• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya 0 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Bilgi üretimi

Ufuk Karadavut
Dünya genelinde hızla gelişen bilim ve teknolojinin temelinde bilişim teknolojileri yer almaktadır. Bilişim teknolojilerinin gelişmişliği, içeriğindeki zenginlik, kalite ve ihtiyaçları karşılama oranı ve buna bağlı olarak geliştirilen teknolojinin sağlam ve kullanılabilirliğini ifade etmektedir. Bilgi toplumunda olması gereken maddi malların üretiminden ziyade bilgi üretimidir. Elbette bilgi üretimi toplumun ihtiyaçları, gelişmişlik düzeyi ve kültürel yapısı ile doğrudan ilgilidir. Bilgi toplumu demek, başkaları tarafından üretilen bilgilerin derlenerek kullanılması değildir. Bu bilgileri kaynak kullanarak yeni bilgiler üretmektir. Bilgi üretimi yapılırken bilginin yerli olması faydasını artıracaktır. Çünkü, üretilen bilgi toplumun kültürüyle yoğrulduğu için faydalı olacaktır. Tamamen ithal ve farklı kültürlerce üretilen bilgiler sınırlı fayda sağlayacak ve beklide bir noktadan sonra zarar getirebilecektir. Bilginin temel özelliği olan süreklilik kavramı dikkate alındığında hangi toplum ve şartta olursa olsun bilgi üretimi mutlaka yapılamalıdır. Bu hayatın ve dışa bağımlılığın azaltılması için olamazsa olmaz şartlarındandır. Ancak, bilgi üretiminin sürekli olmaması üretilen bilginin faydasını azaltacak belli bir süre sonra ise artık kullanılmayan bir bilgi olacaktır. Ayrıca sürekliliğin yanında üzerinde çalışılarak bilginin artış göstermesi, kolaylıkla her yerde uygulanabilir olması ve paylaşılabilir olması gerekmektedir. Bilgi toplumu olmak için yapılması gereken en önemli işlerin başında kaliteli ve kendine güvenen insanlar yetiştirmektir. Yetişen bu insanlar bilgi üretirken zaman içerisinde genç insanları bilgi üretiminin süreklileşmesi için yetiştirebileceklerdir. Ülkemizdeki büyük sanayi kuruluşları incelendiğinde, insan ağırlık çalışmanın yerini bilişim teknolojisi temelli teknolojiler almaya başlamıştır. Elbette bu gelişmeler sadece ülkemiz içerisinde değil bilişim teknolojilerinin küreselleşme olgusunu kabul eden tüm ülkelerde görülmektedir. Artık ekonomik faaliyetlere bağlı olarak gelişen sanayi küreselleşmenin etkisi altında ve küreselleşmenin yönlendirmesi ile hareket etmektedir. Bu süreç içerisinde üretimde kullanılan değişken girdilerin temin edilmesi ve bunlardan elde edilen ürünlerin pazarlanması için artık ülke içi ihtiyaçlar değil dünyanın ihtiyaçları düşünülerek üretim yapılmaktadır. Ulusal sınırlar kaldırılmaya çalışılarak ekonomik alanda dünya tek bir ülke olmaya doğru yönlendirilmektedir. İnsanlar bilgi toplumu olmak yerine gerek sanayi toplumları ve gerekse de bilgi toplumlarında tüketim amacına doğru yönlendirilmektedir. Değerler sistemi bilinçli bir şekilde yozlaştırılarak yada değiştirilerek sanayi toplumlarının temel değeri olan madde üretimi ön plana çıkarılmakta buna karşın bilgi toplumu hedefine ulaşmak için gerekli olan ihtiyaçların karşılanmasına yönelik çalışmalar geri plana itilmektedir. Bugün için örnek gösterilen bilgi toplumları gerçekte alınacak örnekler değildirler. Çünkü, örnekler aslında eksik örneklerdir. İnsanları yönlendiren ve sadece belli konularda bilgi veren hep belli kültürün ve inancın etkisinde olanlardır.Küreselleşme adı altında insanların milli ve dini kimliklerinden uzaklaştırarak dünya vatandaşı gibi mümkün olmayan bir düşünceyi insanlara kabul ettirmeye çalışmaktadırlar. Elbette dünya vatandaşının dinide dünya dini olacaktır. Bu amaçla insanlara dünya vatandaşlığının nasıl olduğu, gereklerinin ne olduğu anlatılırken, özellikle ülkemizde Türk insanı nasıl olur ve bunun gerekleri nelerdir konusunda öğretim yapılmamakta yada oldukça yetersiz kalmaktadır. Okullarımızda mezun olan gençlerin ilk düşündükleri en kısa zamanda yurt dışına çıkabilmek, olabildiğince zengin olmaktır. Ülkesine ve milletine hizmet etme düşüncesinden oldukça uzak olan bu insanlar istediklerini bulamayınca yada yapamayınca bunalıma düşmektedirler. Bilgi toplumu olmak ve bu yolda ilerlemek için milli ve manevi değerlerin mutlaka korunması gereklidir. Yani Müslüman bir Türk olarak da bilgi toplumu kurabileceğimizi ve bunu başarabilecek güçte olduğumuzu çok iyi öğretmemiz gereklidir. Bu düşünceye sahip olunmuş bir bilgi toplumu sağlam temellere oturmuş demektir. Alt yapısı sağlam temellere oturmadan bugün ülkemizde yaşadığımız gibi sanal bir üst yapı oluşturmaya çalışmak başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Çünkü, alt ve üst yapılar birbirlerini doğrudan ilgilendirmekte ve etkilemektedirler. İyi bir eğitim almış, inançlı, kaliteli Müslüman Türk temelinde oluşturulacak bilgi toplumu, tüm dünyayı yönlendirebilecek ve bugün insanlara refah ve demokrasi getireceğini ifade eden güçlere karşı bir denge oluşturabilecektir.
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim