• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Konya 5 °C
  • Avrupa'da yaşayan gurbetçiler referandum için oy vermeye başladı
  • Ertem Şener'den Hakan Şükür'e Çok Sert Tepki: Buraya Hainler Bağlanamaz
  • Meteoroloji uyardı: Bu illerde yağış bekleniyor
  • Avrupa'da yaşayan gurbetçiler referandum için oy vermeye başladı
  • Ertem Şener'den Hakan Şükür'e Çok Sert Tepki: Buraya Hainler Bağlanamaz
  • Meteoroloji uyardı: Bu illerde yağış bekleniyor

BEKLE DEDİLER BEKLİYORUZ!

Fahri Kubilay

Lafı evirip çevirmenin hiçbir anlamı yok zira görünen köyün kendisiyiz… Dolayısı ile net ifade ediyorum 12 yıllık AK Parti iktidarı döneminde tükenen küçük esnaf oldu.  

Seydişehir esnafı son yıların en karamsar, en kötü günlerini yaşıyor.  İşlerin açılmasını piyasaların canlanması sürekli erteleyen esnafın umudu her geçen gün tükeniyor.

 Dışarıdan bakınca, ekonomik verilere göre güllük gülistanlık gibi görünen, gösterilen durum hiçte öyle değil… Bir baca tütüyor ama nasıl tüter bilen yok. 

Türkiye’de esnafın yok oluş çığlıklarını ne duyan var, nede gören... Sadece seçim sathı mahallinde gruplar halinde esnafı oy derdiyle ziyaret edenlerden şimdilerde kimse yok.

 Bu hükümetin en başarılı olduğu şey küçük esnafı bankalara kul edecek şekilde kredileri ucuzlatması.

 Kredili borçlu olarak iş yapmak nereye kadar  hani derler ya  “hazıra  dağ dayanmaz”    kredi, emanet sıcak  parayla    geçici   bir süre   işleri  idare    ettikten sonra   sonuç    yine   aynı,velhasıl şunu rahatlıkla söyleyebiliriz bu hükümet küçük esnafı gözden çıkardı.   

Tabii birileri çıkıp oradan bizim siyaset yaptığımızı sanıp hemen savunmaya geçerek  “Türkiye   büyüdü doğru büyüdü,    milli  gelir   kişi  başı  o bin doları  aştı  doğru  aştı,  insanımızın  yaşam  standardı yükseldi doğru yükseldi, ihracatta  rekorlar kırıyoruz  doğru,  bölgemizde  güç bir ekonomi   haline   geldik doğru,  bunlara   hiçbir itirazım  yok .”

Yok ama “yokluğu” yaşayan bizleriz. Politik kaygılarla bezenmiş siyasi mülahazalar bu gerçekleri ortadan kaldıramaz.

Aslında; 21 . yüzyıl ekonomisinde küçük esnafa yer olmadığı gelinen  süreç  bize  pratik  olarak göstermiştir. 

Gelişen ve değişen ekonomik şartlarda    Şimdinin   modası  AVM’ler  . Seydişehir de ulusal ve yerel  ölçekli  onlarca  market var   bunlarda  iğneden ipliğe  her şey satılıyor  hem de  esnaftan  pahalı  sattıkları halde  trilyonlarca   yatırım yaparak   müşteriyi sürekli ellerinde   tutmaya çalışıyorlar.  Ama size söyleyeyim onlarında ömrü uzun  değil…  herkesin avucunun içinde internet ve bugün Seydişehir’deki adam Çin’den alışveriş yapıyorsa yarın  aynı şekilde   bir tıkla  aldığın ürün kapına kadar gelecek…

E  o zaman   neyi  tartışıyoruz derseniz!  

Ekonomik sistemin baş aktörü siyasiler gelişen  değişen şartlara  göre   küçük  esnafa sağır  ve duyarsız olması  veya  küçük esnafın  sesini  duyuramaması.

Gelişmiş ülkelerde küçük esnaflığın nasıl olduğunu duyuyoruz acizane;   basit bir misal vermek  istiyorum.  Seydişehir’in nüfusu 63 bin buraya kaç kitapçı, kaç bakkal, kaç mobilyacı  kaç  manifaturacı, kaç tane   eczane  lazım. İstatistikleri yapılır ve her  gruptan  10 esnaf  burada   iş yapabilir…    Sonrası  devlet içinde sıkıntı, esnaf içinde..  

Kesinlikle rakamsal sınırlama olması lazım. Vatandaş elinde ki üç kuruşa biraz  kredi ilave edip   köşe başına   açıyor  bir dükkan   kira  var, vergi var,  bag-kur var,  elektrik var suyu var,   telefonu var   tüm  giderleri hesap eden yok. Balıklama dalıyorlar.   

Ortada bir ekmek 10 tane aç insan  paylaştır paylaştırabilirsen..  Sonrası herkes  aç,  herkes   borçlu,  herkes  dertli…    İyi olacak bekle diyorlar bekliyoruz bir, ay, iki, üç ay derken 10 yıldır  bekliyoruz…   İşler açılacak diye bir türlü açılmıyor.

 Sonuç itibari ile  az  miktarda parası olan   biraz daha  dayanır  üç  beş yıl  sonra  küçük esnaf diye   bir şey kalmaz ortada..

Böylesine hızla gelişen iletişim ve teknoloji çağında bu kadar insana iş kapısı için projeler üretiliyor mu, hem ekonomik hem de sosyolojik boyutları ile insanımızı bu anlamda bekleyen tehlikeler bizi yönetenlerin öngörü dairelerinin içine giriyor mu bilmiyorum ama doğrusu korkuyorum.

Kapitalist sistemin vahşiliği o sistemin yönetiminde ki boşluğu asla kaldırmaz. Daha da acımasız olur. Umarım bizleri yönetenler duyarsız değildir bu tehlikeye… Umarım küçük balıkları büyük balıklara yedirip tarihin tozlu sayfalarında böylesi bir sonuçla hatırlanmazlar.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim