• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Konya 11 °C
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"

Baykal ile bir kere daha hezimet!

Zeki Oğuz

Dostlar arasındaki sohbetlerde iş siyasete dökülünce söylediğim bir söz vardır. “Baykal kesinlikle iktidar olmak istemiyor.” Son seçimlerde bu yargım biraz daha kesinleşti.

1990’lı yılların öncesini hatırlıyorum.

CHP işçiyi, memuru, küçük esnafı, köylüyü kucaklayan bir partiydi. Partinin kurultaylarında her kesimden insanı görmek mümkündü. Coşkuyla, sevinçle katılırlardı toplantılara. Özellikle gençlik örgütü çok güçlüydü. 1970’lerde CHP’yi en büyük parti yapan gençlikti.

1990’lı yıllardan sonra parti asıl tabanından koptu. Seçkinler partisi haline dönüşmeye başladı. Gençliği, esnafı, işçiyi, köylüyü iteledi. Dahası Baykal sayesinde sosyal demokrat kimliğinden kopartıldı. CHP sol bir parti olmaktan çıktı.

CHP güçlü gelenekleri olan, güçlü bir tabanı olan partiydi. Baykal’ın gelmesiyle birlikte geleneklerinden koptu, tabanını dışladı. Her zaman şuna inandım: Baykal’dan lider olmaz; ancak hizipbaşı olur. Öyle de oldu. Partiyi rahatça yönetebilmek için dikensiz bir gül bahçesi yaratmalıydı, yarattı. Partide ne kadar namuslu, dürüst kadro varsa dışladı, partiden kopmalarını sağladı.

Tandoğan, Çağlayan, İzmir mitingleri olmasaydı DSP ile kesinlikle güç birliğine yanaşmazdı. O mitinglerde toplanan milyonların kararlı tavrı bu güç birliğine zorladı, onu ama ne o mitingleri ne güç birliğini yeterince değerlendirebildi.

Yıllardır her gün bir yerlere göçen her gün bir yerlere konan bir insanım. Nerdeyse ülkemizin üçte ikisini gezdim, insanlarıyla kaynaştım. Şehit cenazelerinde bulundum, ölü evlerine düştü yolum, beldelerin, ilçelerin şenliklerine katıldım. Oralarda şunu gördüm. O insanların acılı günlerinde, sevinçli günlerinde AKP’liler vardı, MHP’liler vardı ama bizim aslan sosyal demokratlarımız, halkçılarımız yoktu. Narin kıçlarını kaldırıp o güzelim halkın arasına karışmıyor, dertlerini, sevinçlerini paylaşmıyorlardı. Ancak seçimden seçime ”merhaba” deme tenezzülünde bulunduğun insanların verecekleri yanıt da budur.

Seçimde umduğunu bulamayan DP Genel Başkanı Mehmet Ağar çok dürüst davrandı. Hemen istifa etti. Ağar sevmedim bir siyasetçi, ama davranışı hoşuma gitti. Baykal da hemen istifa etsin demiyorum. Önümüzde Cumhurbaşkanlığı gibi çok kritik seçimler var. Ama ondan sonra yapılacak ilk kurultayda CHP’yi ehil ellere bırakarak çekilmelidir. Sırf Baykal nedeniyle CHP’ye oy vermeyen yüzlerce insan tanıyorum. Adam yenilgiye doymuyor ama nasıl hırstır ki bir türlü koltuğu bırakmıyor.

AKP seçimde güzel bir sonuç aldı. Umarım sonra daha uzlaşmacı bir politika izlerler. En sevindiğim de Mustafa Kabakçı’nın seçilmesi oldu. Şehrimiz kültür-sanatı için çok şeyler bekliyorum ondan.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim