• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 10 °C
  • Hakan Şükür ve Arif Erdem FETÖ'den değil aidattan ihraç edildi!
  • Tanju Çolak: Galatasaraylılığımı askıya aldım
  • FETÖ'cüleri ihraç etmeyen Galatasaray'a tepkiler
  • Hakan Şükür ve Arif Erdem FETÖ'den değil aidattan ihraç edildi!
  • Tanju Çolak: Galatasaraylılığımı askıya aldım
  • FETÖ'cüleri ihraç etmeyen Galatasaray'a tepkiler

Bir dost selamına bin can verilir ...

Fatma Şeref

Dost cemalin benzer güneşe aya  !
Bakamam yüzüne yandırır beni ...
Aşığı kül eyler sendeki ziya ;
Gonca güller gibi soldurur beni ...

Bu ayın ikisinde yani 02 Şubat 2016 günü hayatımda ilk kez nüfus kağıdımdaki resmi doğum günü tarihini , zorunluluk dışında hiç kullanmadığımı fark ettim. Hiç kimse ile de paylaşmıyordum, gerçek doğum günümü bildiğimden 2 Şubatı hiç benimsememiştim. Ama bunun bir hikayesi vardı. Sabah uyandığımda resmi kaydım olan kurumların mesajları ile dolmuştu telefonum. Bedava internet , indirim çeki falan gibi cazip maddi hediyeler bile vardı. Ama hepsi soğuk , kuru , tatsız tuzsuz geldi bir anda. Sonra bunun nedenini düşündüm kısa bir süre ...

Ve Feysbuk'a : Sevgili arkadaşlar hepinizin oturduğunuz yerden sevap kazanmak istediğini biliyorum. işte fırsat ayağınıza geldi. Bu gün benim resmi doğum günüm kaydım olan kurumlardan mesaj, kutlama, bedava internet falan geliyor.Ama sizsiz hiç tadı olmuyor. Nüfus memurunun , "amca, işlemlerde kolaylık olsun diye 01.01 yazıyoruz herkesi" önerisi üzerine "kızımınki farklı olsun" diyen rahmetli babacığım 01.02 yazdırmış yani bu gün  2 Şubat!..
 
8 Haziran da tekrar kutlayacaksınız biliyorum ama daha çok var. İnsanın ilgiye sevgiye doyduğu nerede görülmüş . Kutlayın sevindirin beni sevap kazanın !

Diye yazdım ve ummadığım kadar güzel yorumlar, mesajlar, telefonlar aldım ben de şaşırdım. Akşam üzeri ise herkese tek tek cevap veremeyeceğimi fark edip içimden gelenleri olduğı gibi aktardım arkadaşlarıma :

İyi ki doğdum ben ! Cümlesinin kendini beğenmişlik ya da şımarıklık olmadığını aksine bir şükür hali olduğunu bu gün fark ettim sayenizde...Hz. Meryem'in ruhi ve bedensel sancının zirvesindeyken " keşke bundan evvel toprak olsaydım " anlamındaki yakarışının aklımdan geçtiği çok şey olmuştur hayatımda ama bunu seslendirmeye benim hiç hakkım olmadığını düşünüp dudaklarımı sımsıkı kapattım.
Ne dünyaya getirdikleri için annemi babamı ne yarattığı için Allah'ı sorguladım. Bundan sonra da yapmamayı diliyorum huzurunuzda...
Şairin dediği gibi bu dünyanın tek zenginliği dost gönüllerdir. Zenginlik kaynağım ve şükür sebebim olduğunuz için en içten dua ve muhabbetlerimi gönderiyorum. 
Yalandan (resmi) doğum günümü bile kutlayan yüce gönüllü dostlarım. Seven ve sevindirenleriniz çok olsun...

Yalan doğum günü sözü ise Şems'in yalan selamı olayını hatırlattı bana . Hani Şems'in Konya'yı terk edip Şam'da kaldığı günlerde bir adam gelir ve Mevlana'ya dostundan selam getirdiğini söyler . Mevlana hemen kalkıp cüppesini çıkarır ve ona hediye eder.  Mecliste oturanlardan bir der ki: O adam Şam'a bile gitmedi kaldı ki Şems'i göre selam getire . O değerli cüppeyi boşa verdin. Çünkü apaçık yalan söylüyor ..
Mevlana gülümser ve : Biliyorum. Ama ben dostun yalan selamına o cüppeyi verdim. Gerçek selam olsa canımı vere bilirdim.

Yalan veya gerçek , sanal ya da gerçek çokta farklı değil doğrusu... Dostluk hissedilir. Hisler ispat edilemez . İnsanlar ispat edemedikleri şeyi didikler durur. Kendini de karşı tarafı da rahat bırakmaz sorgular yargılar bıktırır sonra da mutsuz olup yine başkalarını suçlar. Oysa iyi hissettiren herşeyi korumak lazım. Çünkü o kadar az ki...
Ve Şair der ki : Bir tek insanın  iyi ki varsın demesi , var olduğumuz için mutlu olamamızı sağlar...

Bu kadar kolay aslında...
Ama iyi ki varsın diyeni de dediğine pişman edecek kadar maddi ya da manevi sömürmemek lazım .

Dost cemalin benzer güneşe aya  !Diyen Seyit Meftuni ya da Kula gölge olsa Allah'a ayan ; Senden ayrılalı gülmedim dostum... Diyen Pir Sultan'ın dost tasvirleri abartılı bulunabilir. Ama edebiyatımız ve kültürmüzün hemen her alanı dostluk övgüsü ile doludur. Mevlana ve Şems dostluğu ise hatırlatmaya gerek olmayacak kadar göklere bayrak olmuş bu konuda her zaman ilk akla gelenlerden..

Dostun  , sevgili ile eş değer tutulması hatta ondan da öte anlamlar yüklenmesi sanırım genetik ya da hukuki hiçbir bağa  dayanmadığından sadece gönül bağı diye ifade edebileceğimiz o görünmez, efsunlu, sırrı çözülememiş iletişimden kaynaklanması... 

Diğer ilişkilerle kaba taslak bir kıyas yaptığımızda bile hemen açık ara öne geçiyor. Çünkü kan bağı, hısım akrabalık bağı ya da söz, nişan, nikah bağı ister istemez ailevi ve sosyal sorumluluklar yüklüyor tüm taraflara... Ve belki de bu yüzden böyle ilişkiler içindeyken insanlar arada menfaat varmış hissine kapılıp soğuyor herkes en yakınlarından şikayetçi uzaktakilere hepimiz daha ilgiliyiz. Oysa bu bir yanılmaca zor zamanlarımızda hiçbir karşılığı olmasa bile yanımızda olan yakınlarımız var. Onların ilgi ve sevgisinden şüphe etmekten vaz geçip kendi samimiyetimizi sorlulayalım ve ilişkilerimizde daha sahici olalım. Tıpkı çocukken olduğumuz gibi... Bizim ne kadar derdimiz varsa herkesin de var ve ne kadar sevgi ihtiyacında isek diğerleri de öyle unutmayalım. Dünya hiç birimizn etrafında dönmüyor ama hepimizin sevgisini birleştirsek onu istediğimiz yöne çevire biliriz emin olun.

Evren bir denge üzerine kurulu , eşsiz bir ahenk içinde dönüyor gezegenler , yıldızlar, nebulalar ... Kimse yörüngesinden çıkıp diğerinin yolunu kesmiyor, çarpmıyor... Oysa biz kaldırımda yürürken kaç kişiye çarpıyor trafikte kaç hak ihlalinde bulunuyoruz Allah bilir...
Kendi yolumuzdan çıkmadan ve herkesi olduğu yerde kabul edip sevsek belki gerekli uzaklıktan bakınca dost cemalindeki o ışığı Meftuni kadar göre bilir , Pir Sultan kadar bin cefalar etse üstümüze alınmaz , Mevlana gibi yalan selamına bile hediye veririz ki gerçeğinin gelişi hızlansın. Şikayet ve şükürsüzlük sadece daha çok mahrum kalmamızı sağlar çünkü.
Allah kimseyi selamsız , sevgisiz, ilgisiz bırakmasın... 
Bunca kavga, hır gür , katliam, savaş arasında niye mi bunları yazıyorum. Çünkü sevginin gücü, güce olan sevgiyi yendiği zaman dünya gerçek barışı görecek !..

Seven, sevilen, sevgiye değer veren herkesin sevgililer günü kutlu olsun. Muhabbetlerimle...

12dost.jpg

ahbap_cavus_ilsikisinde_dostluk_h16717.jpg

dostluk.jpg

kalpler.jpg

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Selahattin Köksal
22 Nisan 2016 Cuma 20:50
20:50
Yazılarınızda daima kendimi buluyorum.Zevkle okudum teşşekkürler.
212.252.98.245
gonyalı
12 Şubat 2016 Cuma 12:36
12:36
memleket.com.tr internet sitesinde çok uzun metinler, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı ve kanıtlanmamış iddialar içeren, büyük harflerle yazılmış ve site dışına link veren yorumlar onaylanmamaktadır. Anlayışınız için teşekkür ederiz....
46.197.167.120
Ersin Şahin
12 Şubat 2016 Cuma 10:43
10:43
Belki karamsarsınız diyeceksiniz bana ama.. politikacılar olduğu sürece dünya gerçek anlamda barışı ve dostluğu hiç yaşamıyacak.. bireysellikten öteye de geçemiyecek.. yazılarınız bağımlılık yaratıyor :)
31.200.21.211
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim