• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -4 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Bayrak

Murat Kayacan

T. Jeremy Gunn’ın Din Özgürlüğü ve Laisite adlı eseri Liberte Yayınlarından Atilla Yayla editörlüğünde yayınlandı. Bu yazıda, söz konusu eserden “Amerika’da bayrak konusuna dair ilginç bulduğum kısımlardan” aktarımlarda bulunacağım. Ayrıca onlara ilişkin Türkiye’deki birkaç paralelliğe de dolaylı ya da doğrudan işaret edeceğim.

Kitapta belirtildiğine göre, İspanya-Amerika Savaşı (1898) sonrası “bayrak kültü” Amerika’da belirgin hale geldi. Bunun nedenleri arasında sivil kurumların yürüttüğü bayrağı yüceltme kampanyaları da gösterilmektedir. Bu kurumlardan en önemlisi İç Savaş gazilerinin derneği olan Cumhuriyet Ordusudur. Bu dernek bayraklar dağıtmış, bayrakların okul semalarında dalgalanmasını sağlayacak kanun tekliflerinde bulunmuş ve kiliseleri bayrak asmaya yöneltmiştir.

ABD’de öğrencilerin ezberleyeceği milliyetçi bir ilmihal yazan Albay George T. Balch’ın (1828-1894) “Bayrak selamıyla neyi kastediyoruz?” sorusuna cevabı şöyle: “(…) Amerikan ilkeleri, Amerikan dili ve Amerikan Bayrağı diğer her şeyin üstünde olmalıdır ve sonra da selamı şu sözlerle bitiririz: Tek ülke, tek dil ve tek bayrak.” 1898’den sonra –Balch görememiş de olsa- artık birçok okulun bayrak direği vardı ve çocuklar bayrağa bağlılık yemini okuyarak okula başlar oldular. Toplu halde ezberden söylenen metnin kolları dümdüz uzatmak suretiyle birlikte tören havasında okunmasına dini inançları sebebiyle karşı olan kimselere yurtsever olmama damgası vurlmuştur. Çocuklar okullardan uzaklaştırılmış, yetişkinler ise tutuklanmış ve çeteler tarafından fiziki saldırılara maruz bırakılmıştır. ABD’de 14 Haziran 1916’dan beri Milli Bayrak Günü olarak kutlanmaktadır.

Fransız Devrimi sırasında olduğu gibi Amerika’da da yeminlere ve taahhütlere karşı olanlar vardı. Bunlar sadakat beyanını gerekli kılan devlet tedbirlerinden ötürü zorda kalmış ve sonuçta böylelerini cezalandıran kitlesel şiddetin de kurbanı olmuşlardır. “Bayrak selamlama törenine yönelik dinsel muhalefet muhtemelen törenin kendisi kadar eskidir.” 1918 Amerikasında bayrağa bağlılık yeminine muhalif olan küçük dini gruplar, legal ve extra-legal saldırıların mağduru oldular. Mennonite, Jehovit, Elijah Voice Society ve Church of God üyesi bazı kişiler, putperestlik olduğuna inandıklarından dolayı yemin etmeyi reddetmişlerdir. Bunlar yasanın ve halk muhalefetinin baskısını hissetmişlerdir. Bu gruplara yapılan saldırıların kayıtları tam olarak tutulmamıştır, çünkü pek az mümkün legal çare vardır. Hem dindar muhalifleri kovuşturan resmi görevlilere hem de dindar muhaliflere yönelen çete saldırılarına karşı koruma sağlamaya yarayacak etkili bir federal yasa veya tanınmış anayasal bir hak yoktur. Bayrağın baskın bir milli sembol olarak ortaya çıkması heyecanlı vatanperver duygularla başlamış fakat çok geçmeden resmi törenlere dönüşmüştür.

1920’lerde ırkçı örgüt Ku Klux Klan Washington’un Pennsylvania Bulvarı’nda ve diğer kentlerde Amerikan bayrağıyla rahatsız edilmeden gösteri yaparken, Yehova Şahitleri Tanrılarına münacaatta bulunmaktan ve Amerika bayrağı adına yemin etmenin bir tür puta tapınma olduğuna inanmalarından ve 1930’lu yıllar boyunca yemin etmeyi reddetmekten dolayı zulme maruz kalmaktaydılar. Hatta evlerinde ve Kingodom Hall’de Adolf Hitler’in resimlerini bulundurduklarına dair saçma söylentiler dolaşmaya başladı. Yahova Şahitlerinin Hitler’e sadakat yemini etmeyi reddetmelerinden dolayı Nazi Almanyası’nda işkencelere maruz kalmış olmaları, bayrağa bağlılık yemini etmeyi reddetmeleri nedeniyle kendilerine saldıran vatansever kalabalıkların dikkatlerinden kaçmış gözüküyordu. Nitekim Nebraska’da bir Yahova Şahidi evinden alınıp hadım edildi. Little Rock’ta (Arkansas) “tüfek, sopa ve tornavidalarla silahlanmış” bir grup işçi “…bulabildikleri tüm Yahova Şahitlerini acımasızca tartaklamış”, iki Şahide ateş edilmiş dördü de hastanelik edilmişti. Bunlar olurken polis mağdurlara değil, saldırgan gruba yardım etmişti.

Peki, bunların bizle ne alakası var? Türkiye’de bayrak konusunu bu kadar abartan mı var? Bu iki soruya Hürriyet’in eski yazarı Emin Çölaşan’ın "Ulusal bayramlarda camilere de bayrak asılsın!" sözlerini hatırlatarak ve kimilerinin diline pelesenk ettiği Arif Nihat Asya’nın Bayrak adlı şiirinden bir dörtlük aktararak yanıt vermekle yetinmiş olalım:

Sana benim gözümle bakmayanın

mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun

yuvasını bozacağım.”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Şeref
21 Ocak 2011 Cuma 23:31
Öncü
Sayın yazar, dil meselesini bile sağlıklı bir şekilde tartışamayan bir toplumda söylediklerinizin hazmedilir şeyler olmadığının siz de farkındasınız. Evet, tartışılması gereken haklı hususlara dikkat çekiyorsunuz; ama toplumun 30 yıl önünden gitmek biraz marjinal kalmayı göze alabilmektir. Ama aydın-müslüman duyarlılığı bunu gerektirir, diyorsanız bize saygı duymak ve varsa fikrimiz hakaret etmeden söylemek düşer. Yazılarınız diken gibi bazen; ama ben o dikenlerin üstünde harika bir gül durduğunu da görüyorum. Sevgiyle...
88.224.38.104
baha
21 Ocak 2011 Cuma 09:27
pensilvanya yolcusu
türk bayrağı dünyada tek uğrunda binlerce şehit verilmiş bir bayraktır.işgalci,katil,ABD nin bayrağıyla kıyaslanması kabul edilemez.murat hocam sana soruyorum.ingilizcede ŞEHİTLİK kelimesinin karşılığı varmıdır.yoktur.amacınız bu bayrak beğenmediğin cumhuriyetin bayrağı diyorsan,bu bayrağa saygıyı nefret ettiğin ATATÜRK getirdi diyorsan açıkca yaz.çünkü ortam müsait.bayrağa,cumhuriyete,atatürke,orduya,şehitlere,kurtuluş savaşına hakaret serbest.şeyh saide,seyit rızaya,saidi kürdiye,çerkez eteme,abd ye,ab ye,fethullah gülene,methiye düzmek moda.
88.252.226.77
Vatandaşın Biri
20 Ocak 2011 Perşembe 18:18
Yazık
Bayrağı için binlerce can vermiş bir millete, üfürükten gazel okuyon. Ayıp birde bu milletin okullarında görev yapıyorsun. Her milletin hassas noktaları vardır. Sen bunu bile öğrenememişsin.
94.120.198.229
Fikri Değirmen
20 Ocak 2011 Perşembe 16:29
YAZIK
Hiçbir satırı onaylanamayacak berbat bir düşüncesizlikler topluluğu.Çok yazık..
88.228.233.48
Bilge Ataman
19 Ocak 2011 Çarşamba 23:05
duygu-düşünce
Sayın Kayacan duygularla düşünceleri karıştırmamanızı tavsiye ederim. Aksi halde Molla Kasım durumuna düşersiniz.
88.252.251.58
sabri
19 Ocak 2011 Çarşamba 22:53
sabri
Murat kardeşim googleden kopyala yapıştır yaptığın metinleri ctrl A yapıp karat ve sonra metni duvara yaslatı seç.içerik berbat bari göze hitap etsin olmaz mı canım
195.174.116.106
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim