• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Konya 18 °C
  • FETÖ'den "ByLock helal fetvası"
  • Bakan açıkladı: PTT'ye 5 bin kişi alınacak
  • Gülen'in pasaport iptaline ilişkin yasal süreçte sona gelindi
  • FETÖ'den "ByLock helal fetvası"
  • Bakan açıkladı: PTT'ye 5 bin kişi alınacak
  • Gülen'in pasaport iptaline ilişkin yasal süreçte sona gelindi

BİR de DİLİMİZ DÖNSEYDİ…

Şakir Tuncay Uyaroğlu

Değerli okuyucularım, bugün üç farklı konu üzerinde duracağım.

 

1. BİR de DİLİMİZ DÖNSEYDİ…

Size çukulata (çikolata) ikram edebilirim.

[ Aslında bu kelimeyi yüreği sevgi dolu insanımız en güzel şekilde söylemekte: “çukulata” diye. Ancak İmla Kılavuzu’nda “çikolata” şeklinde geçen bu kelimeyi bazı kibarlık budalası kişiler de “çikilôta”, “ çiklôta” diye söylemekten geri kalmıyorlar.

Keşke, Türk Dil Kurumu da “çukulata” kelimesini benimsemiş olsaydı. “çukulata” o zaman tadından yenmezdi değil mi? ]

Lüxe (Lükse) bu kadar düşkün olduğunuzu bilmezdim.

[ Gönül isterdi ki, “Lüküs Hayat” müzikalinin gözde şarkısındaki gibi söyleyelim “lüks” kelimesini... Ancak, “Lüküs gömleği” ve” Lüküs Hayat” istisnaları dışında “lüküs” deme lüksümüz yok.]

Santranç (Satranç) turnuvalarına katılmak ister misiniz?

Bizi ziyarete gelmen, hepimiz için bir süpriz (sürpriz)oldu.

Şöför (Şoför) Nebahat tiplemesiyle tanınan sanatçımız Sezer Sezin’dir.

[ Nasıl yazılacağı ve söyleneceği bir türlü öğrenilemeyen talihsiz bir başka kelime daha. Bunun da öyle farklı modelleri var ki: şofor, şöfer (Sevgili İbrahim Tatlıses en çok bunu kullanıyor, özellikle türkülerinde: “Yallah şöfer yallah, ne bekliysen!), şüfer, şofer, şöför, şüför, şüfür (Sinema sanatçısı rahmetli Vahi Öz, Türk sinemasının siyah-beyaz dönemine ait ürünlerinde hep bunu kullanırdı.)…

“Şoför”, Fransızca kökenli. Dilimizin kurallarına hiç uymadığı için, farklı söyleyiş tarzlarının olması gayet normal. Saygıyla karşılamak lazım.

Keşke, bu kelime için yaygın olarak kullanılan ve ünlü uyumlarına da uyan “şöfer” ya da “şüfer” modellerinden birini kalıcı hâle getirebilseydik... ]

Şehir merkezinden kampüse tramwayla (tramvayla) bir saatte ancak varılabilmektedir.

[ Ne aracın, ne de sürücüsünün adını tam olarak öğrenebildik. İstisnalar hariç, tramvay sürücüsüne “vatman” diyenimiz yok dense yeridir. Nedir bu tramvaydan ve vatmandan çektiğimiz?]

Lütfen ünvanınızı (unvanınızı) söyler misiniz?

[ Arapça kökenli olan bu kelimeyi genelde “ünvan” şeklinde kullanıyoruz. Biliyorum, TDK’nın tavsiyesi bu yönde değil. Ama, itiraf etmem gerekir ki, ben de “ünvan” şeklini tercih edenlerdenim.

Ünlü uyumuna uymadığını bilmeme rağmen, yılların alışkanlığından vazgeçmek de kolay olmuyor. İnsan zora da alışabiliyor ve alışınca da bırakmak mümkün olmuyor. Zamanında “unvan” demeye alışsaydık, mesele yoktu. Ancak, şimdi işimiz hayli zor. ]

2. VAZGEÇİLMEZ TUTKUMUZ…

benimkisi (benimki), bizimkisi (bizimki), çoğusu (çoğu), kızısı (kızı), oğlusu (oğlu), seninkisi (seninki), sizinkisi (sizinki), şeyisi / şeysi (şeyi)...

Bizimkisi (Bizimki) bir aşk hikâyesi... Kara sevda bizimkisi

[ Sevgili Kayahan’ın ve sevgili İbrahim Tatlıses’in kulakları çınlasın. Bu şarkıları, biz de -doğru olmadığı hâlde- ister istemez “Bizimkisi...” diye söylüyoruz. Oysa, dilimizde; aynı görevi üstlenmiş olan üçüncü tekil şahıs iyelik eki ile aitlik eki, üst üste kullanılmaz. ]

3. ÇİFTE KAVRULMUŞLAR…

Bazı isim ve sıfatları pekiştirmek için yapılan işlem esnasında “pırasam”ın ünsüzleri kullanılır. Pekiştirmede dikkate alınan en önemli nokta, “prsm” sesleri eklenerek yapılan yeni şekillerden hangisinin kulağa daha hoş geldiğidir.

Bir pekiştirme sıfatının ikinci şekli olmaz ve her kelimede de bu işlem uygulanmaz. Lütfen, Türk Dil Kurumu tarafından hayata geçirilmeyen şekilleri pekiştirme sıfatı olarak kullanmayınız.

dimdirek (direkt)

fasfakir / fusfukara (çok fakir)

yesyeni / yep yeni / yepsyeni / yepisyeni (yepyeni)

yem yeşil / yeryeşil / yesyeşil (yemyeşil)

tamtaze (taptaze)

zepzengin (çok zengin)…

Öğrencilerimizin bazıları, fasfakir (çok fakir) aile çocuklarıdır.

[ “fasfakir” şeklinde bir pekiştirme sıfatı yoktur. “fakir” in pekiştirilmiş hâli, ancak; “çok fakir”, “oldukça fakir” gibi ifadeler olabilir. Meğer beterin beteri varmış. Biz, “fasfakir”in doğru olmadığını söylerken, bakıyoruz; bir de, nur topu gibi “fusfukara”mız olmuş! ]

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim