• BIST 106.725
  • Altın 268,588
  • Dolar 5,6849
  • Euro 6,3023
  • Konya 4 °C
  • Kemalistleri topa tuttu: Secde eden de var tapan da...
  • Kekeç'ten Davutoğlu iddiası: “Efendim, hükümeti kurma görevini bir de Sayın Kılıçdaroğlu’na verseniz...”
  • Nihat Genç Soner Yalçın'ı topa tuttu:Beylikdüzülü Rockefeller tüccarları
  • Kemalistleri topa tuttu: Secde eden de var tapan da...
  • Kekeç'ten Davutoğlu iddiası: “Efendim, hükümeti kurma görevini bir de Sayın Kılıçdaroğlu’na verseniz...”
  • Nihat Genç Soner Yalçın'ı topa tuttu:Beylikdüzülü Rockefeller tüccarları

Bilmem Anlatabildim mi?

Derviş Argun

15 Temmuz gecesi darbeye karşı doğaçlama yaşanan ittifakın, 31 Mart yerel seçimlere kadar taşınması çok önemli bir gelişmedir. Bu, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin seçim sistemini kaçınılmaz olarak iki partili seçim sistemine dönüştürecek bir duruştur. Ak Parti ve MHP'nin çıkan tüm engellere rağmen bu ittifakı devam ettirme çabaları, neticede kaçınılmaz olarak Türkiye'nin seçim sistemine de etki edecek, sağ ve solu temsil eden iki başat partinin gölgesinde küçük partiler şeklinde, kısmen ideolojik, kısmen sosyolojik iki yapıyı ortaya çıkaracaktır. Bir yönüyle de bu ayrışma, anlaşılmayı da kolaylaştıracak ve netice olarak her seçim döneminde abartılı tanıtım kampanyalarına gerek kalmayacaktır.

Ak Parti'nin 31 Mart yerel seçimleri için aldığı flama, afiş, v.s  asmama kararı, bu yönüyle de çok önemlidir. Hatta o kadar ki, sosyal medya ve TV'lerden verilen mesajlar yeterli görülüp en kısa zamanda milyonluk alan toplantıları da sadece ilgili olanların katıldığı ve toplumu domino edecek insanlar üzerinden planlanan salon toplantılarına dönüştürülmelidir. Bu, şehirlerin kirlenmesinin önüne geçeceği gibi siyasetin de karmaşık hale gelmesini engelleyecektir. 

Ak Parti ilk seçimlere girdiği tarih olan 3 Kasım 2002'den bu yana, Türkiye'de siyasetin atmosferini değiştirebilmiş bir partidir. Baş çektiği her bir konuda başarıya ulaşmış bir sicile sahiptir. Bu durum, Ak Parti'nin becerisini gösterdiği kadar muhalefetin de hem düşünsel üretim, hem ideolojik yenilenme açısından bir tıkanıklık yaşadığını ispat eder. O kadar ki muhalefet tüm enerjisini, Ak Parti'nin oluşturduğu gündemin karşıtlığına harcayarak tüketti. Bir yönüyle Ak parti, muhalefetin de direksiyonuna dolaylı olarak oturmuş oldu.  O sebeptendir ki çok yakında muhalefette benzer kararlar alıp, flama ve bayrak konusunda Ak Parti ile aynı çizgiye gelebilir.

Bu aşamadan sonra Ak Parti'ye düşen en önemli görev, var olduğu iddia edilen kirlenmişliğin önüne geçmektir. 16 yılın sonunda bir kirlenmişlikten bahsedeceksek bunun en büyük sebebi, genel merkezin hataları kadar, il teşkilatları ve genel merkezin siyasi süreçleri il teşkilatları üzerinden götürme zorunluluğudur. Yani nereden bakarsanız bakın 81 ili üzerinden hücre hücre teşkilatlanmış ilçesiyle, beldesiyle on binlerce kişiye ulaşmış dev bir yapıdan bahsediyoruz. Bu yapının ana kademeyi kirletmeyeceğini iddia etmek safdillik olur. İtiraf edelim ki buna rağmen Ak Parti bugüne kadar çok temiz bir duruşla geldi.

Siyasetin geniş kitleler ulaşma işi teşkilat organizasyonlarının dışında bir yapıya devredilebilirse, bu kirlenmişliğin de çok hızlı biteceğine inanıyorum. Çoğu zaman milletvekili adayları da, belediye başkanı adayları da bu esaretin gölgesinde seçiliyor. Elinizde onca insan kaynağı varken bu çemberin içine sokamadığınız insanlar oyun dışı kalıyor. Oysa yeni sistemde bakan seçiminde olduğu gibi vekil ve başkan seçiminde de merkezi yapının elini güçlendirecek bir model oluşturulmalıdır. Bunun için de il, ilçe ve belde teşkilatlarının derebeyliğine son verilmelidir.

FETÖ, Cumhurbaşkanına içlerinden seçmesi için yaver adayı gönderirken tamamı FETÖ'cü olan adaylar gönderirmiş. Cumhurbaşkanlığı bunlardan hangisini seçerse seçsin FETÖ için değişmezmiş. Bunun gibi Milletvekili ve belediye başkanı adayları seçilirken de, aynıgiller gönderilmekte bir yönüyle insan kaynakları kısırlaştırılmaktadır. O sebeple siyasetin dili ve kitlelere ulaşma yöntemleri değişirse yani il teşkilat organizasyonuna muhtaç olmazsa, çok daha verimli ve değişik kaynaklardan istifade edebilir. Bu durum bizi hem siyasetin meydana getirdiği siyasal ayrışmalardan kurtarır hem de siyasetin elini tahmin demeyeceğimiz kadar güçlendirir.

Flama ve afiş curcunası bitecekse, pekala alan mitingleri de bitebilir. Dolayısıyla alanlarda konuşulan hamaset söylemleri yerini salonlarda yapılan daha derli toplu ve proje esaslı analitik söylemlere bırakabilir. Bunu yapmak için de dev bütçeli, çok çalışanlı, bol gürültülü il, ilçe ve belde teşkilatlarına ihtiyaç yok.

Bilmem anlatabildim mi?

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Kerem
12 Aralık 2018 Çarşamba 11:14
11:14
Muhaliflerinizin yorumlarını yayınlanmamanız demokratik tahammülleri aykırıdır. İnançlara saldırı ypok inançları suiistimal eden zihniyete isyanımızdır.
193.255.247.74
gonyalı
11 Aralık 2018 Salı 15:03
15:03
Yok anlamadık. Lütfen millet bahçeleri açık bedava kek yiyerek yuvarlanacağız çayır çimen.
62.248.69.119
Selim
11 Aralık 2018 Salı 09:13
09:13
memleket.com.tr internet sitesinde çok uzun metinler, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı ve kanıtlanmamış iddialar içeren, büyük harflerle yazılmış ve site dışına link veren yorumlar onaylanmamaktadır. Anlayışınız için teşekkür ederiz....
193.255.247.74
Abdullah
10 Aralık 2018 Pazartesi 13:48
13:48
"Bilmem Anlatabildim mi?" ifadesi taşıyan başlık, okuyucuya tepeden bakıcı dil çağrıştırıyor. Uygun olmamış...
78.188.156.133
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim