• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Bazı İslamcı Yazarlara

Ufuk Karadavut

Bir açılımdır gidiyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi açıla açıla açılacak bir şeyimiz kalmayacak ve çırıl çıplak ortalıkta kalacağız. Birileri önce ‘Kürt açılımı’ deyimini kullandı. Türk ismini ırkçılığı hatırlatıyor diye kullanmaktan utanan milliyetsizler her ne hikmetse ‘Kürt’ kelimesine sımsıkı sarıldılar. Demek ki Türk kelimesi dışındaki hiçbir kelime ırkçılığı hatırlatmıyordu. Bu gelişme bile içimizde yaşayan Türk düşmanlarının nerelere kadar geldiklerini ve bizleri içten içe İslam adına din adına nasıl çürüttüklerini gösteriyor. Baksanız bunların hepsi Müslüman. İslam’dan asla ödün vermiyorlar gibi gözüküyor. Ama yaptıkları ve yaşadıklarının İslam ve Müslümanlıkta yeri yok. Müslüman bir Türk olmak dünyada olabilecek en kötü şey. Ama Müslüman olmasa bile kardeşlik adına diyalog adına Amerika adına Türk olmayan herkesi kucaklayabiliyorlar.

Peki özellikle İslamcı geçinen ve İslamcılıktan kendilerine menfaat sağlayan bu insanları bölücülerle bir araya getiren sebep neler olabilir hiç düşündünüz mü?. Son açıklamaları iyice değerlendirdiğimizde PKK ya da DTP ‘nin söylemleri ile Amerika’dan yönetilen bir cemaatin söylemleri ya da Türkiye’de bulunup ta İslami kesimi temsil ettiklerine inandırılan bazı yazar ve fikir adamlarının söylemleri neden aynı? Müslüman olan biri ile Marksist bir örgütü bir araya getiren ne olabilir?. Kendi dindaşlarını kendi vatandaşlarını hiç gözünü kırpmadan öldürebilen bir örgüt ile Müslüman olduklarını söyleyen yazarlar nasıl görüş birliğine varabiliyorlar. İşte meselenin beklide en can alıcı yönü burası. Düşünülmesi ve cevaplandırılması gereken sorulardan bazıları bunlar. Daha düne kadar PKK Marksist örgüttü, dinsizdi.. Onların anaları, babaları, ağabeyleri, kız kardeşleri kısaca bütün aileleri teröristti. Daha düne kadar bu konu Müslüman biri tarafından konuşulmazdı. Çünkü iyi hatırlıyorum bunu konuşmak eski solcuların ya da komünistlerin işiydi. Ama ne olduysa oldu birden bire o solcu ve komünist yazarlar geri çekildi ve meydanı aniden Muhafazakârlarla, İslamcı yazarlar parselledi. Açılıma destek adına Kürtleri haklı göstermek için ellerinden geleni hatta daha fazlasını yapmaya çalışıyorlar. Adeta bu insanlar yıllardan beri milletvekili, iş adamı, devlet memuru, doktor, asker, hâkim, avukat, mühendis, başbakan ve cumhurbaşkanı olamıyormuş gibi bir izlenim geliştirdiler. Sanki bu insanların gezme hürriyetleri yoktu. Sanki bu insanlar mal mülk alma konusunda ellerinde yetkileri yoktu. Ama bunun böyle olmadığını herkes biliyor.

 Türk insanının elinde olmayan çoğu zaman o insanlarda mevcut oldu. Her zamanda olacak. Ama ne hikmetse bu İslamcı ve muhafazakâr yazarlar göz göre göre yalan yazarak insanları kandırmaya çalışıyorlar. Elbette bu insanları haklı gösterirken PKK’yı da kader kurbanı ya da mağdur göstermek gerekiyordu. İşte tam bu noktada nereden çıktıysa bir Ümraniye davası diğer güncel adıyla Ergenekon davası çıktı. Öyle şeyler anlatıldı ki öyle bir yanıltma haber (dezenformasyon) yapıldı ki kimin ne söylediği anlaşılmadı. Bazı PKK’li kişiler biz itirafta bulunacağız diyerek askeri ve devlet yöneticilerini suçladı. Böylece teröristlerin lafıyla devlet suçlu oldu. Olayları PKK yapmamış oldu. Bütün suç Ergenekon sanıklarına yüklendi. Böylece ikinci kısımda tamamlanmış ve PKK da adeta aklanmış oldu. Bunu da ballandıra ballandıra herkese anlattılar. İnsanları ikna etmeye çalıştılar. Bunda başarısız olduklarını söylemek mümkün değil. Başarılı oldukları yerler var elbette.

Cumhuriyet kurulduğundan beri devlet ile barışmayan ve büyük bir kini içlerinde barındıran ve kendilerini İslamcı yazarçizer olarak tanıtanlar ellerine büyük bir fırsat geçmiş ya da mal bulmuş mağrip gibi devlete ve devlet kurumlarına çatmaya başladılar. Hatta öyle bir noktaya gelindi ki bu insanlar ülke içinde kargaşa (kaos) oluşmasına çanak dahi tutar oldular. Uluslararası ajanların maşası haline geldiler. Devletin dibine dinamit koymaktan başka işleri yokmuş gibi davranıyorlar. Türk bayrağı görmek istemeyen ve Türk isminden nefret eden bu insanlar devletin yıkılması için el birliği ettiler. Türk bayrağı yerine hangi bayrak gelirse gelsin, millet olarak hangi millet olursa olsun. Onlar için fark etmiyor. Yeter ki Türk devleti yıkılsın ve son Türk kalana kadar hepsi yok edilsin.  “Bizim için demokrasi bir amaç değil araçtır” diyen bir devlet büyüğümüz aslında her şeyi açıklıyor. Türk olmadıkları kesin olan ve Müslüman oldukları da şüpheli olan bu kişilerin devlete olan düşmanlıklarının altında atalarının egede denize dökülmesi ve devlete karşı başlattıkları isyanlarda başarılı olmamaları yatıyor. Her ne kadar Ahmet, Mehmet, Hasan ve Hüseyin gibi adlar alsalar da, içleri ve gerçek isimleri çok farklı.  Maskeleri artık düşüyor…

 

Not: Son birkaç gündür acı dolu günler yaşıyoruz. Sel felaketinde hayatını kaybeden 31 kişi ve Güneydoğuda şehit olan 9 Mehmetçiğimize Allahtan rahmet diliyorum.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
samet
11 Eylül 2009 Cuma 14:44
tebrikler
sayın hocam,
uzunluk itibarıyla sabırları zorlasa da yazınızın içeriğine katılmamak mümkün değil. yalnız bir tavsiyem olacak kendinmize dikkat edin. sizi de bir operasyonla içeri alıp memleketi hep yağ yağdanlık kokan ekbe teslim etmesinler. aykırı düşünceye çok şiidetle ihtiyacımız var.
88.254.1.109
hayy-di
11 Eylül 2009 Cuma 13:51
Sen Şehid Oğlusun İncitme Yazkıtır Atanı
Hissiyatımıza tercüman olduğunuz için teşekkür ediyoruz. İstiklal Harbinin galiplerinin ve mağluplarının bu günlere dair anlamı ve mesajı dikkate alınmadan değil Kürt, Ermeni açılımını; enflasyonu bile anlayamayız. İstiklal Harbinin mağlupları 87 yıldır rövanş almak ve Türk'ü tarihten ebediyyen silme girişiminden bir an bile geri durmadı. Bu faaliyet bu gün karşımıza mayın meselesi, Ermeni-Alevi-Kürt açılımı olarak onların yaranı (ateş yaranı mı deseydim) tarafından arsızca yürütülüyor.
88.254.12.201
Şahin Filiz
11 Eylül 2009 Cuma 09:27
Kutlarım
Ufuk Bey, yazınızı candan kutluyorum. Her satırına imzamı atarım. Türk vatanını iki kadın memesine satan Ahmet Altanlarla, İslamcıların aynı kaptan beslenmesinin tek açıklaması şudur: Çıkar ve iktidar söz konusuysa din-iman, Türklük ayrıntıdır. Zaten inansalar, İslam dinini Türklük aleyhine kullanacak kadar hain olmazlar. TekraR KUTLUYORUM. bU TÜRLÜ YAZILARINIZIN Kürt ırkçılığını Müslümanlıkmış gibi gösteren bazı çok Müslüman yazar çizer takımının tedavisi için iyi geleceğini düşünüyorum.
194.27.186.191
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim