.

Nuh ( a.s)  bu günkü Irak topraklarında, Küfe’de yaşıyordu. İnançsızlık ve dalalette kavmi sınır tanımıyordu.  Hz. Nuh kırk yaşındaydı.  Allah, Nuh(a.s)’a peygamberlik vazifesi verdi.  Hz. Nuh yılmadan ve bıkmadan insanları hakka davet etti.  Onları Allah’a inanmaları ve tanımaları için çağırdı. İman ve küfür mücadelesi  ilk insanla başlamıştı ve bütün şiddetiyle devam ediyordu. Kavmi inatla küfürden vazgeçmediler, hakkı kabul etmediler.

Hz. Nuh’un kavmi karşısındaki halini Allah’a şu ayetlerde geçtiği gibi beyan etmektedir:

 “Ey Rabbim! Kavmimi gece gündüz imana çağırdım. Fakat ben davet ettikçe onlar daha çok kaçtılar. Her ne zaman onları bağışlaman için Senin mağfiretine çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, beni görmemek için elbiselerini başlarına geçirdiler. İnat ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler.”

 (Nuh Suresi, 5, 6, 7)

Anlamaya ve düşünmeye dolayısıyla akıl etmeye yanaşmayan kavmi, azabı kendi dilleriyle/halleriyle istemiş bulundular.  Nuh (a.s.) kavminin bu hali karşısında dua etti. Duası iki farklı ayette şöyledir:

 “Ey Rabbim, mağlup düştüm; benim intikamımı al.” (Kamer Suresi, 10)

“Ey Rabbim, kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma. Çünkü Sen onları yeryüzünde bırakırsan Senin kullarını saptırırlar. Ve ancak kâfir ve günahkâr nesiller dünyaya getirirler”

(Nuh Suresi, 26-27)

“Bulutlara emredildi, toplanın!

Yeryüzünü temizleyin..!”

Yeryüzünün yeniden inşası için; Nuh (a.s) Allah’ın yardımı ile bir gemi yaptı.  Kendisine iman eden üç oğlu ile birlikte müminlerin tamamı seksen kişiydi. Gemiye, inananlar bindi. Her hayvandan bir çift alındı. Yerden fışkıran sular ve gökten yağan yağmur büyük bir tufana neden oldu. Gemide bulunanlardan başka diğer tüm canlılar helak oldu. Tufan dindikten sonra  gemi,  Cudi dağına oturdu.

Herkes elindeki katığı birleştirdi ve aşure inancın dolayısıyla cihadın ikramıydı. Her ne kadar bize tatlı bir aş gibi ve yahut gelenek gibi gelse de aslında aşure başlı başına bir cihad halidir. Biz tufanı yaşamadığımız için dilimizi tatlandırıyor. Eğer anlayabilseydik tufanı hakkiyle yüreğimizde muhakkak tatlanacaktı.

Allah, birçok duayı Aşure günü kabul etmiştir.

Hz. Âdem’in,  tövbesinin kabul olması.

Hz. Nuh’un,  tufandan kurtulması.

Hz. Yunus'un balığın karnından çıkması.

Hazret-i İbrahim'in ateşte yanmaması.

Hz.  İdris'in  canlı olarak gökyüzüne çıkarılması.

Hz. Yakub'un oğlu Hz. Yusuf'a kavuşması.

Hz. Yusuf’un kuyudan çıkması.

Hz. Eyyüb'ün hastalıktan kurtulması.

Hz. Musa'nın Kızıldeniz'i geçmesi.

Hz. İsa'nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü olan olaylardandır.

Şimdi hal böyleyken hazır önümüzde iki gün varken, haydin aşure hazırlığına girişelim. Bizim duamızın kabulü, vuslatımız, hüznümüzün hicreti bu gündür…

Asrımız azgınlıkta ve sapkınlıkta ileri giderken, bizi alıp kurtaracak gemidir Nuh(a.s.)’un gemisi. Kur’an aynı, hitap kitlesi aynı. Devir farklı olsa da, cereyan eden olaylar aynı değil mi? Bu gemi, bu aşure bizim de kurtuluşumuza vesile olsun.

Müslüman kanı dökerek, arsız ruhlarını besleyenler güçlü değil. Müslümanlar, uyuduğu/oyalandığı/kandığı için için İslam coğrafyası kan gölü. Gençlerimiz nefsinin esareti altında kaldığı için,basit acılar içinde kıvrandıklarından ve bize “ahlak ve maneviyat” unutturulduğundan bu haldeyiz,halimiz perişan..!

Mal hırsına düştüğümüz için, infakı unuttuk! Zengin olayım veririm dediğimiz için,hırsımızın kölesi olduk!...

Hadi bir gayret, Kudüs gücü yüreğimizi kuşatsın, bu ay, bu benzersiz aşure bizi de Nuh (a.s)’un gemisinde bulunan mümin kullardan kılsın.

Selam ve dua ile.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Vuslat
01 Kasım 2014 Cumartesi 22:32
22:32
Ağzınıza sağlık o kadar güzel anlattınız ki! Evet gercekten de öyle biz müslümanlar uyuduğumuz için şuan bu durumdayiz. Allah (c.c) yardimcimiz olsun. Selam ve dua ile.
149.0.183.168
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim